Gravatar süperr


Gravatar perde marketimize mutlaka uğrayın


Gravatar perde almadan önce bize uğrayın


Gravatar herkese slm ve sevgiler diyorum mutlu olalım pls


Gravatar ne oliyo burda bakayim :D


Gravatar SENİ ÇOOOOOOOOOOOOOOK SEVİYORUM ''BARIŞIM''


Gravatar selam arkadaşlar ben geldim


Gravatar arkadaslar ben cıkıyorum kimseyle karşılaşamadım bugün
umarım en kısa zamanda görüşürüz barışla kalın


Gravatar en güzel bölümlerden birinin tanıtımı ...

Naz'ın hayalleri bir anda alt üst olacak
Yalancı Yarim..

Barış Akarsu ve Merve Sevi'nin rol aldığı dizide heyecan dorukta. Bu akşam: Tarık, Naz'ın arkasından Bodrum'a gider. Naz, Tarık'ın Vahi'yle yaptığı telefon konuşmasına tanık olur. Ve bütün hayalleri yıkılır. Tarık'a hiç olmadığı kadar ağır hakaretler yağdıraır. Onu bir daha asla görmek istemediğini söyler ve kovar. Bu ağır hakaretleri kaldıramayan Tarık sonunda patlar ve Naz'a, Tarık Tekelioğlu olduğunu ispatlamak için kimliğini çıkarır. Naz şoke olmuştur.

http://arsiv.sabah.com.tr/2007/ 0...77D6236465.html


Gravatar yüksel aytuğ yazılarına devam ;

Barış'la gurur duydum

ONU ilk kez Akademi Türkiye'nin ön seçmelerinde gördüm. Ertesi gün yarışmanın adaylarını tanıtan yazımda, "Hele bir Barış var ki, müthiş. Karadeniz Ereğli'den gelen bu genç ortalığı sallayacak. Hazır olun" demiştim. Yarışma jüriliğim sırasında onu sürekli destekledim, yüreklendirdim, teşvik ettim. Yarışma bittikten sonra da her adımını takip ettim. Elimden geldiğince yolunu ışıklandırmaya çalıştım. O genç, Barış Akarsu'ydu... Barış'ı son olarak yeni dizisi Yalancı Yarim'de ve Televizyon Makinası'nda izledim. Koltuklarım kabararak... Dizide sanki kırk yıllık oyuncu gibiydi. O Allah vergisi yeteneği ve ışığıyla göz kamaştırıyordu. Bence, dizi oyunculuğu yapmaya çalışan onca yeteneksiz şarkıcının yanında, bu işe soyunmakta geç bile kalmıştı. Sonra Televizyon Makinası'nda yine bir Cem Karaca şarkısına yeniden can katarken izledim onu. Harikaydı... Önce Yabancı Damat'ın Özgür Çevik'i, şimdi de Yalancı Yarim'in Barış Akarsu'su... Sonbaharda albümleriyle de geliyorlar. Belli ki bizim Akademi'nin mezunlarından önümüzdeki günlerde de sık sık söz edeceğim. "Yarışmalardan star çıkmaz" diyenlere inat, gururla...


Gravatar yüksel aytuğun bir yazısından ...

Akademi Türkiye'nin birincisi Barış Akarsu ise Star TV'nin dizisi Yalancı Yarim'de harikalar yaratmaya devam ediyor. Aslında bu dizi için Barış'a bir oyuncu koçu getirmişler. Ne de olsa Barış ilk kez oyuncu olarak kamera karşısına geçecek. Ama deneme çekimlerinde bizimki öyle şaşırtıcı bir performans ortaya koymuş ki, oyuncu koçunu geri göndermişler. Bu arada Barış Akarsu, pazartesi günü piyasaya çıkacak ikinci albümü Düşmeden Bulutlarda Koşmam Gerek'in tanıtımını geçen hafta Yeni Melek Gösteri Merkezi'nde yaptı. Hep söylediğim gibi, bu çocukta müthiş bir yıldız ışığı var. Eğer bu ışık kendi gözünü de kamaştırmazsa, önümüzdeki yıllara damgasını vurur.


Gravatar eski haberlere devam edelim;
---------------------
Tarık çalıntı araç kullanıyor!

Bizim okurların ekran hafiyeliği artık CSI: New York dedektiflerini bile kıskandıracak düzeye erişti. Okurumuz Tuğba Karadağ, Star TV'deki Yalancı Yarim dizisini izlerken şoför Tarık'ın (Barış Akarsu) kullandığı otomobilin plakasına takılmış. 34 GG ... plakalı aracı araştırmak için hiç üşenmemiş, internet üzerinde plaka istihbaratı veren www.trafik.gov.tr/ IAS/IAS/wfAracBilgSorgulama.aspx adresine girmiş ki bir de ne görsün? Aracın gerçek rengi mavi. Üstelik sahibi, aracın hacizli ve aranmakta olduğunu bildiriyor. Yani bizim Tarık, dizide çalıntı bir araçla dolaşıyor!.. İşin aslı tabii ki öyle değil. Pek çok dizi ve filmde araçların plakaları değiştirilir. Yani sadece dizide kullanılmak üzere "sahte" plakalar takılır. (Aslında bu plakalarla trafiğe açık yollarda seyretmek de suçtur ya, neyse...) Yalancı Yarim'ciler muhtemelen "kafalarına göre" bir plaka uydurup, bunu dizide kullanılan araca takmışlar. Tabii Yakından Kumanda'nın "hafiye" okurlarının dizileri nasıl mercek altına aldıklarını hesap etmeden...
http://arsiv.sabah.com.tr/2006/1...061210- 200.html


Gravatar İYİ AMA HERKEZ NERDE ((

ben geldim kimsecikler yok.
bu arada ben yokken adımı anan herkeze cok teşekkürler sizler gibi bir ailem oldugu için çok şanslıyım.


Gravatar cok eski bir röportaj buldum paylaşmak istedim

Ünlülerin yalnızlığını paylaşan sadık dostları

Barış Akarsu (Şarkıcı)


* Kaç yıldır hayvan besliyorsunuz?
Kendimi bildim bileli hayvanların içindeyim. Kedilerin, tavukların, köpeklerin bol olduğu bir mahallede yetiştim.

* Kediniz kaç yıldır sizinle?
Dokuz aydır. Sokaktan bulunmuş bir kedi o. Büyük kedilerin dövdüğü, küçücük bir kediyken arkadaşım buldu, bakamayınca bana verdi.

* Adı ne?
Miço. O bir tekir.

* Bu kedi, beslediğiniz ilk hayvan mı?
Hayır. Önceden de kedim, kuşum vardı. Amasra'da 'Garip' isimli bir kedim var hâlâ.

* Konuşur musunuz kedinizle?
Konuşurum, bir şey söylediğimde beni dinler.

* Kendinize harcayacak paranız olmasa, son paranızı kedinize harcar mısınız?
Harcamam. Şayet ben aç kaldıysam, o da aç kalacak!

http://arsiv.sabah.com.tr/2006/0...060326- 200.html


Gravatar 2008-03-03 Star

Barış anısıyla starları solladı
En çok benim albümüm satıyor" diyen sanatçılara Barış Akarsu sürprizi. Genç yaşta kaza kurbanı olan Akarsu"nun anısına çıkarılan "Ayrılık Zamansız Gelir" albümü birçok ismi geçip ikinci sıraya yerleşti
MÜZİK dünyasının ünlü isimleri en çok kendi albümlerinin sattığını savunurken tokat gibi cevap satış rakamlarından geldi. Seyhan Müzik "ten alınan satış rakamlarına göre listede ilk sırada yılbaşında çıkardığı albümle eleştiri oklarına hedef olan Tarkan yer aldı.
AKARSU İLK SIRAYI ZORLUYOR
metamorfoz adlı albümüyle çok tartışılan Megastar "ı, geçen yaz Bodrum "da geçirdiği kaza sonucu genç yaşta hayata veda eden Barış Akarsu takip etti. Akarsu"nun anısına çıkarılan "Ayrılık Zamansız Gelir" albümü satış rakamıyla birçok ünlü ismi geride bırakıp ikinci oldu.


Gravatar Barış ın albümüne rekor ilgi

da Bodrum `da geçirdiği trafik kazasında vefat eden genç şarkıcı Barış Akarsu 2008`in ilk iki ayında piyasaya çıkan albümler arasında en çok satanlardan biri oldu. Barış`ın anısına Seyhan Müzik tarafından piyasaya çıkarılan albüm 1 ayda 150 bin satış rakamına ulaştı. Depolarda tükenen ve sürekli sipariş alan albümün kısa sürede 300 bini aşacağı konuşuluyor. Vefatından önce piyasaya çıkardığı 2 albümü 50 bini geçmeyen Akarsu`nun hayranları, sanatçının ölümünün ardından çıkan albümü adeta kapışıyor. 26 Aralık `ta piyasaya çıkan Tarkan `ın `Metamorfoz ` albümü ise 2 ayda 350 bine ulaştı. Ocak ayının ilk haftasında müzikseverlerle buluşan Öykü-Berk Gürman kardeşler ise 200 bini aştı. 2007`nin en çok ilgi gören albümü 300 binle Ferhat Göçer olurken, 2008`de albüm satışlarında artış gözlendi.
***6-3-08 tum gazeteler haberidir.***


Gravatar SAVAŞSIZ BİR DÜNYA TERTEMİZ AKAN BİR SU GİBİ
BARIŞ AKARSU
http://www.youtube.com/watch? v=6...s_...re=related


Gravatar Bakin ne yapmışlar? Siz yazıyorsunuz, çizgi filmdeki kız "AYLiN", söz olarak tekrarliyor. Önce Türkçe dahil dilediğiniz dili seçin.Sonra, yazarak Aylin'i konuşturun. Türkçe bazı karakterleri telaffuz edemiyor ama yine de güzel bir uygulama . Ayrıca mouse'unuzu başı ve gözleri ile takip ediyor.

Aşağidaki linki tiklayin.




http://www.oddcast.com/home/demo...php? frame1=talk )


Gravatar CEM KARACA BARIŞ AKARSU DÜETİ

-------------------------------------------------- ----
http://www.baris-akarsu.com/ foru...th...#pid278001


Gravatar SELAM ARKADAŞLAR BEN GELDİM

http://www.youtube.com/watch?v=W...h? v=W8SOVH_SEdQ


Gravatar merhaba benden sonra gelenlere serap abla hoş geldin seni görmek çok güzel

Başkaları alabilir mi?
Bardağından içtiğim bir damla suyun tadını,

Mümkün mü? Hissetmeleri,
Haylaz bir tebessümün verdiği mutluluğu,

Tahmin edebilirler mi?
Sevgi dolu iki insan, ve aynı istikamette

Sevebilirler mi?
Bizim gibi boyutsuz ve hoyratça

Paylaşabilirler mi?
Pervasızca bir damla terini dahi.
Sonu meçhul, çetin bir yolda, kalp kalbe verip,

Yürüyebilirler mi?
Senetsiz, kefilsiz tutarak ellerini…

Kutsayabilirler mi?
Teninin kokusunu, ellerinin sıcaklığını…
Yaşamın, gayesi bilerek…

Söylesene…!
Onların sevgisi de bazen coşkudan, delirir mi?
Yada…!
Gizli, kıskançlık sancılarından, yürekleri ağlar mı?
Yarı şaşkınlık, yarı önemsenmenin zevkiyle,
Kaçamak bakışların haykırdığı,
Ama… bizden başkasının duyamadığı
“SENİ SEVİYORUM” imalarını
yüreklerinde, titreyerek, bütün iliklerinde
Hissedebilirler mi?

Yok be gülüm…
yok be gün yüzlüm…
Başkaları ne bilir bizim gibi sevmeyi,
Sevgiliye, yaşarken ölmeyi
Aynı fikri zikrederek… iki ruhu bir beden, yaşamayı

Söylesene…!
Onlar… ah… o kem gözler…
Gönülden, gönül’e giden o gizli yolu
Görebilirler mi?
Yüreğimizden aşk ile akan, “sevgi selini”
Bent kurup, tutabilirler mi?
Ölümüne sevdamıza vicdanlarını karartıp,
Göz göre, göre unutabilirler mi?
Yada… unuttuklarını varsayıp,
Pas tutmuş bencil gönüllerini
Bir salise olsun, avutabilirler mi?
Olmaz be gülüm olmaz…
Benim sende, seninde bende yerin
Asla dolmaz….
Dolsa bile bizdeki aşk şerbetinin,
O muhteşem kıvamını bulmaz…
Yani vesselam…
Kel başa şimşir tarak uymaz be gülüm uymaz…


Gravatar arkadaşlar bakın güzel bir video
http://www.youtube.com/watch?v=u...h?v=ulcDg- frY3Q


Gravatar 1ay +1 gündür sitede bir yenileme yok arkadaşlar bilmm farkındamısınız bnde bir uğradım aşağıda ilk mesaj dikkatimi çekti belkide yy olmasa bile serdarın videoları bizde herhaftalık bi alışkanlık omuş gibi


Gravatar selam arkadaslar guzel senaryolar beklıyoruz karaıp korsanından ıyı aksamlar


Gravatar Ben gidiyorum ama giderken msn me gireceğim:
Eğer biriniz bile orada iseniz yaktım çıranızı...
by


Gravatar Akşam bile boşkalacaksa burası.
Ahben oradan buradan giriyor olmasam.


Gravatar zamanda yolculukla 7 ay öncesi

http://www.haloscan.com/comments...877540/? src=hsn


Gravatar ingilizcede bir söyleyiş vardır, malum
as an outline,
manası özetle veya biraz daha az kibarcası sadede gelerek,
dikkat ediyorumda,
giderek sitemizin soluğu azalıyor, yoksa banamı öyle geliyor,
nedersiniz,
veya bir başka deyişle hadi beni haksız çıkarın,
yazın şiirlerinizi,
yazın tiyolarınızı, yazın haberlerinizi,
yazın bitmemiş dizimizi,
ama muziplik yaparak
ben yazın dediysem sizde yazı beklemeyin, yandık o zaman, yaza daha 3 ay var, üniversite imtahanlarına,
ama sizde haklısınız dert dolu, burası farklı bir mekan, kalın sağlıcakla,
ama ben şuna eminimki sizler nerede olursanız olunuz
ve ne işle meşgul olursanız olunuz,
mutlaka zihninizden birşeyler,
elinizde olmadan geçiryor bir tatlı gülümseme ve acı ile,
ve size başkaları soruyor,
nerelere gittin yine diye,
Barış sizi kucaklasın özlemlerinizle,


Gravatar neyse anlaşılır bir yol bulalım şimdi,

bazı olaylar bununla alevlendi,
http://www.youtube.com/watch?v=u...h? v=ufsGmnje730

sonra
http://www.youtube.com/watch?v=u...h? v=u5d91LLqPV4
bununla mutlu olduk

teknemizle gezdik
http://www.youtube.com/watch?v=Y...h?v=YKnj- ooZBjo
http://www.youtube.com/watch?v=o...h? v=o2lEOWWMHno

ve sonra birden
http://www.youtube.com/watch?v=N...h? v=Njo5kYbc8nk
derin suların içine daldık ve hepimiz bir yerlere savrulduk
işte böyle


Gravatar şimdi de şaka yollu gerçek hayat otobüsümüzde etrafımızı koklayalım biraz,
Çalışma hayatına gireceklerin bilmesi gereken şeyler;
* Bu işyerinde patron daima haklidir. (Çünkü maaşlarınız onun kasasında
saklıdır)
* Bu işyerinde her türlü hastalık mazeret kabul edilmez. Getireceğiniz rapor kanıt sayılmaz. (Doktora kadar gidilebilenin isede gelebileceği
varsayılır.)
* Patron her türlü ameliyata çok kızar. O, sizi tüm organlarınızla ise almıştır. Ameliyatla alınan her organ için maaşınızdan %10 kesilir. (Özellikle de diş ve tırnaklarınıza mukayyet olunuz.)
* Birinci derecede dahil akraba ölümü isten kaytarmak için mazeret kabul edilmez. Ölen sizseniz, bu geçerli bir mazeret sayılabilir. Ancak is ahlakına uygun olması bakımından bu durumu 15 gün önceden haber vermelisiniz. (Böylece is aksamadan yerinize biri geçirilir.)
* Bu işyerinde patronun odasına kendi fikirilerinizle girebilirsiniz. (Ancak patronun fikirleriyle çıkmak zorundasınız.)
* Bu işyerinde kitap zaten, gazete okumaksa katiyyen yasaktır.
* Bu işyerinde uyumak kesinlikle affedilmez. Şekerleme yapanlar ise uyarılmaksızın maaş kesimine uğratılır. (Patron uyumaz, gözlerini
dinlendirir.)
* Patron, çalışanların aksam eve gitmesini para ve zaman kaybı sayar. Sabah zaten işyerine dönüleceğinden eve gitmek özel izne bağlanmıştır. (Bütün masalarda çekyat olma özelliği vardır.)
* Mesai saatlerinde tuvaleti kullanmanız yasaktır.

Tavsiyeler
* Zam aylarında çok sefil bir tavır alin. Yani olduğunuz gibi görünün. Ne demişler ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol...
* Patrona sakin bulaşmayın. O size bulaşırsa kötü olur.
* iyi bir eleman olmanın ilk şartı : "Bugün patron için ne yaptım" sorusunu her mesai sonunda kendinize sormak ve iyi şeyler yaptıysanız patrona bu durumu rapor halinde iletmektir.
* Patron geleceğinizin garantisidir... Patronun haksiz olduğu durumlarda işyeri kuralları 1. madde geçerlidir


Gravatar değerini bilemediğimiz o kadar çok şey varki şu kısacık hayatımızda,

VAKİT ÇOK DEĞERLİDİR,
Bir yılın değerini anlamak için:
Final sınavını geçememiş bir öğrenciye sor.
Bir ayın değerini anlamak için:
Erken doğum yapmış bir anneye sor.
Bir haftanın değerini anlamak için:
Haftalık bir gazetenin editörüne sor.
Bir saatin değerini anlamak için:
Buluşmak için bekleyen aşıklara sor.
Bir dakikanın değerini anlamak için:
Treni, otobüsü ya da uçağı kaçıran birine sor.
Bir saniyenin değerini anlamak için:
Bir kazadan sağ çıkan birine sor.
Bir milisaniyenin değerini anlamak için:
Olimpiyatlarda gümüş madalya kazanmış birine sor.
Vakit kimse için beklemez. Sahip olduğun her dakikanın kıymetini bil. Onu bazı özel kişilerle paylaştığında değerini daha iyi bileceksin.
06/03/08 17:04:19


Gravatar orhan veli yi severim
OMUR
Gözümüz saatte söyleştik hep,
Koşuşur gibi seviştik, yarışır gibi çalıştık.
Hep yetişecek biryerler vardı
Aranacak adamlar, yapacak işler....
Bir sonraki günü telaşı bir öncekine bulaştı..
Başkalarının hayatı bizimkini aştı.
Kör karanlıkta çalar saat sesi yerine
Kuşluk vakti, kızarmış ekmek kokusu
veya yavuklu busesiyle uyanma düşlerini
Ha babam erteledik.
20'li yaşlardayken 30'lara kurduk saatin alarmını
30'larımızda 40'lara, belki sonra 50'lere....
Lakin öyle karmaşık kurgulanmışki hayat,
Kuşlukta uyanma fırsatı sunduğunda size,
Artık uyku girmez oluyor gözlerinize....
Doyasıya söyleşmek,
Telaşsız sevişmek için bol zamana kavuştuğunuzda,
Söyleşecek, sevişecek kimsecikler kalmıyor yanınızda.....
Özenle sakladığınız bir sarı lira gibi ömrünüz;
Vakit gelip sandıktan çıkardığınızda,
Birde bakıyorsunuz ki,
Tedavülden kalkmış.
Orhan Veli Kanık


Gravatar şimdi biraz daha farklı,
istavrit

Küçük istavrit yiyecek bir şey sanıp hızla atıldı çapariye,
önce müthiş bir acı duydu dudağında gümbür gümbür oldu yüreği,
sonra hızla çekildi yukarıya...
Aslında hep merak etmişti denizlerin üstünü neye benzerdi acep gökyüzü.
Bir yanda büyük bir merak, bir yanda ölüm korkusu. "Dudağı yarıklar" denir,
şanslıdır onlar, hani görüpte gökyüzünü, insanı, oltadan son anda
kurtulanlar.
Ne çare balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu, küçük istavrit anladı; yolun sonu. Koca denizlere sığmazdı yüreği. Oysa, şimdi yüzerken küçücük yeşil leğende, cansız uzanıvermiş dostlarına değiyordu minik yüzgeci. İnsanlar gelip geçtiler önünden, bir kedi yalanarak baktı gözünün içine, yavaşça karardı dünya, başı da dönüyordu. Son bir kez düşündü derin maviyi, beyaz mercanı, bir de yeşil yosunu. İşte tam o anda eğilip aldım onu. Yürüdüm deniz kenarına, bir öpücük kondurdum başına, iki damla gözyaşından ibaret sade bir törenle, saldım denizin sularına. Bir an öylece baka-kaldı. Sonra sevinçle dibe daldı. Gitti tüm kederimi
söküp atarak, teşekkürü de ihmal etmemişti. Bir kaç değerli pulunu Elime, avuçlarıma
bırakarak. Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme. Sorar gibiydiler, neden yaptın bunu, niye?
"Bir gün dedim, bulursam kendimi yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz, son ana kadar hep bir umudum olsun diye..."
Barış ve umutla kalın...


Gravatar Nedersiniz tansiyonu ve derecelendirmeyi biraz aşağıya çekelim değimli,

click on letters once the alphabet appears
Gerçekten sýradýþý bir çalýþma.....harflerin üstünü týklayýn
http://www.bemboszoo.com/Bembo.swf


Gravatar doğan dön artık bukadar gezinti yeter yeterince şarkı söylemişindir
arkadaşlar aramızda kalsın biraz çılgındır yada deli (kızmıcanı biliyorum doğan)bu doğan dedimi yapar valla şu anda dağlarda gezmiyorsa yerinde olmak isterdim ne yalan söyliyim
METİN ÖZÜLKÜ den
Bana can denir a canım, yarlıyım dokunma
Belkide halimi bir gören vardır
Bana aşk denir a canım, kaderime dokunma
Kimbilir bir yerde bekleyen vardır

Sadece sen misin benim ilacım
Sen misin sadece hayalim tanrım

Aramadın ah aylardır
Göremedim her gün yandım
Yüreğime binbir sancı
Neredesin hasret kaldım


Gravatar Yavaş yavaş ölürler Seyahat etmeyenler, Yavaş yavaş ölürler okumayanlar, müzik dinlemeyenler, vicdanlarında hoş görmeyi barındıramayanlar Yavaş yavaş ölürler
izzet-i-nefislerini yıkanlar, hiçbir zaman yardım istemeyenler. Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklarına esir olanlar, her gün aynı yolları yürüyenler, Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler, Elbiselerinin rengini değistirme riskine bile girmeyenler,
veya bir yabancı ile konuşmayanlar, Yavaş yavaş ölürler İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçınanlar, tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek istemekten kaçınanlar Yavaş yavaş ölürler Yavaş yavaş ölürler Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler, Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar.
Yavaş yavaş ölürler
Şimdi Yaşayın Bu gün riske girin Hemen harekete geçin Kendini yavaş ölüme teslim etme!
Mutluluktan kaçınma! Pablo Neruda 1971 Nobel ödülü sahibi


Gravatar bu şiir sana
sana açtım içimi
sana olan hayranlık olmasa
yazamazdım
anlasana Barışım

her satırda her yazımda....
her sözümde her anımda....

seni sana yazıyorum...
bunu sana yazıyorum...

öncekiler de sana...
sonrakiler de sana...

sevgimi hayranlığımı anla...
hep seni yazıyorum....

ve seni yaşıyorum........


Gravatar MERHABA BEN GELDİM
epeyi zaman oldu girmeyeli özlemişim burayı ve sizleri yazılarınızı okudum hepiniz harikalar yaratmışınız
doğan sana ne diye bilirimki şiirlerin harika ve herzmanki gibi duyguların yoğunluğu sana can katıyor kendine iyi bak ve kalbine
karayip korsanım hikayeler mütiş ötesi okuması büyük keyif veriyo sanki YY izliyorum
aytaç seninde eğitici yazıların var ve yorumların herkesin yazamayacak nitelikte
alperen nezamandır görünmüyodun gördüğüme sevindim
mabili haber konusunda
tüm Barış severler iyiki varsınız Barış için yaptıklarınız çabalarınız için sizleri kutluyorum


Gravatar Ne karayip korsanım ne aytaç ne de doğan görünüyor...
Alperen | 06.03.08 - 7:54 am | #

Senin varlığın yeter, Barış dostu, ama diğerleri neredeler, bir an bile görünseler ve sonra isterlerse yine o kendi dünyalarını yaşasalar varsın hayalet gibi desinler,
ama dünya işine bir dalan
şaşıyorum bazılarına, bakma aytac tıpkı nasreddin hocanın dediği gibi,
onlarmı,
hepsinin işi vardı,
nasıl oldu da şimdi....,
haydi bırakalım insancıkları, barış kardeş, burası böyle bilmediğin şey değil bunlar,
Mabili biraz ara ver para saymayada,
Korsanım yelkenlere trüzgar lazımsa söyleyelim barışımıza rüzgarı bir söylesin,
barışımızın derin dostları, haydi kıpırdayın biraz,


Gravatar SENSİZLİĞİN SABAHINDAYIM ŞİMDİ
HER YER SENSİZ
HER YER KARANLIK
SANKİ HİÇ GÜN DOĞMAMIŞ ÜZERİME
HİÇ DOĞMAMIŞ GÜNEŞ

YÜREĞİM SUSKUN
YÜREĞİM ÇARESİZ AĞLIYOR BENDEKİ SENSİZLİĞE
SENSİZLİĞİN SABAHINDAYIM ŞİMDİ
SENDEN GERİYE HASRETLER KALIYOR
SONU KALMAYAN HÜLYALAR
BİR TÜRLÜ BİTMEYEN GECE
BİR TÜRLÜ BİTMEYEN YOL
HEP GÜN BATIMLARI
HEP KARANLIKLAR
SENSİZLİĞİN SABAHINDAYIM ŞİMDİ
BİR BOŞLUK VAR YÜREĞİMDE SEN YOKSUN DİYE...

offfffff çok canım sıkılıyo beğnim durmuş vaziyette ne yazacığımı bilmiyorum
seni çok özledim seni her yerde arıyorum sensiz olmuyor demekten başka neden ya neden sen neden içimden geçenleri yazmaya kalksam delirdiğimi düşünürsünüz neyse biraz gezicem havalarda sıcak koy Barışın cd sini aç camları çık dağlara bağıra bağıra şarkı söylecem
BARIŞLA KALIN


Gravatar Bir güneşsin sen benim ufkumda,
Bir arşın yaklaştıkça, bin arşın uzaklaşan.
Beni hayata bağlayan hayallerimdeki meleksin,
İnan bana benim yaşama gayemsin...
Nazlı bir çiçeksin bilirim,
Bahçemde hiç açmayacak.
Bahçıvanı başka, sahibi başka...
Okuduğum son romansın,
Sonunu asla göremeyeceğim.
Bir şiirsin sen,
Daha ilk mısralarında hüzünlendiğim,
Ve asla tamamlayamadığım.
Bir gün ansızın boşalacak kansın damarlarımda,
Beni bir külçe gibi yere yığacak...
kardaşimsin, dostumsun
cansın cana can katansın
Asla tanışamadığım.
Sadece anılarda şarkılarında gülüşünde sen...


Gravatar Sebebi Hasretindir

Belki gece yarısı belki sabaha karşı
Kulağın çınlayacak sebebi hasretindir
Gökyüzü ağlayacak damlayacak gözyaşı
Belki yağmur yağacak sebebi hasretindir

Semayı kaplayacak hüzünlü hıçkırıklar
Gökyüzü kararacak sönecek tüm ışıklar
El ele dolaşırken sevgi dolu aşıklar
Feryadımı duyacak sebebi hasretindir

Yokluğunu anlatan tüm şarkılar şiirler
Sevdaların mezarı kalabalık şehirler
Diyar diyar dolaşıp akan bütün nehirler
Kahrolup çağlayacak sebebi hasretindir

Yüreğim kavrulurken derdinle yana yana
Terk-i diyar eylersem daha doymadan sana
Dilimden hiç düşmeyen ismini ana ana
Anılar ağlayacak sebebi hasretindir

Yavuz Doğan


Gravatar Her yatıp kalktığımda

Resmine bakıp konuşuyorum

Seni her hatırladığımda

Resmine bakıp konuşuyorum

Bak yine sabah oldu burada

Gözlerim hep yine yollarda

Her akşam efkarlığımda

Resmine bakıp konuşuyorum

Dertler bitmez oldu başımda

İçip içipte sızıyorum meyhanede

İsmini hiç düşürmüyorum dilimden

Resmine bakıp konuşuyorum


Gravatar ben geldim
İsteyerek yaşanan herşey güzeldir,
Güzellik; yaşadığından pişaman olmamaktır.

Uzun sürer bazen: gerçekle yüzleşmek
Bazen de hiç karşılaşmak istemezsin

Ne kadar kaçsanda peşini bırakmaz;
Ta ki yakalayıncaya kadar ve yakalar.

Çullanır üzerine hışımla alır alacağını,
Üzer acıtır yüreğini; onunla barışmazsan,

Ezer geçer üzerinden durduramazsın
Kalkamazsın düştüğün yerden bir daha,

Öldürmez belki ama; epeyce süründürür,
Zordur yüzleşmek yaşadığın gerçekle.

Bu yüzden güçlü olmalısın yüzleştiğinde;
İyi değilsen bile savaşı kazanmak için,

Ayakta kalabilmek için; iyi görünmelisin
Daha kötü olduğun zamanlar daha iyi...

İçindeki kasırganın yıkıntısını kimse bilmez,
İyi değilsen kime ne? göründüğün kadar iyisin

Güzellik; yaşadığından pişman olmamaktır,
İsteyerek yaşanan her şey güzeldir...

Abdurrahman Güleç


Gravatar gunaydınlar barıs severler


Gravatar Ne karayip korsanım ne aytaç ne de doğan görünüyor...


Gravatar selamlar barış dostları selamlar


Gravatar selam


Gravatar Hoşçakalın


Gravatar http://www.youtube.com/watch? v=8...feature=related
Namus Belası
Bu kadar mı güzel okunur bir parça ya...


Gravatar Bayağı boş burası.
4 saat olmuş...


Gravatar çıkmam lazım hepinize iyi akşamlar BARIŞ la kalın


Gravatar http://www.youtube.com/watch?v=D...diQhNgwoj4& NR=1

Sensiz kalan bu şehri yakmayı çok istedim...
Mavi bir aleve dönüştürdüm kalbimi bir anda ,
Tutuşturmak istedim beni böyle umarsız
Bırakıp gittiğin bu zalim şehri ...
Yakamadım gözlerin dikildi karşıma bir caddenin tam ortasında ...
İnanılmaz güzel bakıyordu gözlerime hafif ıslak ..
En özel en bilinmeyen türleri açmıştı papatyaların ..
Hatıralarınla titriyordu içim kuşlar kanatıyordu gönlümü ...
Gri bulutlar geçiyordu göğümden ...
Anlamak üzreydim Neron’un Roma’yı neden yaktığını ...
Karanlık bir koridor açıldı önümde anlayamadım ...
Yenik düşmüş bir napolyon kadar mutsuzdum aslında ...
İntihara kalkışan Hitler kadar çaresiz ...
Yakmak üzreydim ki bu şehri hatıraların ...
İçli bir yağmur gibi boşandı üzerime ...
Kediler geçti birden kavşaklarından şehrin ...
Acı acı miyavladılar gözlerime baktılar kızgındılar kırgındılar ...
Onlar da tutulmuşlar anladım sana bendeki kadar ...
Onlar da terk ettiğin bu şehri çaresiz ...
Yakmak istiyorlar yakamıyorlar ...
Saçların dikildi karşıma bir sokak köşesinde ...
Her telinde parmaklarımın izleri parlıyordu ...
Benzersiz kokunu alıyordu kıvrımlarından rüzgar ...
Gözleri doluyordu saçlarına bakan kedilerin ...
Her biri bir kenarda darmadağın ...
Çömelip kalıyordu yutkunuyordu ...
Rengi kaçıyordu pencerelerde perdelerin...
Nereye yürüdüysem bakışın, duruşun, sesin ...
Anladım söndürmeliyim tutuşan yüreğimi ...
Kendimi yakmış olurum yakarsam bu şehri ...
Çünkü sen her şeyinle bendesin...


Gravatar ben geldim
http://www.youtube.com/watch? v=z...feature=related
harika yaz dostum

http://www.youtube.com/watch? v=H...feature=related
yaşamak varya

http://www.youtube.com/watch?v=U...h? v=UMLSPvB3SYk
kara sevda

http://www.youtube.com/watch? v=z...feature=related
mutlaka izleyin kaybettik severken

http://www.youtube.com/watch? v=P...feature=related
trt röportaj


Gravatar Can Dündar
Haklısın söylediklerin bana çok uyuyor,
sanki ben okurken hissettim,
bir süreliğine hoşçakalın dostlarım,


Gravatar İnanın bana hayattaki düşüşler, zor alınan virajlar bu zamanı hızlandırıyor.

Kendi dünyanın küçüklüğünü keşfetmek ve buna rağmen kendinin kıymetini bilmek çok ise yarıyor.

Bir gün hepimizin bu huzurlu olgunluğu bulmasını diliyorum
Can DÜNDAR


Gravatar Ayıp, günah yada ne
derler korkuları çoktan geride kaldı .

Dostlarıma, kendimize yemek yapmak hoşuma gidiyor. Mutfak eskiden bir zulüm iken şimdi
zevk aldığım mekanlar arasına giriyor.

Farklı lezzetler denemek güzel ve kendi lezzetimi kendimde yaratabileceğim belli bir damak zevkim
ve mutfak kültürüm oluştu.

Sonra Sezen'in şarkısındaki gibi anneni daha şık düşünüyorsun ve hatta anlıyorsun.
İşte bu yeni alışmaya başlanan ve giderek hoşa giden yeni duruma olgunluk deniyor.
Yasamışlığın, görmüşlüğün, geride
kalmış üflenmiş doğum günü mumlarının bir sonucu kendiliğinden ortaya çıkıyor hayatın bir dönemecinde bu olgunluk.

Ne zaman dersen herkese göre, ne kadar dolu yasadığına göre değişiyor bu olgunluk çağına ermek.


Gravatar Aileme ve seçtiğim tüm dostlarıma daha önce
göstermediğim sevgi, anlayış ve ilgiyi gösteriyorum. Biliyorsun ki gidenlerin ardında
sadece iyilikler kalıyor, ne kadar sevgi dolu olduğu hatırlanıp anılıyor

Bana çok genç olduklarını hatırlatırcasına nedense
tecrübelerimi, fikirlerimi sormaya başladılar.
Vereceğim cevaplar belki çok anlamsız geliyor ama yine de dinliyorlar ama ben biliyorum ki
yasamadan hiçbir şey öğrenilmiyor.


Yasamışlığın oluşturduğu bir alçak gönüllülükle gülüyorum içimden sadece.

Artık daha şık giyiniyorum, senelerle birikmiş dolaplar dolusu kıyafet var ve bunları kendimle paylaşmalıyım.

Önce kendine güzel görünmelisin, kendi zevkime göre giyinmek istiyorum, böyle hissediyorum.
Modaya uymak adına popumun sığmadığı düşük bel pantolonlara sığmıyorum diye kendimi üzme tercihini de kullanabilirim .


Gravatar Uzun düz otobanlardan olduğu gibi, kestirme bozuk yollardan da ulaşabilirsin hedeflerine.
Kestirmeleri de öğrendim gide gele.
Boş geçen her saniye değerli artık.
Daha yapılacak çok şey var ama, kendimi çok yormaktan çok hırpalamaktan yana değilim.
Gerektiğinde "HAYIR" demeyi öğrendim ve bu kelime başta karşındakine kırıcı gelse de senin için hayat kurtarıcı olabiliyor.

Sevgiye önem vermek gerektiğini, zamanı geldiğinde elinde sadece sevginin kalacağını biliyorum.
Sevgi paylaşıldıkça oluşuyor,
olgunlaşıyor.


Gravatar "Ben demiştim" ,"ben bilirim",
"ben zaten anlamıştım",
Sendromunda olanlarla arkadaşlıkları
bir kez daha sorguluyorsun. İlişkilerini
sadeleştirmeye başlayınca sıra iyi ve kötü gün dostlarını ayıklamaya geliyor. Kötü gün dostlarını belirliyor ve onlara daha çok önem veriyorsun.
İyi gün dostu bulmak ne kadar
kolaysa kötü gün dostu bulmak
bir o kadar zor, biliyorum.
Dostlar ihtiyaç olduğunda göçmen
kuşlar gibi sıcağa uçuyor ve
sadece seninle birlikte sürüden
ayrı düşenler kalıyor.
Zamanın ne kadar kıymetli
olduğunu öğreniyorsun buralara
kadar gelirken.


Gravatar Artık eskisi gibi her Hafta sonu birileri ile dışarı çıkmak istemiyorum. Beni yoran ilişkiler, yeni tanışmalar, yeni yüzler
aramıyorum. Eski dostlukların da özetini çıkarmaya başladım.
İlişkilerde tasarrufa gidiyorsun her şeyde olduğu gibi ve gereksiz insanları hayatından atmak istiyorsun.
Yapmacık, inanmadan konuşmak
istemiyorum artık.
Beni anlamayanlarla konuşmak
cümle kirliliği yaratıyor ve hak
edenlere saklıyorum enerjimi.
İstediğime istediğimi deme
özgürlüğüne sahibim, eleştirme
hakkını oluşturan yaşamışlık ve yeterli yaş faktörü artık bende de var.


Gravatar Gün doğmadan,
Deniz daha bembeyazken
çıkacaksın yola.
Kürekleri tutmanın şehveti avuçlarında,
İçinde bir iş görmenin saadeti,
Gideceksin;
Gideceksin iri pınarların çalkantısında.
Balıklar çıkacak yoluna karşıcı;
Sevineceksin.
Ağları silkeledikçe
Deniz gelecek eline pul pul.
Ruhları sustuğu vakit
martıların,
Kayalıklardaki mezarlarında,
Birden,
Bir kıyamet kopacak ufuklarda.
Deniz kızları mi dersin,
kuşlar mı dersin;
Bayramlar seyranlar mi dersin,
şenlikler cümbüşler mi?
Gelin alayları, teller,duvaklar,
donanmalar mi ?
Ne duruyorsun be,
at kendini denize;
Geride bekleyenin varmış, aldırma;
Görmüyor musun,
her yanda hürriyet;
Orhan Veli KANIK


Gravatar İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar, ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Kuşlar geçiyor, derken;
Yükseklerden, sürü sürü, çığlık çığlık.
Ağlar çekiliyor dalyanlarda;
Bir kadının suya değiyor ayakları;
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı.

Orhan Veli KANIK


Gravatar İstanbul deyince aklıma kuleler gelir
Ne zaman birinin resmini yapsam öteki kıskanır
Ama şu Kızkulesinin aklı olsa
Galata kulesine varır
Bir sürü çocukları olur

Bedri Rahmi EYÜBOĞLU


Gravatar Sana dün bir tepeden baktım aziz Istanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiç bir yer.
Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

Yahya Kemal BEYATLI


Gravatar İstanbul'da gece var mı?
Odamdaki ne öyleyse?
Bulutlar küsmüyorlar mı,
Perdeleri biz çekince?

Perdeleri kaldır, lütfen!
Seslerimiz duyulsun,
İstanbul'um görünsün,
Şafak vakti gelirken...

Celaleddin ÇELİK


Gravatar Seni görüyorum yine İstanbul
Gözlerimle kucaklar gibi uzaktan
Minare minare, ev ev,
Yol, meydan.

Geliyor Boğaziçi'nden doğru
Bir iskeleden kalkan vapurun sesi,
Mavi sular üstünde yine
Bembeyaz Kızkulesi.
Ziya Osman SABA


Gravatar Bazen başkalarının satırlarında ve mısralarında hep kendimi
Görmek hayalden öte bir şey,

Haydi abbas, vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalp ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.

Cahit Sıtkı TARANCI


Gravatar Hafif hafif, usul usul başlıyor karanlık çökmeye, Yalnızlığı, sensizliği bu koskaca şehirden Ve bu şehrin sessizliğinden de büyük sürme gözlü.
Nedense hiç sevmiyorum akşamları, Her akşam gün batışında, Sensizliği o siyah, simsiyah pelerinini Giyip üzerime geliyor gibi,
Yılgın ediyor akşamlar beni, Sen de sevmezdin belki akşamları benim gibi,
Kimbilir sende de ne hisler uyandırıyodu. Neler düşünüyorum bazen biliyormusun? Yeşil olsa diyorum akşamlar, Akşam üstü karanlık yerine yeşillik çökse, Gökyüzü yeşil, geceler yeşil olsa, Doğa hep yemyeşil kalsa, Öyle çok seviyorum ki yeşili, Bahara tutkumda bundan galiba,
Ve o yeşil dünyada, , Bence en güzel yeşil sürme gözlü... Sana tuhaf geliyor belki bu duygusallığım,
Eminim öyledir, Hiç bilmezdim, Sensizliğin beni böylesine satırlara tutkun
edeceğini, Hiç aklıma gelmezdi, Böyle sarılıp kağıda, kaleme duygusal satırlar yazacağım.
Oluyor sürme gözlü, Bir an, mutlu geçmiş bir an bile Böylesine duygusal yapabiliyor insanı, O bir an, anı olarak kalsa bile güzel, Her sözünü tek tek duymak, Tekrar tekrar dünü yaşamak bile güzel.

Dün bizimleydin,
Bugünde bizimlesin,
Yarında bizimle olacaksın sürme gözlü İNAN!..


Gravatar Senden ayrılalı kaç gün, kaç ay..? Saymadım.. Sen giderken ardında bir dağbaşı yalnızlığı bıraktın bana. Bir çöl ıssızlığı, yokluğun kimsesizliğim oldu, yokluğun kederim, söyle şimdi ben nereye giderim… Yağmurlar bu şehre kızgın artık, yağmıyor sokaklara… Şimdi kar içinde bedenim, buza döndü dünya...Sen gittin kar yağıyor bu kente! Gökyüzü yere dökülüyor sanki, bembeyaz bir gülücükle, nazla... Bir eski hikaye geziniyor sokakları gözlerimin içinde... ulaşamayacağımız yüksek dağlara kar yağdı.Öylede olsa hala mavi mavi hayaller taşıyorum sana dair... Sen gideli yüreğim yangın, gözlerim buğuludur benim...Kar yağıyor bu şehire, üşüyorum!.. Ve sen yoksun! .. Kar yağıyor!..Giderken ardından son bir çığlığımı ekleyebilmiştim sadece... Giderken "beni de al" diye bağırabilmiştim sadece... Ama nafile duymamıştın...Bilki hayalin bile serinliktir kavrulan ruhuma, üşüyen yüreğime sıcaklıktır… Her gece ismini anarım gecenin en ıssız saatlerinde. Korkuyorum senden uzaklarda sensiz, yüreğim sensiz dağbaşı ıssızlığı, yüreğim sensiz en karanlık gece... Sana doğru kayıyor bütün yıldızlar, sana doğru akıyor bütün ırmaklar…
Uykusuzum her gece böyle, yorgunum sensiz.
Hani diyorum bir gece hasretini yüklenerek çıkıp gelsen, ısınsa üşüyen duygularım. Sonra ayaklarına kapansam kirpiklerim; birdaha hiç uyanmasam…
Ey öksüzlere hastalara yüreğinden merhamet pınarları akıtan i! Gel tut ellerini, onlarıi sensiz bırakma.
Rüzgarlara yükledim özlemimi her gece sevgimi yolladım sana.

Gel, adını ‘’Can dostum’’ koyduğum can’ımın dostu... Gel, zamansız da olsa, kimseciklere görünmeden, bir gölge gibi, sır gibi, rüya gibi, rüzgar gibi, meltem gibi... Gel...
Gitme bir daha…
hep yanımızda kal


Gravatar KORKAN BİR KALPLE YAZIYORUM
SANA BU SON ŞİİRİMİ;
BİR ŞİİR ÖZLEMİ YAKIP,
KALBİNE BIRAKIYORUM…

İÇİME GÖMDÜM DEPREMLERİ,
SARSILIYORUM RESMİNE HER BAKISIMDA…
SÖYLEDİMYA GECE GÖZLÜM,
GECEYİ ÖRTEN KARANLIĞA,
KANAYAN GUL MİSALİ
KALBİMLE YEMİN ETTİM
“SENİ COK SEVDİM”

ŞİMDİ ŞİİR KISKANDIRAN ŞARKILARINLA ,
AĞLADIM YİNE SÖZLERİNLE ,
YAĞMURLU GÜNLERDE SENİ HATIRLIYORUM
GERÇİ HİÇ ÇIKMIYORSUN CANIMIN İÇİ…

ÇÜNKÜ KALBİMDEN HİÇ ÇIKMAYACAKSIN


Gravatar GİDEMEZDİ.cevremdekilerin dediklerini anlayamıyordum.gozumun onunden sadece o ya
doğan | 05.03.08 - 9:02 am | #

YARIM KALMIŞ DEVAMI

CANIM ABİM GİDEMEZDİ.cevremdekilerin dediklerini anlayamıyordum.gozumun onunden sadece o yazı geciyordu aramızdan ayrıldıgına dair.ne yani simdi abim nefes almıyormuydu?gitmiş miydi tamamen?hayır hayır bir saka olmalıydı bu.belki bir kabus ama kesinlikle yalan olmalıydı gitmiş olamazdı.uyuyamıyordum.ertesi gun cenaze torenin vardı herseyin gercek oldugunu anladım.olamazdıı.olmamalıydı boyle.ama dogruydu.dayanamıyordum.kalbim acıyordu.içöimde durduramadıgım fırtınalar kopuyordu.1 kac gun sonra kendime geldim.ama sen gelmedin be abim geri donemedin!!!
işte boyle 8 aymı geciyor bunların ustunden.daha dun gitmişssin gibi acıyor kalbim.tutamıyorum kendimi durduramıyorum zamanı.
gec buldum belki seni ama boyle hayal etmemiştim be abim bu kadar erken gideceğini tahmin edememiştim.
SURMELİ MELEGİM sana o kadar erken gelmediğim için cok pişmanım. neolur affet ama senii gec bulsamda sonsuza kadar hiç bırakmayacagım!!!
biliyorum yanına gelene dek bizimlesin.belkide bir nefes kadar yakın...
HOSCAKAL SURMELİM BİZ YANINA GELENE DEK KENDİNE İYİ BAK!UNUTULMAZIMIZSIN...[/size=24]
_________________
Sen benim gökyüzümdün, denizim, toprağımdın,
Şimdi bir hatıra olamazsın belirsiz, uzak
Biliyorsun bazı şeyler vardır elimizde olmayan
İşte öyle imkansız birşey seni unutmak!!!!!!

zaman herseyin ilacı diyorlar ya ---YALANNNNNN---

ALINTIDIR


Gravatar İlk önce sen kalbime, yumurtasından yeni çıkmış bir lavra olarak girdin...O lavra halinle kalbimin her köşesini gezdin, keşfettin...Kalbimdeki sevgiyle, yavaş yavaş büyüyüp, tırtıl oldun...Kalbimdeki sevgi senin tırtıl halinleyken bile besledi, büyülttü...Kalbim senin kozan oldu...Uzun süre o kozanın içinde kaldın, kozanın içindeyken sana zarar gelmesin diye bense seni beslemek için sevgi ürettim...O sevgiyle seni hep besledim...Yavaş yavaş kozandan çıkmaya başladın sonunda o kozanın içinden dünyada eşi benzeri olmayan bir kelebek olarak çıkdın...O kadar güzel renklerin vardı, o kadar çok güzeldinki, seni bıkmadan, usanmadan saatlerce seyredebilirdim...O kelebek halindeyken sevgimi, çeşit çeşit, rengarenk çiçekler yapdım ve seni o çiçeklerin özüyle besledim...Her geçen gün dahada güzelleşdin, dahada büyüdün içimde...
Artık kalbim sana dar gelmeye başladıki, hep dışarı çıkmak istedin...Bende dayanamadım, çünkü seni, sana göre daracık olan o yerde daha fazla tutamazdım...Sana kıyamazdım...Saldım seni, çık gez, bu kısacık dünyada mutlu olabilecegin ve sana sundugum çiçeklerden daha güzel çiçek bulabilirsen, git o çiçegin özüyle beslen...
Ama şunu sakın unutma, sana sundugum, sevgi çiçeklerini başka biryerde asla bulamassın, bunu sende görüceksin...Dışarıda birsürü tuzaklarla karşılaşacaksın, senin gibi çok nadir bulunan kelebeklerin, avcısı ve düşmanı çok olur...Her gördügün çiçegi gerçek sanma, zaman öyle bir zamanki, herşeyin sahtesi var...Gerçek çiçek diye kondugun yerlere dikkat et...
Bana gelince, sevgi kelebegim, kalbime ipeklerinle öyle bir ag ördünki, o ipekden örülü yere, o ipekleri geçerek kimsenin girmesi mümkün degil...Çünki sen o ipegi öyle bir sevgi çiçeklerinden aldıgın besinle ördünki, o ipeklerin herbirisi çelik gibi oldu, geçilmeside, yırtılması mümkün degil...Orası sadece sana ait, şayet oradaki çiçekler gibi çiçek bulamazsan, şunu unutma oradaki çiçekleri o sevgiyle beslemeye devam edecegim...
ALLAHIM mekanı cennet, toprağı bol olsun...rahat uyu sevgi kelebegim...


Gravatar yeni bir sayfa ve yine sensizlik.bir avuc gozyası ve yine hayal kırıklıgı.kalemim biiitmek tukenmek uzere artık umudumla birlikte.dogan gunesin masumlugu,saflıgı,temizliği bana hep seni hatırlatırken,yureğimi o sevda atesimizle içten içe kaplarken,o hain batıs kalbime bir hancer gibi saplanıyor butun umutlarımı goturuyor kalbimden.yine ellerim bombos dolanıyorum ortalarda amacsız,caresiz!!!
8 ay once gittin demek ha!bizim ellerimizi o zalim kadere 8 ay once verdin demek?bugun yine beynimde canlar calıyor,fırtınalar yine kopuyor kalbimde.sen olmadan olmuyorki.hayatt cok zor!!!
akademi ile girdiğin bu kalpten yanına gelene dek cıkmayacaksın abim!
ah ne kadarda guzeldin o yarısmada.saflıgın masumlugun guzelliğin vb.tum olumlu ozelliklerin simgesiydin sen.belki gec vardım farkına,belki erkenden gelemedim sana,belki dogru yolu bulamadım hemen.KESKE...ne kadar demicem desemde sensizliğin cumlelerini kurmaya calısırken keskesiz olmuyor be abim!
29 haziran 2007...bilmiyordum dogumgunun oldugunu.sonra seni tanıyan bir komsumuz soylemişti dogumgunu diye.hiçbirşey demedim o gun sadece kucuk bir tebessum kaldı dudaklarımda.işte 30 haziran sabahı evin kapısı calıyordu erken saatlerde.annemin kapıyı açısıyla komsumuzun sesini salonda duymam bir oldu.o ses o ses BARIS AKARSU KAZA GECİRMİŞ diyordu.kalbime bir agrı girdi belki hissetmedim.uykudan kalkıpda nedir ne olmus diye öğrenmek zor geldi belkide.biraz gec saatlerde kalktım o gun.butun tv kanallarında aybı haber ---BARIS AKARSU KAZA GECİRDİ---işte o an tvnın karsısında felç inmiş gibi kaldım.işte o an kendi kendime ALLAHA YALVARDIM YALAN OLMASI YANLIS HABER OLMASI İÇİN.sitene girdim dogrumu değilmi diye.sitedeki o buyuk baslıgı gorunce o an akan gozyaslarımı veee kalbimde kopan fırtınaları hiçkimse durduramazdı.bekledim tv basında guzel bir haber gelmesi için.ellerim her dk acık ALLAHA yalvarıordum geri donmen için.ve 2 gun sonra o serefsizlerin cektiği hastane goruntuleri yayınladı tvde.bakamıyordum.abimi boyle gormeye dayanamazdım.sadece ben değil butun aile aglıyordu.yine bekledim senin guclu oldugunun farkındaydım.geleceğini biliyordum.gidemezdin.
ve 4 temmuz 2007. yine haber saatinde actım tvyi.butun kanalları gozden geciriyordum iyi bir haber için.mucize gerek dedi doktorun.sanki kordugum oldu içimi çözemedim durduramadım fırtınları kalbimdeki.aksam canlı yayınla baglanacaklarını duydum hastaneye.oturdum erkenden tv basıa oylece bekledim.o mucize olacaktı biliyordum.rockstarım SURMELİM bırakmazdı sevenlerini.evet canlı yayına baglandı hastaneye.pur dikkat herkes can kulagıyla dinliyordu.saati tam hatırlamıyorum.ama biraz zaman gecince koskoca harflerle BARIS AKARSU ARAMIZDAN AYRILDI.DUSMEDEN BULUTLARA KOSTU yazıyordu.yasamla baglantım kesildi o an.duyamıyordum gozlerim hiçbişey gormuyorduu.ne tvyi nede cevremdekileri.yiNE ALLAHIMA dua ediyordum ve gozyaslarımın avuclarıma damladıgını hissediyordum.gidemezdi.CANIM ABİM GİDEMEZDİ.cevremdekilerin dediklerini anlayamıyordum.gozumun onunden sadece o ya


Gravatar Ne bir düşüm gerçek oldu dünyada
Ne de bir kuş uçtu, ıssız tarlamda
Ne bir haber geldi, gittiğin yerden
Ne de gözüm aldım, karşı dağlardan
Bir yanımda dağlar, bir yanım sevda
Anladım ki herşey yalan, yalan bu dünya
Bir yanı karanlık, bir yanı mavi
Bir yanımda sevmek varsa, bir yanı fani
Ne desem seni geriye getirmiyor
Ne desem acımı bitmiyor(yok edmiyor)
Ne desem boşa geleceğimiz yok
Ne desem bu aşkı silmiyor
Kapılar yüzüme kapanıverdi
Bu gece daha çok sensiz
Bir hüzün omzuma konuverdi
Yanıyor içim çaresiz
Ne desem seni geri getirmiyor
Ne yapsam geri gelmiyorsun

http://www.youtube.com/watch? v=V...feature=related


Gravatar merhaba ben geldim offfffff neler kaçırmışım
aytaç , alperen şiirlere bayıldım hele uyan şiiri biharika okadar şiir okurum bunu atlamışım heralde saolun

karayip korsanının tek partlıkta güzel

gamze , mümin, mobili ,eylül,gzm nikini unuttuğum varsa onlarıda sizleri görmek çok güzel nikini unuttuklarım

Seni dusunurken
Bir cakil tasi isinir icimde
Bir kus gelir yuregimin ucuna konar
Bir gelincik acilir ansizin
Bir gelincik sinsi sinsi kanar Seni dusunurken
Bir erik agaci tepeden tirnaga donanir
Deliler gibi donmege baslar
Dondukce yumak yumak cozulur
Cozuldukce ufalir kuculur
Cekirdegi henuz sut baglamis
Masmavi bir erik kesilir agzimda
Dokundukca yanar dudaklarim
Seni dusunurken
Bir cakil tasi isinir icimde.


Gravatar -İyi günler, Bakırköy Akıl ve Sinir Hastalıkları Hastanesini aradığınız için teşekkürler.
For english please dial something else...
-Eğer takıntılarınız varsa, devamlı olarak 1'e basın.
-Eğer çok kişilikli iseniz 2, 3 ve 4'e basın.
-Eğer travma sonrası sinir bozukluğundan şikayetçiyseniz, 5'e basın ama
çooook yaaavaaaaş ve diiikkaaaaatliiiiiiiceeeee.
-Eğer ikilemlerden şikayetciyseniz, 6'ya basın. Şimdi 9'a basın, şimdi
6'ya basın ve şimdi 9'a basın.
-Eğer kısa süreli hafıza kaybından şikayetçiyseniz, 8'e basın, 8'e
basın,
8'e basın, 8'e basın, 8'e basın, 8'e basın.
-Eğer şizofreni şikayetiniz varsa dikkatlice dinleyin. Kısık bir ses
size
hangi numaraya basmanız gerektiğini söyleyecektir.
-Eğer sinir bozukluğundan şikayetçiyseniz, müşteri temsilcisi cevap verecekdir,

yaaa işte böyle hayat ve yaşam pamuk ipliğinde
açılar ve dengeniz bir bozulmaya görsün,


Gravatar Hadi görüşürüz arkadaşlar ben gidiyorum.


Gravatar Geçmiş olsun eylül birkez daha...


Gravatar Aytaç teşekkürler,
Özellikle verdiğin şiirlerden "Nerdesin" favorilerimdendi.
Ayrıca bir keresinde de Cahit Sıtkı'yı canlandırmıştım.


Gravatar merhaba herkese eylülcüm gecmis olsun hosgeldin mabilicim sende hosgeldin ve diyerleride tabi.
biraz dedikodu sitelerini dolasayim dedim bakin ne buldum..
http://www.sacitaslan.com/spl.ph...l=haber& hb=7741


Gravatar BENDE GELDİM TEKRARDAN ...OFFF UZUN BİR AYRILIK OLDU YAA..ÖZLEDİM BURAYI....NEYSE BU HAFTA RAHATIM...BOL BOL UĞRARIM ARTIK...


Gravatar slm canım arkadaşlarım sonunda iyileşip aranıza temelli döndüm


Gravatar insan bankacı olunca KRAL TV yazacağına KREDİ TV yazıyor mazur görün


Gravatar ARKADAŞLAR DÜN KREDİ TVDE KİMDİR O KLİBİ YAYINLANMIŞ.
HEMEN ARDINDAN VJ BÜLENT HEM AYRILIK ZAMANSIZ GELİR ALBÜM VE DVD SİNDEN, (ALBÜM VE DVD DEKİ ŞARKI VE PERFORMANSLARDAN) HEM DE BARIŞ'IN FAN KLÜBÜNDEN YANİ BİZDEN BAHSETMİŞ.
HABER VEREYİM DEDİM.


Gravatar EN İYİ ÇIKIŞ YAPAN GENÇ OYUNCU..1 MART 2008/ GÜNAYDIN / YÜKSEL AYTUĞ

Eski tüfekler açık ara önde
Bizim köşenin müdavimleri hatırlayacaklardır. Geçenlerde televizyon dizilerinde rol alan eski tüfeklerin olağanüstü performanslarından dem vurarak, "Ne varsa, eskilerde var" başlığıyla bir yorum kaleme almıştım. Bu iddiam, internet üzerinden gerçekleştirilen geniş katılımlı bir anket ile tescillendi. 2 buçuk milyon üyeli arkadaşlık sitesi Gayet.net, üyelerine sezonun en başarılı televizyon yapımlarını ve oyuncularını seçtirdi. 200 bin kişinin oy kullandığı anketin En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde Halil Ergün birinci, Gazanfer Özcan ikinci, Erdal Özyağcılar üçüncü, Arif Erkin dördüncü, Haluk Bilginer de beşinci oldu. En İyi Kadın Oyuncu kategorisinde ise birinciliği Hümeyra aldı. Drama dalında Yaprak Dökümü'nün birinciliği elde ettiği ankette, komedi dalının birincisi ise Avrupa Yakası oldu. En İyi Çıkış Yapan Genç Oyuncu kategorisinde merhum Barış Akarsu'nun açık arayla birinci olması ise bir kez daha burnumun direğini sızlattı.

http://www.sabah.com.tr/gny/ habe...12...2323F.html


Gravatar buda aynı haberin sabah gazetesindeki yayınlanmış hali..


Barış Akarsu ikinci sırada
Listenin ikinci sırasında geçtiğimiz yaz hayata gözlerini yuman Barış Akarsu'nun 'Ayrılık Zamansız Gelir' adlı albümü bulunuyor. Üçüncü sırada ise 'Evlerinin Önü' adlı türküyü Flamenko ezgileriyle süsleyerek herkesin diline dolayan Öykü ile Berk'in 'Kısmet' adlı albümleri var. Listenin devamında ENBE Orkestrası'nın albümü, Dolapdere Bing Bang'in 'Just Feel'i, Ezgi'nin Günlüğü'nün 'Çeyrek'i, Kubat'ın '2008'i, Mustafa Sandal'ın 'Devamı Var'ı, Can Atilla'nın 'Aşk-ı Hürrem'i ve Emrah'ın 'Best Of'u bulunuyor.
http://www.sabah.com.tr/gny/ habe...EA...6BACA.html


Gravatar Barış'ın anı albümü 1 ayda 150 bin sattı
29 Haziran'da Bodrum'da geçirdiği trafik kazasında vefat eden genç şarkıcı Barış Akarsu 2008'in ilk iki ayında piyasaya çıkan albümler arasında en çok satanlardan biri oldu. Barış'ın anısına Seyhan Müzik tarafından piyasaya çıkarılan albüm 1 ayda 150 bin satış rakamına ulaştı. Depolarda tükenen ve sürekli sipariş alan albümün kısa sürede 300 bini aşacağı konuşuluyor. Vefatından önce piyasaya çıkardığı 2 albümü 50 bini geçmeyen Akarsu'nun hayranları, sanatçının ölümünün ardından çıkan albümü adeta kapışıyor. 26 Aralık'ta piyasaya çıkan Tarkan'ın �Metamorfoz albümü ise 2 ayda 350 bine ulaştı. Ocak ayının ilk haftasında müzikseverlerle buluşan Öykü-Berk Gürman kardeşler ise 200 bini aştı. 2007'nin en çok ilgi gören albümü 300 binle Ferhat Göçer olurken, 2008'de albüm satışlarında artış gözlendi.
http://www9.gazetevatan.com/ habe....a...tegoryid=8


Gravatar SELAM DOSTLAR BEN GELDİM


Gravatar 1 haftadır giremiorum ama yazılarınızı okuyoru we bazen sessiz kalmayı seçiyorum.hepinizi çok sewiorum bundan sonra sizi asla ihmal etmiycem


Gravatar tek partlık

Hava soğuktur,ama o hiç üşümüyordur,zaten bunları düşünecek,soğuğu hissedecek hali yoktur.Sadece kardeşini düşünüyordur,onu orada,oracıkta can çekişirken görmesi,arabanın altında kaldığını duyduğu anı hatırlaması onu
içten içe öldürüyordur. Hiç aklına gelirmiy di ki,onun bu hallere düşeceği...Onun Adı gibi; Ümit ediyordu,tekrar kendisine dönücek diye...
Tarık sağuktan buzlaşmış olan hastanenin merdivenlerinden havaşça iner,naza yaklaşır.Ona dokunduğunda,sanki bir ölüye dokunmuş gibi hisseder,çok soğuktur,bembeyaz olmuştur yüzü...Isınmaya ihtiyacı vardır.
Tarık onu sarar sıcacık bedeniyle.Başını sevgilisinin omzuna yaslar,oracıkta göz yaşları süzülür gözünden.

Naz:Bir haber varmı?Dayanamıyorum o hastaneye girmeye!

Tarık:Hayır yok...Hala bekliyoruz...Vahi beyi yatırdılar bir odaya,uyuyor şimdi...

Naz:Babamda harap oldu...neden hep bizi buluyor neden??

tarık Nazın dudaklarına parmağını koyar.

Tarık:Şişşt!!Öyle konuşma...

Naz tekrar ağlamaya başlar,ona dokundukça ısınıyordur içi...Onun sıcaklığı
tüm bedenini sarmıştır.
Ayrılırlar bir süre sonra.

İçeriden bir haber gelir.

İkiside koşar hemen hastaneye.Hemen doktorun yanına giderler.

tarık:neler oluyor?

Naz:Noldu doktor bey!!!-diye bağırır-

Doktor:Ümitle ilgili değil babanız sinir krizi geçiriyor,sakinleştirici vereceğiz.

Naz çığlık çığlığa kendini yere bırakır,elleriyle yüzünü kapatır,hala ağlıyordur.tarık eğilir,Nazı kaldırmak ister ama o direnir,orada oturur.tarıkta yanına oturur.Hiçbirşey diyemez,ne diyebilir ki?Ne diyebilir?

İLeriden Filiz görünür.Elinde bazı kağıtlar vardır,gözleri yaşlı,Nazlara yaklaşır ağı adımlarla...

Elindeki kağıtları Naza gösterir, kağıtları gördüğü anda Tarığın kucağına düşer,bayılmıştır...


Gravatar Tek Partlik

Dlgalar sanki birbirleriyle savaşıyordu...Kuşlar da bu savaşa karışmıştı,bir o yandan bir bu yandan sesler çıkartıyordur.bir kayalığın üzerinde bacaklarını bağdaç kurmuş oturuyordur,elinde birasıyla.
Güneş kaybolmuştur,küsüp gitmiştir.
Şarkı mırıldanıyordur TArık,Onu anarak,onunla olan anlarını hatırlayarak...
Dalgalar durur,kuşlar sakinleşir.Savaş bitmiştir artık,yenen kişi dalgalardır!
Dalgaları tebriğe geçmiştir Tarık.O sarhoş kafasıyla alkışlar denizi.
tarık:Bravo!Bravo!Benim bile yapamadığım şeyi yaptınız...Kazandınızz!Siz kazandınız!-göz yaşları akıyordu gözlerinden-Onunda kazanamadığı savaşı benmde kazanamadığım savaşı siz kazandınız!Siz!O bu savaşı bıraktı,güçlenmesi gerekirken bıraktı kendini!Bıraktı beni!
İsyan ediyordur artık...Bağırır,Gökyüzüne bağırır.Ona seslenir...Ama eldn birşey gelmez.
Tarık:Sen beni bırakamazsın!Anlamıyormusun sen beni bırakamazsın!!!!!!!Oraya gelicem!Seninle beraber oraad el ele tutuşacağız!!Evleneceğiz!!!Herşeyi yapacağız...Özgür olacağız!Ama bekle!beni bekle!!Sadece bnei!Geleceğim!En kısa zamanda...Elimden aldın sen onu elimden!!!!!Susmak istiyorum ama nafile...Susunca nolucak?Peki bağırınca nolucak?Yine ben harap olacağım yine ben!!!Yine beni üzeceksin yine!Her zamanki gibi!!!!!!
Bağırmaktan buğazları titriyordur,ağlamaktan gözleri şiştir.Bira şişelerini atar denize.Öyle çoktur ki bazıları etrafa dağılmıştır.Hayattan bıkmış usanmıştır artık...Oda gitmek istiyordur o da...
Elleri boş,ümitsiz sahilde yürüyordur,başı eğik.
Kimseler ona bakıyordur,ne oldu?neden böyle?dercesine bakıyorlardır tarıüın yüzüne....
Herkese aynı şeyi herkese aynı lafı söylüyordur.
tarık:-bağırarak-Ne bakıyorsun?Neeee!!!Hiç sarhoş adam görmedin mi??Hiçmi görmedin????Ne bakıyorsun!Ne bakıyorsunu????Ama bende gidicem bende göçüp gidicem!!!!Artık yeter....!!!!!
Koşuyordur adeta.Gecenin o hafif esen rüzgarı saçlarını dalgalandırıyordur.
Birden kendini denize atar...Kimseler onu kurtarmaya çalışıyorlardır,ama o direniyordur,ölmek istiyordur artık!!
arkadan bir ses işitilir,biri onu çağırıyordur...Bembeyaz elbisesiyle dümdüz kahküllü saçlarıyla o güzelim sürmeli gözleriyle ona bakıyordur.'gel'diyordu adeta ona...
Yüzerek derinlere gider...ve kendini bırakır...
ARTIK ONUN YANINDADIR!


Gravatar ben geldim...


Gravatar ya arkadaşlar bu star tv verse hergün yy yi ne güzel olcak ya bn artık hiç bişeyden böyle zevk alamamaya başladım ya tv deseniz haftada 2-3 saat bakıyorum arada pc de takılıyorum off off 7 ay geldi geçti hmde çok çabuk


Gravatar İskoçya’da yoksul mu yoksul bir çift yaşardı. Fleming'di adı. Günlerden bir gün tarlada çalışırken bir çığlık duydu. Hemen sesin geldiği yere koştu. Bir de baktı ki beline kadar bataklığa batmış bir çocuk, kurtulmak için çırpınıp duruyor. Çocukcağız bir yandan da avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Çiftçi çocuğu bataklıktan çıkardı ve acılı bir ölümden kurtardı. Ertesi gün Fleming'in evinin önüne gelen gösterişli arabadan şık giyimli bir aristokrat indi. Çiftçinin kurtardığı çocuğun babası olarak tanıttı kendini.
''Oğlumu kurtardınız, size bunun karşılığını vermek istiyorum'' dedi. Yoksul ve onurlu Fleming ;
''Kabul edemem!'' diyerek ödülü geri çevirdi. Tam bu sırada kapıdan çiftçinin küçük oğlu göründü.
''Bu senin oğlun mu?'' diye sordu aristokrat. Çiftçi gururla ''Evet!'' dedi. Aristokrat devam etti ;
''Gel seninle bir anlaşma yapalım. Oğlunu bana ver iyi bir eğitim almasını sağlayayım. Eğer karakteri babasına benziyorsa ilerde gurur duyacağın bir kişi olur.''
Bu konuşmalar sonunda Fleming'in oğlu aristokratın desteğinde eğitim gördü. Aradan yıllar geçti. Çiftçi Fleming'in oğlu Londra'daki St. Mary's Hospital Tıp Fakültesi'nden mezun oldu ve tüm dünyaya adını penisilini bulan Sir Alexander Fleming olarak duyurdu.
Bir süre sonra aristokratın oğlu zatürreeye yakalandı. Onu ne mi kurtardı?
Penisilin!
Aristokratın adı : Lord Randolp Churchill' di...
Oğlunun adi ise : Sir Winston Churchill.
Paraya gereksiniminiz yokmuş gibi çalışın.
Hiç acı çekmemiş gibi sevin.
Hiçbir şey beklemeden verin.
Karşılığını mutlaka bir gün alırsınız...


Gravatar Subject: This site is terrific.



I think you'll all enjoy this site. Of course you'll need speakers and saddle shoes.


-------------------------------------------------- ------------------------------

This is really neat!!

this will bring back memories of the good old days

Click here: Playa Cofi

Use the following if you can't 'Playa Cofi': http://www.tropicalglen.com



ALSO DON'T FORGET TO TRY THE SWING ERA,


Gravatar http://vlmp.museophile.com/

birgün lazım olur


Gravatar Alperen e
ustaların şiirleri
atfolunur


Gravatar AHRET

Bu garip dünyada ben yadırgadım yerimi...
Yıllardan sonra bir gün, görüp çektiklerimi,
Tanrım bir meleğine emredecek: "Yetişir!"

Gözlerimi o saat sessiz kapayacağım.
Beni bekleyedursun bir köşede yatağım;
Bütün yorgunluğumu alacak bir teneşir.

Bir yükü atmış gibi içimde bir hafiflik,
Oraya geçmek için aşacağım bir eşik,
Bir lâhza tutacağım bana uzanan eli.

Bir el gözlerimdeki perdeyi sıyıracak.
Onları bulacağım... Ve annem şaşıracak:.
"Oğlum! Ne kadar da büyümüş ben görmeyeli."

Ziya Osman Saba


Gravatar AĞUSTOS ÇIKMAZI

Beni koyup koyup gitme, n'olursun
Durduğun yerde dur
Kendini martılarla bir tutma
Senin kanatların yok
Düşersin yorulursun
Beni koyup koyup gitme, n'olursun

Bir deniz kıyısında otur
Gemiler sensiz gitsin bırak
Herkes gibi yaşasana sen
İşine gücüne baksana
Evlenirsin, çocuğun olur
Beni koyup koyup gitme, n'olursun


Gravatar KORKTUĞUM ŞEY

Gün çekildi pencerelerden;
Aynalar baştan başa tenha.
Ses gelmez oldu bahçelerden;
Gök kubbesi döndü siyaha.

Sular kesildi çeşmelerden;
Nerden dolacak bu taş nerden,
Nergislerin açtığı yerden
Ey kuş uçurtmayan ejderha?

Ne yardan geçilir, ne serden;
Korkuyorum bu gecelerden.
Bel bağladığım tepelerden
Gün doğmayabilir bir daha.

CAHİT SITKI TARANCI


Gravatar NE İÇİNDEYİM ZAMANIN

Ne içindeyim zamanın
Ne de büsbütün dışında;
Yekpare geniş bir anın
Parçalanmış akışında,

Bir garip rüya rengiyle
Uyumuş gibi her şekil,
Rüzgarda uçan tüy bile
Benim kadar hafif değil.

Başım sukutu öğüten
Uçsuz, bucaksız değirmen;
İçim muradıma ermiş
Abasız, postsuz bir derviş;

Koku bende bir sarmaşık
Olmuş dünya sezmekteyim,
Mavi, masmavi bir ışık
Ortasında yüzmekteyim

AHMET HAMDİ TANPINAR


Gravatar Beklenen
ne hasta bekler sabahı
ne taze ölüyü mezar
ne de şeytan bir günahı
seni beklediğim kadar

geçti istemem gelmeni
yokluğunda buldum seni
bırak vehmimde gölgeni
gelme artık neye yarar

Necip Fazıl Kısakürek


Gravatar İSTİDA

Yarab! İnsan oğullarından çektiğim yeter
Gök yüzünden benim hisseme düşeni ver
Altına dilediğim gibi ömrümü sereyim
Mendil kadar olsun tarlamı ayır
Beni doyuracak ağacı göster.

Rabbim! İnsan oğullarından çektiğim yeter
Yalnız senin ellerin gezinsin ömrümde
Beni yalnız sen mahkum eyle sen azat
Ve yalnız sen canımı iste benden ki
Nereye saklayacağımı şaşırmadan vereyim.

BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU


Gravatar RİNDLERİN AKŞAMI

Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç! Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile, Avunmak istemeyiz öyle bir teselli ile.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan Geçince başlayacak bitmeyen sükunlu gece. Guruba karşı bu son bahçelerde, keyfince,
Ya şevk içinde harab ol, ya aşk içinde gönül!
Ya lale açmalıdır göğsümüzde yahud gül.

Yahya Kemal BEYATLI


Gravatar ANLATAMIYORUM

Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel, Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum; Anlatamıyorum.

ORHAN VELİ KANIK


Gravatar Alperen kardeş senin içinde cevher var olduğunu nasıl bilebilirdimki
sitemizden tanıdım seni yazdıkça yekdiğerimize,
bu cevherin esas olanı onun meydana çıkmasıdır, ben senin şairlik yönünü ve dahası bu denli şiir sevdiğini bu siteden nasıl bilebilirimki,

ama o aytac ben değilim soyada gelince o soyad da benim değil şiire göre,
seninle gurur duyuyorum, muhteşem bir espri anlayışın var, diğer yandan
şimdi ismini hatırlayamıyorum galiba bir mısra olarak ve ya kısmen sanki süleymaniyede bayram sabahını yazan bir şairimizden mısralarını andırır gibi çalındı kulağıma,
edebi olarak ben fazla birşeyler katamadım yaşamımdan etrafıma, ancak fani dünyada mümkün olduğunca gerçekçi olmaya özen gösterdim, yakın ilgine ve espirili yaklaşımına çok teşekkür ederim,
bu türlü bir yaklaşım düzeyinde cevap alacağımı hiç ama hiç tahmin etmedim, olgun yaklaşımına tekrar teşekkürler,


Gravatar Istanbul seninle anlamli

Bir bütündür içimde sen ve Istanbul
Ama bütünü tamamlayan sensin birtanem.
Istanbul sensiz anlamsiz ama,
Sen Istanbulsuz anlamlisin birtanem.

Sensiz birsey ifade etmiyor Istanbul geceleri
Bakirköy, Üsküdar seninle anlamli, seninle sicak.
Sensiz gündüzler insan seli Istanbul,
Sen olunca geceler de, gündüzler de güzel birtanem.

Sensiz Istanbul koskoca bir beton yigini,
Diger sehirlerden farki yok ki birtanem.
Hatirlat su koskoca sehre, içinde yasadigini,
Istanbula anlam veren sensin birtanem...

Aytaç Okan

Aytaç bu şiir senin mi yoksa?

Gerçi İzmirlisin ama...


Gravatar UYAN


Hadi uyan
Gün ışığı çilemeye başladı başucunda
Denizler bir mavilik edindi günden
Seher yeline uyup kuşlar tüneğine uçtu
Bu türküyü dinlemeyecek misin

Hadi uyan
Aydınlığa çık da çil gözlerin ışısın
İlkyazlar sıcağı biriksin yüreğine
Yoksul olsan da uyan
Garip olsan da uyan
Madem ki güzelsin, güzeli yaşatmak için
Madem ki iyisin, iyiliği yaşatmak için
Madem ki umutlusun, umudu yaşatmak için
Hadi uyan
Denizi dinle yaşamak desin
Toprağı dinle barışmak desin
Bir plak konmuş gramofona
İşte aşk, işte özlem, işte savaşmak gücü
Uyan diyor, uyansana

Hadi uyan
Sevdiğim uyan
N'olur uyan


Metin ELOĞLU


Gravatar sadece sadede olacakdı düzeltmeniz rica


Gravatar evet epeyce yazılar gelmiş havuza 3-4 vatanseverde olmasa kuru lahana tadında kalacakmışız, şimdi muhaliflerime biraz kırıntı vereyim de onlarda hem sevinsin tabii saldıracaklar öyle böyle diye ama ben yine neticede site okurlarımız psikolojik ve evrensel
gelişimimine bu arada katkı yapmış olacağım için faydalı bir eylemme girişömiş olacağım,
neticede sizleri gerçek hayatın içine çekeceğiz yine , özetle volkanın soğutulma çabaları yani,
kimileri tanınmışlığı ölçecekler, kimileri ver eline baltayı ormana, ağaç doğramaya, ve şarkı da malum, baltalar elimizde... ama kimileri de diyecekki,
kuş sesleri ovalara yayılır insan buna hayran olur bayılır yahu ilk okulda amma söylerdik bu şarkıyı zamane biz de çocukduk bak şu hallere yahu,
gelelim sadece;
Evli bir ciftin ilk gunki konu$malari:
Damat: Ah! Nihayet ruya gercek oluyor!!
Gelin: Senden ayrilmami ister misin?
Damat: Hayir! Bu lafi bir daha asla soyleme!
Gelin: Sen.. Bana a$ikmisin?
Damat: Taaaabiki.
Gelin: Beni terketmeyi du$unur musun?
Damat: Tabiki hayir.
Gelin: Peki bana bir opucuk verir misin?
Damat: Evet hem yuzune hem gozune.
Gelin: Peki bana bir gun vuracakmisin?
Damat: Asla! Ben o tur erkeklerden degilim.
Gelin: Sana guvenebilir miyim?
Damat: Evet.
Gelin: A$KIM.

Ve aradan bir sene gectikten sonra yine aralarinda ayni soyle$i doner ancak
ters bir $ekilde ( Metni a$agidan yukariya okuyun!)

Ben olsam güler geçerim, başkaları ne yapar anlıyacağız, oda aradaki kültür ve olgunluk farkı olsa gerek.


Gravatar arkadaşlar siz pek bizimle ilgili olmayan bişey eklicem avrupa yakasının 150. bölümündeki müzikali ya arkadaşlar o kadar güzel ve komikki seyretmeyen pişman olur...

http://www.youtube.com/watch?v=L...h? v=LjfIR8psxD8


Gravatar YOO NEDEN ÖYLE DÜŞÜNDÜN HİÇTE BOZMADIN...


Gravatar HOŞÇAKAL ALPEREN...


Gravatar yalnız üzüldüm senaryoyu bozdum.


Gravatar hAYDİ HOŞÇAKALIN DEVAM DA EDİN...


Gravatar Naz: (ayrılır.) Bi dk bekle sen.... (Kollarını sıvar.) Ben uzun süredir elimi kana bulamıyordum.. Şu içerdeki benim sevgilime asılmak gibi bi gaflette bulunmuş insan bozmasını benzetmem lazımm (Hızla içeri gider.)

Tarık: (Tarık peşinden koşar.) Aşkımm yapmaaa...

Ekranda son yazısı varken, içerden "Aahhh" diye bi ses gelir.
------------------SONNNNNNNNNN--------------


Gravatar SAFVET SENİH


Gravatar Kraliçe Victoria’nın, kendi topraklarına dâhil bir bölgeden yükselen çok âcil yardım çağrısına karşı yapılmak istenen nakdî yardımı engellemesi ve bunu onda bire düşürmesi ibret verici bir vakaydı. (Maalesef dünyanın başka yerlerinde günümüzde de benzer hâdiselere rastlamaktayız.) Buna karşılık Osmanlı Sultanı’nın, siyasî sürtüşmeleri ve nakliye güçlüklerini de göze alarak, dört bin kilometre uzağa tahıl yüklü gemiler göndermesi, büyük bir âlicenaplık örneğiydi. Büyükelçimiz Baytok, Avrupa’da demokratikleşme ve insan hakları konusunda haksız tenkitlere mârûz kaldığımız bir sırada gerçekleşen bu şükran plâketi törenini, Türklerin insan sevgisinin, muhtaçlara ve acı çekenlere nasıl yardıma koştuğunun delili olarak değerlendiriyordu. İrlanda halkının kadirşinas jesti Türk kamuoyunda bir moral tesir sağlayacaktı.

Drogheda’nın Belediye başkanı Alderman Frank Goddfrey de, şehir ambleminin Osmanlı hilâl ve yıldızı olduğunu hatırlatarak “Şükran plâketimiz, iki ülke insanlarının dostluk sembolü olacaktır, ümidindeyim. Dostumuz Türkiye’yi en kısa sürede Avrupa Birliği içinde görmek istiyoruz.” dedi. Kıtlık ve Açlık Müzesi müdürü de, Türk halkına ve Osmanlı Devleti’ne minnettar olduklarını vurguladı.

Arşivlerimize baş vurunca, hem İrlanda asilzâdelerinin teşekkür mektubuna, hem de İngiliz Büyükelçiliği’nin o zaman gönderdikleri teşekkür belgesine ulaşıldı. Bizler için ve geçmişimiz açısından iftihar vesilesi bu belgelerin dünyaya duyurulması da, bilhassa ülkemiz aleyhine bazı olumsuzlukların yaşandığı şu günlerde çok mühim olsa gerek...
“Geceyarısı Ekspresi” ve “Musa Dağı” gibi asılsız filmlerle ülkemize iftirada bulunanlara karşı verilecek en güzel cevap, bu hâdisenin belgesel bir film hâline getirilip dostluğun nasıl olması gerektiğini dünya kamuoyuna duyurmaktır. Böyle bir film, tarihî bir hakikati açıklamaktan başka, gelecekte kurulacak dostluk ve münasebetlerin hangi temeller üzerinde şekilleneceğinin de bir göstergesi olacaktır.


Gravatar İrlanda’yı kasıp kavuran kıtlık döneminde, Osmanlı Devleti’nin yaptığı nakdî ve aynî yardımın hatırasına geçtiğimiz mayıs ayında Dublin’e yetmiş mil uzaklıktaki Drogheda şehrinde tören yapılarak, o döneme ait tarihî bir binaya şükran plâketi asıldı.
Tarihî bilgi ve belgelere göre iki milyon İrlandalının göç etmesine ve ölümüne sebep olan açlık ve kıtlık felâketi sırasında Sultan Abdülmecid, İrlanda halkına on bin sterlin yardımda bulunmak istediğini bildirir. Fakat kendi topraklarına dâhil bulunan bu bölgeye sadece iki bin sterlin vermeyi kararlaştıran İngiltere Kraliçesi Victoria, İstanbul’daki büyükelçisi vasıtasıyla, Sultan’ın teklifine karşı çıkar ve neticede Osmanlı bağışı bin sterline iner. Sultan Abdülmecid bunun üzerine İrlanda’ya tahıl yüklü beş gemi gönderir. Fakat İngilizlerin Dublin Limanı’na sokmadıkları erzak dolu yardım gemileri, yüklerini Drogheda Limanı’na boşaltır (1847). Bu dönemde İngiltere ve kıta Avrupa’sı sanayi devriminin getirdiği refah ve zenginlik içinde oldukları hâlde İrlanda’ya yardım etmezken, Osmanlı’nın hem maddî sıkıntı içerisinde, hem de çok uzak bir coğrafyada olmasına rağmen insanî yardımda bulunması burada dikkat edilmesi gereken önemli hususlardan biridir.

İşte, bu hâdisenin hatırasına Drogheda Belediyesi’nce yaptırılan şükran plâketi, 150 yıl önce Türk gemicilerin misafir edildiği eski belediye sarayının duvarına (şimdiki Westcourt Oteli) çakıldı. Düzenlenen törende konuşan İrlanda Büyükelçimiz Taner Baytok, hâdiseyi The Threshold dergisinde, Thomas P. O’Neill imzasıyla 1957 yılında yayımlanmış yazıdan öğrendiğini söyledi.

Baytok, İrlanda asilzâdelerinin padişaha gönderdikleri ve hâlen Topkapı Sarayı Müzesi arşivinde muhafaza edilen teşekkür mektubunun da bu Osmanlı yardımını doğruladığını belirtti. Mektupta şöyle deniyordu: “Aşağıda imzaları bulunan biz İrlanda asilzâdeleri, beyefendileri ve sâkinleri, Majesteleri tarafından, acı çeken, kederli İrlanda halkına gösterilen cömert hayırseverlik ve alâkaya en derin minnetlerimizi saygıyla takdim eder ve onlar adına Majesteleri tarafından İrlanda halkının ihtiyaçlarını karşılamak ve acısını dindirmek üzere cömertçe yapılan bin sterlinlik bağış için teşekkürlerimizi arz ederiz.”


Gravatar Tarihimizle ilgili bir yazı.
Göğüslerinizi kabaracağınıı,okurken heyecanlanacağınızı düşünüyorum.

İrlandalılar'ın Osmanlılar'a Teşekkürü

Milletimizin tarih boyunca sergilediği örnek davranışlar hakkında konuşurken bir arkadaşımız şöyle demişti: “Lozan’da bizimle alâkalı müzakereler yapılırken Yahya Kemal de orada imiş. Avrupalı bütün delege ve temsilciler bizim aleyhimize oy verirken, sadece İrlanda temsilcisi her oylamada bizim lehimize parmak kaldırıyormuş. Bu durum şairimizin dikkatini çekmiş ve bir fırsatını bulup kendisine; ‘Herkes bizim aleyhimizdeyken, siz her seferinde lehimize oy kullanıyorsunuz; bunu niçin yapıyorsunuz?’ diye sormuş. İrlandalı Yahya Kemal’in yüzüne şöyle bir bakmış ve; ‘Böyle yapmaya mecburum. Benim gibi her İrlandalı da buna mecburdur. Biz bir yandan açlık ve kıtlıktan kırılıp, bir yandan salgın hastalıkla boğuşurken (1845-1849) diğer Avrupalılardan hiçbir yardım ve destek görmedik. Ama sizin Osmanlı dedeleriniz, yardım olarak hem para hem de gemiler dolusu erzak gönderdiler. O zor günlerde bize insanca, dostça uzanan eli asla unutamayız. Siz her zaman desteklenmeye lâyık bir milletsiniz; bunu çok iyi hak ediyorsunuz!’ diye cevap vermiş.”

Bu menfî durumlardan sonra bir milyona yakın İrlandalı Amerika’ya göç etmiştir. Hattâ bunlardan bazıları Amerika’da Cumhurbaşkanı bile seçilmiştir.
Kökleri İrlanda’ya dayanan Amerikan Başkanları:

1- Andrew Jackson, 7. Başkan (1829-1837)
2- James Knox Polk, 11. Başkan (1845-1849)
3- James Buchanan, 15. Başkan (1857-1861)
4- Ulysses S Grant, 18. Başkan (1869-1877)
5- Chester Alan Arthur, 21. Başkan (1881-1885)
6- Grover Cleveland, 22. ve 24. Başkan (1885-89, 1893-97)
7- William McKinley, 25. Başkan (1897-1901)
8- Woodrow Wilson, 28. Başkan (1913-1921)
9- John Fitzgerald Kenndy, 35. Başkan (1961-1963)
10- Lyndon Baines Johnson, 36. Başkan (1963-1969)
11- Richard Milhous Nixon, 37. Başkan (1969-1974)
12- James Earl Carter, 39. Başkan (1977-1981)
13- Ronald Wilson Reagan, 40. Başkan (1981-1989)
14- George Herbert Walker Busch, 41. Başkan (1989-1993)
15- William Jefferson Clinton, 42. Başkan (1993-2001)
16- George W Busch, 43. Başkan (2001-....)


Gravatar Ne kadar da isabetli bir karar...


Gravatar ALFONSO isimli senaryomun devamı
Tarık: yani tamam… pek güzel değildi… (nazın hıçkırıkları şiddetlenir o anda, tarık panikle devam eder) ama ilk defa yaptın sen naz.
Naz: (ıslak yüzünü tarığa çevirir tekrar) ama zeynebinkini beğendin…
Tarık: çünkü o biliyo… yani daha önce defalarca yapmış. İlk defa olsa senden farksız yapmazdı o da…
Naz: ama onunkini yedin, benimkini yemedin…
Tarık: tamam… istersen şimdi seninkini de yeyim, sen ağlama yeter ki…
Naz: (yavaşlar biraz ağlaması) tamam, yeme… çok kötü oldu biliyorum…
Tarık: (nazın göz yaşlarını siler gülümseyerek) kötü falan değildi. Hepsini yiyebilirim…
Naz: ye o zaman.
Tarık: (tedirgin) yeyim mi?
Naz: (gülümseyere başlar) tamam tamam, sana böyle bi kötülüğü yapmıycam
Tarık: (rahat bi tavırla) sen bilirsin… oysa ben hepsini bitirmeye hazırdım…
Naz: şansını zorlama istersen…
Tarık: tamam tamam sustum. Naz…
Naz: efendim?
Tarık: tamam, zeynebinki çok güzeldi ama… inan bana senin yaptığın onunkinden çok daha değerliydi benim için.
Naz: ben senin için yapmıştım onu…
Tarık: biliyorum… ve zaten de bu yüzden değerli. İlk defa birisi benim için yemek yapıyo.
Naz: Zeynep de yaptı ya işte…
Tarık: o zaman şöyle düzeltelim… ilk defa sevdiğim kadın bana yemek yapıyo…
İkisi de gülümseyerek bakıyordur artık birbirine.
Naz: Biliyor musun? Ben de ilk yemeğimi sevdiğim adama yaptım.
Tarık: (üzgün) Yaaa, ben bunun ilk denemen olduğunu sanıyordum, önceden de yapmışsın ama
Naz: Hayır bu ilk denemem..
Tarık: Bi dk bidk, (ayağa kalkar.) Sen ilk yemeğini sevdiğin adama yaptın ve bugün yaptığın yemek de ilk denemendi.... Yanlış anlamadım değil mi
Naz: İnanılmaz ama gerçek, doğru anladın.
Tarık: (İstemsiz sırıtıyordur sürekli) Yani beni seviyorsun.
Naz: (Kalkar ayağa) Bilmem ben, söyledim söyleyeceğimi (Kapıya doğru gider.)
Tarık: (Koşarak önüne geçer, çıkmasına izin vermez.) Yok öyle kaçıp gitmek.
Naz: Ben hiç bişeyden kaçmam.
Tarık: Güzell, o zaman.. (Naz'a yaklaşır, yüzünü avuçlarının içine alır ve gözlerine bakarak.) Seni seviyorum. (Yavaşça yaklaşır ve öper. Naz da karşılık verir..Ayrıldıklarında) eee sen bişey söylemicek misin?
Naz: Ne söylememi istersin?
Tarık: Hadi Naz , naz yapma.. Seni seviyorum diyorum.
Naz: Tamam, güzel
Tarık: (Hala elleri yüzünde) Sen beni seviyor musun?
Naz: (Düşünmeden) evett
Tarık: Eee niye söylemiyorsun sabahtan beri
Naz: Seni seviyorum.
(Tarık tekrar yaklaşır öper, Naz'ın elleri Tarık'ın boynunda, Tarık'ın elleri Naz'ın belinde, arada ayrıldıklarında konuşuyorlardır.)
Naz: (çok yakınken) Ama seni sevmem, sana bağırma hakkımı elimden almaz
Tarık: hı hı (Tekrar öper.)
Naz: (ayrılır.) Yine eskisi gibi aksi, sert davranabilirim
Tarık: hı hı (Tekrar öper.)
Naz: (ayrılır) Ters ters konuştuğumda idare ediceksin beni, isyan etmek, bıkmak yokk
Tarık: Tamam yok, kabull (Tekrar öper.)
Naz: (ayrılır.) Bi dk bekle sen.... (Kollarını


Gravatar ya ben gitmekten vazgeçtim burda sşzinle kalıcam...


Gravatar Ellerim gözlerim kelepçelenmiş
Sevda zindanlarında
Geçiyor aylarım yıllarım gecelerim
Sevda çöllerinde
Yeter ki sen sev beni
Yeter ki inan bana
Varlığın dilimde bir yudum su
Sevda çöllerinde
Hayalin serabın yeterdi bana
Sevda zindanlarında
Yeter ki sen sev beni
Yeter ki inan bana


Gravatar http://www.gezentilki.com/v2/1- a...e4e55309b2bb52a
barisimizla ilgili bir haber.


Gravatar Aman ekle...
Gerçi ben şu an bir tanesini okuyabildim ama biliyorsun zaten.


Gravatar arkadaşlar bnm çıkmam lazım kuzenim bekliyor hadi hoşçakalın barışımızla kalın...

alperen kalmak isterdim ama kusura bakma dostum sonra msn de konuşuruz...


Gravatar http://sizinti.com.tr/index.php

Faydalı bir dergi.Sesli okuma bölümüne tıklayarak da hem dinleyip hem de işinize devam edebilirsiniz...


Gravatar bu gece devamınıda eklicem alperen...


Gravatar Maşallah devamını da bekliyoruz.


Gravatar h.b doğan... tşkler doğan ben bu tşkleri bu senaryoları yazanlara ileticem...


Gravatar hoş geldin karayip korsanım terar söylüyorum senaryoların harika okurken tarık ve nazı hayel ediyorum


Gravatar Adaşın Barış Manço'nun da dediği gibi "Sen gülünce güller açar gülpembe..."
Ne güzel gülerdin...Öylesine samimi,öylesine içtendin ki gözlerin aynası olmuştu kalbinin.Sana baktıkça içim coşardı.Seni izlemeyi o yüzden seviyordum ya zaten.Kaç kişi sadece gülerek mutluluk saçabilir ki etrafına?Kaç kişinin yüreği aydınlatırki bulunduğu yeri?
Sen gülen gözlüm...Sen sürmeli gözlüm...İlk defa seninle sevdim bir erkeğin sürme çekmesini.İlk defa rock yapan bir insanı seninle yakın buldum.Ve hep senden bahsederken söylediğim şu:Ben rock müzik sevmem.Ama Rock yapıp bu denli pozitif olan,bu denli sevgiyle yaklaşan başka bir rocker daha görmedim.O yüzden onu dinleyebiliyorum.
Sevginin ışığı öylesine güzel parlıyorduki Barış...Bu nedenle sen burada değilken bile sadece bıraktıklarına bakarak seni hissedebiliyorum ve sana baktığımda mutlu olabiliyorum.Seni seviyorum Barış.Belki aramızda değilsin ama biz senin yanındayız.İhtiyacın olan kuru sevgilerle değil bunu biliyorum.Dua istiyorsun biliyorum.Merak etme dualarla yanındayız.Dualarımızın sana ulaştığını biliyorum.

İNŞALLAH SIKILMIYOSUNUZDUR

Haylini yanımda taşır oldum sürmelim
Seni nasıl da farkına varmadan kalbime koymuşum
Sanki dövme yaptırarak beynime kazımışım
Seni çok, ama çok seviyor ve de özlüyorum sürmelim

Oturdum, sana şiirler yazıyorum can kardeşim
Bana ilham vererek, sen mısralara döküyorsun
Çünkü, sen benim yüreğimde tek sin
Seni çok, ama çok seviyor ve de özlüyorum sürmelim


Gravatar slm arkadaşlar...


Gravatar "bu karanlık yoktu bir zaman
sen vardın"

sen demek
aydınlık demekti

günbatımındaki güneşimdin
mehtaplı gecelerdeki
ay ve yıldızlarımdın
sözcüklerim şiirlerimdin
sen giderken ne yaptın
tüm renklerini aldın hayatımın
sadece siyahı bıraktın bana
bir de özlemini

yüreğimi götürdün sen
senin için benden vazgeçtiğimi
fark etmedin
sen giderken beni de götürdün

SENSİZLİĞİN SABAHINDAYIM ŞİMDİ
HER YER SENSİZ
HER YER KARANLIK
SANKİ HİÇ GÜN DOĞMAMIŞ ÜZERİME
HİÇ DOĞMAMIŞ GÜNEŞ

YÜREĞİM SUSKUN
YÜREĞİM ÇARESİZ AĞLIYOR BENDEKİ SENSİZLİĞE
SENSİZLİĞİN SABAHINDAYIM ŞİMDİ
SENDEN GERİYE HASRETLER KALIYOR
SONU KALMAYAN HÜLYALAR
BİR TÜRLÜ BİTMEYEN GECE
BİR TÜRLÜ BİTMEYEN YOL
HEP GÜN BATIMLARI
HEP KARANLIKLAR
SENSİZLİĞİN SABAHINDAYIM ŞİMDİ
BİR BOŞLUK VAR YÜREĞİMDE SEN YOKSUN DİYE...


Gravatar Sen bu dünyadan gidince Martılar öksüz şimdi Göçmen kuşlar bekliyor Boş dönüyor balıkçı tekneleri Deniz lodosa verdi kendini Köpürüp,çırpınıyor Geçtiğin sokaklarda gece kuşları ötüyor Korkuyor yavru kuşlar şimdi,ürküyor Gölgene hasret sokak lambaları Titriyor Ağaçları çiçeksiz, suskun kuşları Sen bu dünyadan gideli
Her akşam güneş yorgun dönüyor Sen gidince Bulutlar geldi önce gözlerime Gezdiğin sokaklarda,caddelerde Damla damla düştü yere Değmedi başım yastığa Saçlarımın her teli
Bir iğne gibi Battı gecelerde Yüreğimi de sorma Sorma yüreğimi Giderken seninle Götürdüğün o değil mi?

Sen uyurken,
en içli mısraları yazdım,
bu gece.
Şarkılar besteledim.
Melekler fısıldadı mı kulaklarına?
Yazdıklarımı bıraktılar mı,
yastığının altına?

Sen uyurken,
seherlerle dertleştim.
Kumrulara anlattım herşeyi,
söylediler mi,
seni nice sevdiğimi?

Sen uyurken,
özlemlerimi söyledim ,
dinledi beni elemle,
çiğ taneleri.
Kirpiklerimden süzülen hasret damlaları,
ıslattı mı yüreğini?

Sen uyurken,
sevgileri Cemre gibi yağdırdım üzerine.
Binlerce öpücük kondurdum gözlerine,
Usulca okşadım saçlarını,
hissettin mi?

Sen uyurken,
Tanrı'dan, mutlu olmanı diledim
ve
bütün güzellikleri,
sevdaları,
sevgileri,
bir deli buluta yükledim,
yolladım sana, geldiler mi ?



Gönüllü esaretime 'SEN'le merhaba dedim...

Sana da diyorum ki; 'Dünden Yarınlarıma bugünden HOŞGELDİN


Gravatar ben
ve siyah
ve beyaz
ve zaman
ve keşke...
keşke koparılmadan yüreğimin gülleri
soldurulmadan rengim
ve ağlatılmadan sol yanımın gülüşü
son dileğin nedir diye soran olsaydı...

ah içim ??????????????


Gravatar karayip korsanı senaryolar harika yine ellerine yüreğine sağlık


deniz hoş geldin videonda harika buna ençok aytaç sevinecek çünkü Yalancı Yarim - Asi (jenerik)
videoların devamını senide buraya bekliyoruz


Aşktı o! Değiştiren tüm geceleri..
Aşktı o! Bizi durup yenileyen..
Oydu, duygulu yapan hoyrat elleri..
Oydu, dolu dizgin gidişe dur diyen!!!


Gravatar günaydın ben geldim

alperen siteyi kaydettim sağol


birine teşşekkür etmek istiyorum buraya girip yazdığım yazıları bir sitede başlıklar açarak herkesin okumasını sağlıyor ve burayı tarif eden başlık ta açmış niki slsd adında ve benim hoşuma gitti hernekadar altına alıntı yazmasada ama isterdim güzel yorumlar yazılıyo ben yinede çok teşşekkür ederim


Gravatar cok guzel olmus ama bıraz uykusuz kalmıssın neyse herkese gunaydın arkadaslar


Gravatar Cansu: eh… yani 1-2 kere yapmıştım ama…
Naz: anlat işte…
Cansu anlatmaya başlar. Bir süre sonra…
Naz: küçük küçük kesicem onları ama dimi?
Cansu: tabi tabi… bir kaşığa 40 tane mantı sığması lazım…
Naz: kolay iş canım… sığdırırız ne var…
Bir süre sonra.. mutfak…
Naz her tarafı una bulanmış bi şekilde mantılarla cebelleşmektedir.
Naz: (kızgın söylenir bi taraftan da) hayatında yediği en güzel mantıymış beyefendinin… sen hayatında güzel mantı yememişsin be… uf zaten şu kıymalar da bi türlü durmuyo koyduğum yerde… ne yapış yapış bişey canım bu…
Bir süre sonra…
Naz elinde kaşık, içine doldurduğu bikaç mantıya bakıyordur…
Naz: hmm… pek sığmadı galiba… cansu ne demişti 40 tane sığması gerekiyo… burda… (sayar mantıları) 5 tane var… ama dur dur… (tepsiden bi mantı daha alıp zaten tepeleme dolu olan kaşığa bunu da sıkıştırır) hıııh, 6 oldu işte… (gülümser mutlulukla) ama yani benim suçum yok ki canım… kaşık küçükmüş ben napıyım… hem böyle daha iyi. Küçük küçük mantılarla doyulur mu hiç… bu en ideali… tabi…
Bir süre sonra… tarık masada oturmuş çaresiz gözlerle nazın ye diye önüne koyduğu mantıdan bozma şeylere bakıyordur. ve herkes te ona… Zeynep se dalga geçer bir havayla sırıtıyordur sürekli
Zeynep: bence yeme tarık… ne olur ne olmaz… anlaşılan arkadaşın ilk denemesi..
Naz: sana noluyo be… bi kere ben çok güzel yaptım… sen ye hayatım, bakma ona… benim hatrım için…
Tarık naza bakar bi süre.
Tarık: yemesem?
Naz: niye?
Tarık: şeyy… çok güzel görünüyolar da, kıyamıyorum…
Naz: ye sen ye… sen ye diye yaptım ben zaten onu
Tarık korkarak kaşığı ağzına götürür. Bir süre yüzü buruşmuş bir ifadeyle çiğnedikten sonra zar zor yutar.
Tarık: eline sağlık canım, çok güzel olmuş.
Zeynep: ay ne ince adam ya… berbat olmuş işte, belli… söyle sen tarıkcım. Bişey olmaz. İtiraf et yani. Hem büyük aşçılar nasıl doğuyo sanıyosun. Herkes anadan doğma yemek yapmayı bilicekdeğil ya… böyle yavaş yavaş öğrenicekler…
Tarık: (zeynepten aldığı gazla) yani evet, pek güzel olmamış ama… (nazın yüz ifadesini gördüğü an söylediğine pişman olmuştur, toparlamaya çalışır) ama yani… sonuçta ilk defa yapıyosun sen de… ilk deneyime göre, iyi yani…
Naz: (ağlamaklı) tamam tarık, yorma kendini, anladım ben…
Ve naz kalkıp odasına gider. Tarık da peşinden… naz yatağa oturmuş ağlıyordur sessizce…
Tarık: (yanına oturur) naz, niye ağlıyosun?
Naz: (çocuklar gibidir sanki) sen benim yaptığım mantıyı beğenmedin…
Tarık: hayır…
Naz: (tarığa çevirir yüzünü) yalan söyleme…
Tarık: yani tamam… pek güzel değildi… (nazın hıçkırıkları şiddetlenir o anda, tarık panikle devam eder) ama ilk defa yaptın sen naz.


Gravatar Naz: (hala kızın arkasından bakarken tarığa döner birden) gördün dimi kızı?
Tarık: evet gördüm…
Naz: onlar nasıl bakışlardı öyle ya… içine düşücek sandım bi an…
Tarık: evet… daha ilk görüşte kızların üzerinde bıraktığım etkiler bunlar…
Naz: sen benim sevgilimsin ama…
Tarık: ama sadece bi oyun bu unuttun mu… şu Zeynep te güzel kızmış gerçekten…
Naz: o mu güzel… hıh… zevkine inanamıyorum tarık…
Tarık: (tekrar suratını asmıştır) inanma o zaman…
Ve masadan kalkıp gider. Bir süre sonra, hepsi salonda oturuyordur
Cansu: eee, zeynepcim, yoktun uzun zamandır…
Zeynep: evet, yoğundu işlerim. Ama bikaç yeni yemek tarifi öğrendim… yeyince parmaklarınızı da yanında yiyceksiniz…
Naz: hobi galiba… yemek yapmak yani…
Zeynep: hem de nasıl…
Cansu: ya evet, yemek yapmadan duramaz Zeynep
Zeynep: en çok ta mantılarım sevilir ama…
Tarık: ben de bayılırım mantıya…
Zeynep: tamam o zaman, ben gidiyorum.
Emirhan: nereye?
Zeynep: mutfağa, mantı yapmaya… (tarığa bakarak) E madem misafirlerimiz bu gün gidiyolar. Benim mantımı yemeden gitmesinler…
Bir süre sonra… tarık mantısını yiyordur, afiyetle…
Tarık: (çok beğendiği her halinden belli olurken) eline sağlık valla Zeynep. Hayatımda bu kadar güzelini yememiştim.
Zeynep: ne demek canım… (göz ucuyla naza bakıp) seninki bilmiyo galiba böyle işteri… E tabi yetenek olması lazım insanda… yemek yapmak bir sanattır.
naz: ben mi… ben çok iyi yemek yaparım bi kere, dimi aşkım.. (tarık’a bakar, tarık hala onunla konuşmadığı için yüzünü başka yöne çevirir)
Zeynep: sen yakışıklı olduğun kadar kibarsın da anlaşılan, yüzüne vuramıyosun berbat yemek yaptığını.
Naz kızgın bi ifadeyle zeynebe bakar bi süre ve kalkıp mutfağa gider.
Naz: (mutfağa bakınarak) o kadar zor olmasa gerek… bu kız yapabildiğine göre, ben de yaparım… ama… galiba önce nasıl yapılıcağını bilmek gerekiyo… buldum… cansuya sorayım en iyisi…
Naz cansunun yanına gider.
Naz: cansu, hadi… bana yardım et
Cansu: ne yardımı?
Naz: ya bişey sorucam ben sana…
Cansu: sor tabi…
Naz: mantı nasıl yapılıyo?
Cansu: hmm…
Naz: biliyosun dimi?


Gravatar naz: (masadan kalkıp ikisinin arasına girer ve gözü hala tarıkta olan zeynebe uzatır elini) merhaba, ben naz... tarığın sevgilisi...

zeynep: (naza aldırmadan tarığa yaklaşır, bakışları hala aynıdır) demek adın tarık... (tarığın elini tutar ve sıkar) ben de zeynep, memnun oldum...

tarık, cansu ve emirhan şaşkın bakarken naz zeynebe kızgın bakışlar atıyordur.

Tarık: ben de memnun oldum. (elini çeker yavaşça hiç bırakmaya niyeti olmayan zeynep’ten)

Zeynep: (gözleri tarıktayken başını emirhandan tarafa çevirir) arkadaşın mı ağabeycim?

Emirhan: evet. Tarık çok iyi bi arkadaşımdır. Gerçi yeni tanıştık ama… bak nazı da tanıştırıyım sana… (Zeynep göz ucuyla bakar naza) tarığın sevgilisi o da…

Naz: (elini uzatır, kızgındır sesi) hoş geldin zeynepcim…

Zeynep: (nazın uzattığı eline baktıktan sonra naza bakar tekrar) ay ne kadar şanslı insanlar var şu dünyada… (ve nazı umursamadan emirhanın yanına gider) eeee, hani benim odam ağabeycim?

Emirhan: gel hadi…

Birlikte içeri geçerler.

Tarık: (nazın hala havada olan elini tutup indirirken) indir artık istersen elini nazcım…

Naz: (hala kızın arkasından bakarken tarığa döner birden) gördün dimi kızı?


Gravatar Cansu: hadi şu kahvaltımızı edelim de, daha akşama kadar bizimlesiniz…
Naz: (herkes kahvaltıya başlamışken tarığın kulağına eğilir) hala konuşmuyo musun sen benimle?
Tarık: (nazı duymazdan gelerek) cansucum, şu tuzu uzatır mısın? (cansunun uzattığı tuzu alırken) teşekkürler…
Naz: (yine sessizce konuşur) demek konuşmuyosun… peki tarık… sen bilirsin. Zaten bu gün de bu saçma oyunun son günü. Sonra ne sen beni görürsün ne de ben seni…
Ve naz da kahvaltıya başlar. (tabii sürekli çatalla bi zeytini yakalamaya çalışırken sinirle batırıp hepsini kaçırmasına kahvaltı denirse… )
Emirhan: (nazla tarığa bakarak) siz küz müsünüz yine?
Naz: valla benimle konuşmayan senin o biricik arkadaşın emirhancım, ona sor sen…
Tarık: önemli bişey değil, boş verin…
Emirhan: aaa… size hiç yakışmadı ama… hele dünkü o halinizden sonra…
Tarık: zaten ne olduysa nazın gece beni yataktan düşürmesiyle oldu…
Naz: bakmayın siz ona… kendi düştü de suçu bana atıyo işte…
Ve tarıkla naz birbirine kızgın, cansu ve emirhan ise onlara şaşkın bakarken kapı çalar
Emirhan: (toparlanarak) geldi…
Tarık: kim geldi?
Emirhan: Zeynep…
Cansu: (daha çok kendi kendine, ürkek bi ses tonuyla) Zeynep mi…
Bu sırada emirhan çoktan kapıyı açmaya gitmiştir.
Naz: Zeynep kim?
Cansu: emirhanın kız kardeşi…
Naz: hıı… iyi iyi… ağabey-kardeş hasret gidersinler tabi…
Cansu: (sessizce) sonunda olan bana olucak… daha doğrusu mutfağıma…
Naz: efendim, bişey mi dedin?
Ama bu sırada içeri emirhanla Zeynep girdiği için cansu cevap veremez.
Emirhan: gel zeynepcim, hoş geldin…
Zeynep: hoş bulduk bulmasına ama… ay siz hala bu evde mi oturuyosunuz ya…
Emirhan: niye? Gayet güzel bence bu ev…
Zeynep: bi kere çok küçük çok…
Emirhan: zeynepcim, şu salonun büyüklüğünü hiç görmedin sen herhalde…
Zeynep: üf ben ordan mı bahsediyorum ya… mutfağı diyorum mutfağı… şöyle kocaman mutfaklı bi eve çıkar insan…
Cansu: (emirhanın cevap vermesine izin vermeden) bizim mutfağımız yetiyo zeynepcim, sağol düşündüğün için…
Zeynep: önemli olan size yetmesi değil burda… bana yetmemesi… ay küçücük hiç bi iş yapılmıyo orda…
Cansu: (sessizce) yok canım sen yine yapıcağını yapıyosun…
Zeynep: efendim yengecim???
Cansu: bişey demedim…
Zeynep: iyi… ben ne diyodum en son… hıh hatırladım… mutfak diyodum… yani geçen sefer geldiğimde hatırlarsanıza bi mantı yapmaya kalktım...
tarık: (atlar lafa) mantı mı?
zeynep o ana kadar hiç dikkat etmemiştir tarıkla naza.ama tarığın bu ani çıkışıyla ona odaklanır birden gözleri... hayran hayran bakıyordur şimdi... hatta uzun bi süre öyle kalır. tarık bu bakışlardan rahatsız olmuş, kıpırdanırken naz bi zeynebe bi tarığa bakar.
naz: (masadan kalkıp ikisinin arasına girer ve gözü hala tarıkta olan zeynebe uzatır elini) merhaba, ben naz... ta


Gravatar Naz: napıcaksın… uyudum veya uyumadım sana ne…
Tarık: uyuyamadın tabi sen…
Naz: a aaaaa… niye uyuyamıycakmışım…
Tarık: gönlün razı olmadı benim orda yatmama. Beni düşünüyodun sen. Kimbilir şimdi ne haldedir, ne yiyip ne içiyodur, rahat mıdır, aç mıdır açıkta mıdır, tavuklarla anlaşabiliyor mudur, yaşıyor ya da yaşatılıyor mudur?
Naz: ay tarııık… sen çok reha muhtar izliyosun…şimdi bi off offf kömür gibi yanıyorum çek de tam olsun
Tarık: düşünmedin mi yani?
Naz: neyi?
Tarık: neyi olucak, beni…
Naz: (havalı bi şekilde) ay neyini merak edicem senin… hiç de aklıma bile gelmedin valla…
Tarık: (kızgın) tamam naz… iyi geceler…
Ve tarık naza sırtını dönüp yatar…
Naz: (yatakta doğrulur) a aa… havanı yesinler… ne bu birden sırtını dönüp yatmalar falan… seni odama aldığıma şükret sen be… (tarık hiç konuşmaz, kıpırtısız yatmaya devam eder) haa, bide konuşmuyosun yani… aman ben de çok meraklıydım seninle konuşmaya… konuşmazsan konuşma… ben kendi kendime de konuşurum. (nefes almadan konuşmaya devam eder) Alışığım ben zaten kendi kendime konuşmaya… zaten yalnız geldim yalnız gidicem şu dünyadan… (yanıt bekler gözlerle bakar tarığa, ama tarıktan yine tepki gelmez, o da yeniden devam eder konuşmaya) iyi sus… sen şimdi uyumak ta istiyosundur… ben rahatsız ediyorumdur seni. Kusura bakmıycaksın artık…
Tarık hala hiç bişey demiyordur. Ama bu kez başının altındaki yastığı alır ve kulağına bastırır.
Naz: (bir süre kızgın tarığa baktıktan sonra aynı sinirle konuşur) iyi geceler…
Ve sertçe yatağa bırakır kendini. O da sırtını döner tarığa…
Ertesi sabah… naz esneyerek girer salona.
Naz: (kahvaltı masasında oturan cansu, emirhan ve tarığın yanına gelir) günaydın…
Cansu: sonunda yani… seni bekliyorum kahvaltıya başlamak için, nerde kaldın…
Naz: uyanamamışım işte… (tarığın yanına otururken) neden beni de uyandırmadın tarık?
Tarık: (ses tonundaki kızgınlık hala seziliyordur) dedim şimdi biricik aşkımın güzel uykusu bölünmesin… gerçi sen sabaha kadar rahatça uyumuşsundur o yatakta. E konforlu yatak tabi. Ne bel ağrısı yapar ne başka bişey… banyo küvetlerine ya da taş gibi yerlere falan benzemez. Yani ben mesela… 3 saattir ayaktayım. Uyuyamadım da…
Emirhan: (o ana kadar şaşkın tarığı dinledikten sonra lafa karışır) sen rahat edemedin galiba…
Tarık: (emirhana döner) sen üzerine alınma canım… (naza kızgın bakarak) ben başka bişeyden bahsediyorum…
Emirhan: aaaaa… ama olmadı be alfonsom… şurda kırk yılda bir gelmişsin, onda da iyi ağırlayamadık seni…
Tarık: yok yok, siz gayet iyi ev sahiplerisiniz…
Naz: ay tarık gece yataktan düşmüş te… ondan bu surat asmalar emirhancım, sen bakma ona…
Tarık: ya evet, yataktan düştüm ben gece…
Emirhan: geçmiş olsun o zaman…
Cansu: hadi şu kahva


Gravatar Naz: ama…
Tarık: (sözünü keser) sakın vaz geçtim deme… sen çağırdın... Hem az önce banyo istikametine doğru kuzular, katırlar, tavuklar koşuşturuyordu, kurtarın bizi bu kızın elinden der gibi gibi.... Anlayacağın serin, ferah ferah olan mekanım işgal altında, o yüzden buradayım gu gece..
Naz: (bi süre Tarık'ın zırvaladıklarını anlamaya çalıştıktan sonra, çok haklı bi nedeni olduğuna inanarak) peki tamam… ama sen yerde yatıcaksın.
Tarık: (sırıtarak) oluuur…
Naz: (tarık yere otururken ona bakar) ama… (sesi yumuşamıştır bu kez) sen… orda rahat edebilicek misin…
Tarık: eh… banyo küvetinden hallice en azından…
Naz: (yanındaki battaniyeyi uzatır tarığa) bari şunu ser altına, uyuyamazsın öyle…
Tarık gülümseyerek naza nakar sadece
Naz: ne sırıtıyosun hemen … Ben uyu diye yapıyorum....Sonra uyuyamazsın, sabah bi kalkarım, yanımda dirseğinden destek almış, gözünü kırpmadan beni izleyen, zor nefes alıyorsun gibi geldi de o yüzden baktım diye bahane uyduran bi yüzsüz insan buluveririm
Tarık hala gülümsüyordur.
Naz:Bakma öyle… (battaniyeyi uzatır) al şunu…
Tarık alıp yere serer.
Naz: (yatağın yanındaki yastığı da uzatır tarığa) yastığını da al…
Tarık: (yastığı alırken) düşündüm de… burası öncekine göre bayağı konfurlu aslında…
Naz: E konforlu tabi…Gerçi beyimizin lüks düşkünü, rahata alışmış belceğizi orada da şikayet bonbardımanına tutabilir beni ama Allah'tan komidinde koli bandı gördüm... İnşallah kullanmak zorunda kalmam....
Tarık: Ne yani konuşuyorum diye, ağzımı mı bantlıcaksın? Hem de koli bandı...
Naz: Sen kendinin bi tek konuşurken zararlı olduğunu düşünüyorsun sanırım... Ama ben haberim olmadan beni susturmak için eğilim göstermeni engellemek için de burda bant bulunmasına sevindim...
(Tarık havalı bi şekilde güler.)
Naz: Ne oldu şimdi de kasım kasım kasıldın?
Tarık: Çok etkileyiciyim ben ya....Bi kere öptüm seni, dilinden düşüremiyorsun...Dönüp dolaşıp aynı mevzuya geliyoruz...Biliyorum kolay değil ama buna alışmalısın Naz'cım, sen de bana aşıksın....
Naz: Uyur konuşursun sen sanırım, sen o söylediklerini anca rüyanda görürsün.
(Naz yatakta, Tarık yerde)
Tarık: Sen niye uyumamıştın hala?
Naz: uyumadığımı nerden çıkardın?
Tarık: Bana çektiğin sevgi sözcükleri dolu mesajlardan
Naz: Hangi mesejlar?
Tarık: Şımarık züppee, mesela
Naz: Gerçekten çok fazla sevgi dolu olmuş.
Tarık: Hem de nasıl, bi de alışkın değilim biliyor musun ben bu kadar sevgiye, bünye kaldıramadı tabi...
Naz: Hem ben neredeyse uyucaktım, daha 28565. kelebeği saymamıştım...Gerçi bütün hayvanları saydığımı düşünüyordum ama tırtılı saydım ben, kelebeği saymadım, o da başka bi hayvan sayılır sonuçta, en azından adı değişik
Tarık: Demek senin uykun hemen geliyormuş, yani baksana daha sonuncu hayvanı bile sayamadan uyuyormuşsun nerdeyse


Gravatar Tarık: Hem zaten Naz da hemen içerde yatıyor.. Yani çok yakınımda, onun yanında olmak yeter... Ama neden??? Aman Tarık neden olacak bugün neden onu takip ettiysen ondan....... Neden takip ettin?? ......Şeyden tabiki de canım, neden olacak, canım kavga etmek istedi, ee o demişti beni ararsın diye, ben de hemen buldum onu.Kesinlikle böyle oldu......derim eğer Naz sorarsa, ama ben sadece onu görmek için geldim
Naz: ................kuzu, katır, tavuk... Eee hepsi bitti, başka sayacağım bildiğim hayvan kalmadı ki benim.... Yok yok, hiç kimseye güven olmaz bu devirde... Hani koyunları sayınca uykusu gelirdi insanın, benim daha çok olan uykum da kaçtı bee....Ahh ahh toplumumuz nereye gidiyor, yalan yalan üstüne.....A mesaj geldi...
Not:
NYZ: Naz'ın Yazdığı Mesaj
TYZ: Tarık'ın Yazdığı Mesaj
TYZ: Uyku tutmadı bi sağa bi sola dönüp duruyorsun dimi?
NYZ:Sen kapı deliğinden beni mi gözetliyorsun yoksa?
Tarık: (kendi kendine) Biliyordum uyuyamayacağını, hemen cevap geldi...
TYZ: Demek sen de beni düşünmekten uyuyamadın?
NYZ: En yakın zamanda seni bi KULAK burun boğazcıya götürelim.
TYZ: Senle beraber gideceksek günde üç öğün gidebilirim.
NYZ: Ya niye mesaj yazıp duruyorsun, hemen yanındayım, seslensen duyarım...
TYZ: Sesimi mi özledin?
NYZ: Ne istiyorsun gece gece söyle hadi.
TYZ: Sesini özledim, her zaman yaptığın gibi bi bağırıversene bana...
NYZ: Bağırmam sana..Hakedene bağırırım ben, bağırmamı kazanabilmk için bile değerli olmalı insanlar.
TYZ: Sen de benim için çok değerlisin aşkım.. Bana hep bağırıyorsun ya ondan dedim.
NYZ: Şımarık züppe
TYZ: Çok kızdım Naz... Ceza olarak yanına gelip seni öpmek isterdim amaa....
NYZ: eeeeee
TYZ: Çok mu merak ettin?
NYZ: Çokkk, nerdeyse yanına gelip boğazını sıkıp zorla söyleticem
TYZ: Aaa ama Naz'cım yanıma gelmek için bahane bulmana gerek yok. Sevgilinim ben senin, beni görmek öpmek istemen normal...
NYZ: Asıl sen beni göremediğin için acı çekiyorsundur şu an...
TYZ: Evet çekiyorum ama olsun
NYZ: Ayy canım rahat edemiyorsan odaya gel...
TYZ: Konforlu yatağımdan kalkıp yanına gelemem valla canım
Naz: (kendi kendine) Yemedi yaa
TYZ: Yemedim dimi.... Tanıyorum seni
Tarık: (kendi kendine) Ya ciddidiyse
NYZ: Ben ciddiydim.
TYZ: O zaman aç kapıyı
NYZ: Değildim değildim
TYZ: Sen bu mesajı okuduğunda ben yanında olacağım
Naz: Tarık
Tarık: Efendim aşkımm
Naz: Girseydin içeri öyle kapıda kaldın
Tarık: Sen istersin de ben gelmez miyim?
Naz: (Kalkar yataktan) Ay ciddiye aldı?
Tarık: Sen demedin mi ciddiyim diye?
Naz: Niye geldin?
Tarık: (Yanına gelir.) Şurda yanında yerde yatayım bari, nefesini hissetsem yeter


Gravatar Emirhan: Yanlış anlaşılmaymış canım, geçti gitti.......Ya aşkım niye daha önceden tanıştırmadınız beni Tarık'la, çok kötüsünüz... Böyle bi insanı daha önceden tanımak isterdim ben.
Naz: Aman tanımadığın iyi olmuş, yapışıp kalıyor zaten sonra
Emirhan: Bişey mi dedin Naz'cım?
Naz: Sanki bana yapışmış gibi, vıcık vıcık, sürekli dibimde, şop şop öpüyor yaa, diyorum işte ne kadar güzel dimi...
Emirhan: (Cansu'ya) Naz'ın da güzel anlayışı biraz acayip sanırım
Cansu: (yapmacık) Yaa ya öylee
Tarık: (Naz'a) Iyyy Naz, beni iğrendirdin kendimden
Naz: Her zaman amacıma ulaşmayı başarmışımdır...
Tarık: O zaman vıcık vıcık bi öpücüğü hakettin. (Tarık Naz'ı yanağından öper.)
Emirhan: Şişşş hızlı çocuk, şimdi de biz çıkalım isterseniz...
Tarık: Yok be kanka siz yabancı mısınız?
Naz: Alo babacım, ben bu gece de Cansu'da kalsam..... Baba daha iki gün oldu ne özlemesi, hem bugün son,söz bak...... (Sesini buruklaştırarak)Çünkü biz yeni bi parça öğrendik ve Cansu çalamıyor... Ben de ona öğreticem.... Baba ne demek ben anlamam.... Kız sınıfta mı kalsın....Yazık değil mi o kadar emeğe... Biliyorsun babasının mali durumu kötüye gidiyorr.... Harç parasını zor gönderiyorlar.... Bir yıl daha okutmak kolay mı.... Hem de küçücük, minnacık bi parça yüzünden....Ah ah hem bu kızın geçliğine yazık değil mi.... Bu parça onun hayatına mal olcak (Tekrar normal sesine dönerek) Baba.... baba..ağlamasanaa.... ya baba o kadar da kötü değil durumları... babaa .... kapattı yaa
Cansu: Ne dedi?
Naz: Kullanmadığımız eşyaları falan verelim bari dedi
Tarık: Hmmm demek bizim odamız burası
Naz: Hayır sevgilim burası benim odam, seninki (Odadaki banyonun kapısını açar.) burasıı........... Hem bak bi adet konforlu küveti bile var...
Tarık: Naz saçmalama, nasıl yatarım ben orda?
Naz: Aaa ama hayatım, hem bak bi de şu açıdan düşün: Eğer gece tuvaletin gelir de çok sıkışırsan, benim sıcacık yatağımdan kalkıp da tuvalet arama derdin olmucak...
Tarık: Ben dert çekmeyi severim...
Naz: Ayy Tarık inanamıyorum sana... Ben senin iyliğini düşünüyorum serin, ferah ferah bi mekan ayarlıyorum..........yani ne diyim, senin bu yaptığına resmen nankörlük derler...
Tarık: Naz n'olur bari şurda içerde yere falan kıvrılsam??
Naz: Yok öyle şey.... Sen bunu Emo'cuğuna tabiki aynı odada kalırız demeden önce düşünücektin..
Tarık: Ama onlar aynı odada kalıyorlar... Benim de bi erkeklik gururum var dimi, o kalır da ben kalamaz mıyım?
Naz: Sana gururunla mutluluklar dilerim (imayla) aşkım (Banyonun kapısını kapatır.)
Naz: (13. kez yatakta sağdon sola dönerken) 5231. kuzu, 5232. kuzu, 5233 kuzu....
Tarık: (Küvetin içine iyice yerleşmiş.) Yok canım, o kadar da rahatsız değil, tabi tabi
Naz: 771. katır, 774.katır, 777. katır......
Tarık: Hem zaten nerde olduğun önemli değil ki, kendini nerde hissttiğin önemli: Mesela ben şu an kuş tüyünden yapılmış bi yatakta yatıyorum...
Naz: 22455. tavuk, 22460. tavuk, 22465. tavuk....
Tarık: Hem zaten Naz da hemen içerde yatıyor.. Yani çok yakınımda,


Gravatar Naz: şey… hayır değil… (emirhanın bakışları değişmiştir tekrar, naz devam eder) yani az önce tarıktan ayrıldığım için…
Emirhan: az önce mi?
Naz: senin söylediklerinden sonra onunla hala birlikte olucağımı düşünmüyodun herhalde…
Emirhan: ya, tamam, eğer siz birlikteyseniz… yani ben… yanlış görmüş olabilirim…
Cansu: (emirhana yaklaşır) bana inanıyo musun emirhan?
Emirhan: (utangaçça başını eğer bu kez) tamam, inanıyorum… (cansu memnun bi şekilde gülümsemeye başlamışken) çünkü gözün kanlanmış, demek ki gerçekten bişey kaçtı…
Cansu: (emirhanın koluna sıkı bi yumruk atar) gıcıksın…
Emirhan gülümsüyordur şimdi…
Emirhan: (naza döner) naz, sen de affet tarığı… bak suçu yokmuş işte..
Naz: (tarığa bakarak) yok dimi?
Tarık: yok... valla yok…
Emirhan: hadi hadi, uzatmayın küslüğü…
Naz: E öyle olucak mecburen…
Tarık: (elini nazın omzuna atar) barıştık yani…
Naz: (önce tarığın kendi omzundaki eline sonra kızgınca tarığa bakar, tehtit eder bir ses tonuyla) barıştık tarıkcım…
Emirhan: ama hiç bahsetmemiştiniz bana tarıktan…
Naz: ya… işte yeni de… o yüzden…
Cansu: ben şu masayı toplayım artık… (emirhana döner) sen de bana yardım eder misin hayatım..
Emirhan: tabi canım…
Birlikte mutfağa giderler.
Naz tarığın omzundaki eline bütün gücüyle çimdik atar
Tarık: (acıyla elini çekerken) ahhh… (kızgın naza bakar) naz, noluyo ya…
Naz: demek sevgiliyiz…
Tarık: ne yapabilirdim yani… gözlerimizin önünde mutlu bi ilişkinin sonlanmasına izin mi verseydim…
Naz: ha sen de dedin güzel bi ilişki biteceğine bi başka güzel ilişki daha başlasın…
Tarık: (sırıtarak nazın tek elini tutar) güzel olacağını sen de kabul ediyosun yani…
Naz: (diğer eliyle tarığın eline vurup elini çekerken) ortada bi ilişki olmadığı için güzel mi olur kötü mü bilemiyorum…
Tarık: naz, ne bu şiddet bu celal… yavaş biraz…
Naz: hak edene vurmak lazım bence tarıkcım…İlkokulda kickboks dersleri aldığımı düşünürsek; git o arkadaşının yanına, buna da şükretmeyi öğretsin babası sana.
Tarık: O zamandan belliydi yani şiddet düşükünlüğün
O sırada mutfaktan cansuyla emirhan gelir. tarık hemen kolunu nazın boynuna atar yine…
Emirhan: eee, barıştınız siz dimi?
Tarık: barıştık tabi emirhancım… bizimki gibi büyük bi aşk böyle küçük bi sarsıntıyla yıkılır mı hiç… (naza döner) dimi hayatım… (ve nazın yanağına büyük bi öpücük kondurur)
Naz: (tarığa kızgın bakışlar atarken) Öyle tabi, sevgilim, aşkım, bitanem, pıtırcığım benim
Emirhan: Ohoo bunlar aşmış şimdiden
Naz: (Tarık'ın kulağına) Bu söylediklerimin hepsi ileride sana, tokat, tokat, tokat,tokat olarak geri dönecek bebeğim. İşte bi tokat alacağım daha oldu
Şimdi
Emirhan: Yanlış anlaşılmaymış canım, geçti gitti.......Ya aşkım niye daha önceden tanıştırmadınız beni Tarık'la, çok kötüsünüz... Böyle bi insanı daha


Gravatar arkadaşlar ALFONZO isimli senaryomun devamı

Naz: burda daha fazla kalmak istemiyorum. Ve seni de bi daha görmek istemiyorum.

Tarık: naz, inanıyor musun?

Naz: daha geçen gece tanımadığın halde beni öpebildiğine göre bugün de bi başkasına aynı şeyi yapabilirisn diye düşündüm…

Tarık: naz, saçmalama…

Cansu: bi dakika ya… yok öyle bişey diyorum inanmıyor musunuz… gözüme bişey kaçmıştı sadece, tarık da onu çıkarmaya uğraşıyodu.

Emirhan: buna inanmamı beklemiyosun herhalde

Cansu: ya niye yalan söyleyim ki sana…

Emirhan: kanıtla o zaman…

Cansu: nasıl bi kanıt gösterebilirim ki…

Emirhan: o zaman benden inanmamı bekleme… sizi o halde gördükten sonra…

Tarık: Ya sen beni de yaktın be arkadaşım, yok öyle bişey diyorumm...

Emirhan: Sen hiç konuşmaa

Tarık: (Naz kolunu kurtarma çalıştıkça Tarık sinirlerinir. Emirhan'a kızgın)Ya baksana sen bana, ben var yaa adamı n'aparım biliyor musun? Şurda Naz'la tam aramızı düzeltmeye çalışırken....

Emirhan: N'aparsın ha n'aparsın?





Emirhan: Eee artık bu kadar ısrarın üzerine bu gece burada kalacaksınız dimi Alfonsocum??

Naz: Yok benim kesin gitmem gerekiyor... Zaten iki gecedir dışarıdaydım..

Emirhan: Sahi nerdeydin sen, Vahi amca aradı bizi, bizde kalıyor dedi Cansu

Tarık: Ben de kaldı Emo, nerde kalcak...

Emirhan: Onu hiç düşünemedim ben Alfonsom yaa... Bakıyorum sen bizim kızın gönlünü fena çalmışsın, zordur halbuki

Tarık: Evet biraz zor oldu dostum... Ama siz daha onu iyi tanımıyorsunuz, kuzu gibidir o aslında kuzu.. Şimdi size belli etmiyor, başbaşa kaldığımızda melek melek

Naz: Ooo Allah muhabbetinizi artırsın, biz Cansuyla çıkalım isterseniz, siz takılın başbaşa...

Tarık: (yanında oturan Naz'a sarılarak) Kıskandı benim asabi meleğim, Naz'cım valla seni Emo'dan daha çok seviyorum..

Naz: Daha bir saat önceki halinizi hatırlamıyorsunuz sanırım



1 saat öncesi

Tarık: (içinden: Dur Tarık, fırsat ayağına geldi.- tam emirhan gitmek üzere kapıya yönelmişken) bi dakika… (emirhan durup tarığa bakar) bi kanıt var… biz… (naza bakar) yani nazla ben… sevgiliyiz… (naz büyümüş gözlerle bakarken devameder) ve böyle bi sevgilim varken başkalarına ihtiyaç duymuyorum. Cansunun gözüne bişey kaçmıştı ve sadece yardım etmeye çalışıyodum…

Emirhan: (naza döner bu kez) naz, doğru mu bu?


Gravatar slm arkadaşlar ben geldim...


Gravatar ii geceler arkadaslar..
uzun bi aradan sonra bakmak istedim tekrar ve hala burda olduğunuzu görmek cook güzell..
barıs için devam ettirelim burayıı..
ii geceler..


Gravatar bu siteyi o kadar çok seviyorum ki
hiç biyer kalmadı bitek bu site kaldı dizimizin ardından
bşiler yazmasamda hep okuyorum yazılanları.. paylaşılanları..
tarıkla nazı, onların tertemiz aşkını izlemeyi o kadar çok özlüyorum ki
zaman zaman yalancı yarimle ilgili video lar yaparak biraz olsun özlemimi gidermeye çalışıyorum
en son yaptığım video mu da sizinle paylaşmak istiyorum
http://www.youtube.com/watch?v=R...h? v=RfA4u0QzlLU
umarım bu site hiç bi zaman kapanmaz
sevgiyle kalın...


Gravatar http://www.haloscan.com/comments.../? a=21932#92698

Bizim sitenin adresi.
Kaydet istersen doğan...


Gravatar Youtube işini de bilmiyorum benim insiyatifimde değil,yönetmenimiz bilir ama ben de rica ederim...


Gravatar İyi dilekleriniz için teşekkürler(aytaç ve xxxxx).


Gravatar aytaç buralardayım da yeminle hiç vaktim olmuyor senaryo eklemeye ama bu gece söz veriyorum eklicem...
karayip korsanım | 02.03.08 - 12:39 pm | #

benimki latife idi sen işini hallet önce dersini çalış sınıfları geç mezun ol diplomanı al işini geliştir,
evini arabanı al, eşin dostların çocukların olsun, dostların da bol olsun,
dahada neler istersen olsun,


Gravatar aytaç buralardayım da yeminle hiç vaktim olmuyor senaryo eklemeye ama bu gece söz veriyorum eklicem...


Gravatar merhabalar


Gravatar korsanımız nerdesiniz, sizin senaryolarınızı özledikde, doğan haydi gel sende,


Gravatar cok guzel senaryo yazan arkadaslar vardı sımdı neredeler barısımla dolu aksamlar dılagıyle


Gravatar az sonra dışarı çıkmak zorunda kaldığım için siteden ayrılıyorum, üzgünüm, ancak inandığım şey bizim üzüntülerimizi ve enerjimizi insanlık yolunda çalışmak gibi ulvi duygulara çevirmeyi başarmış olan Barış Akarsu (o da genç yaşlarda derin üzüntüler ve sıkıntılar yaşamasına rağmen)yolunda yürümeyi
ve bu konuda gayret edenleri de izlerken kimsenin diğerini kırmayacağı ortamlara gayret etmesini dilerim, hoşçakalın
Alperen kardeş temsilinizi you tube dan bekleriz,


Gravatar bence ismi bile ürpertici bir mana taşıyan arkadaşımızı

ben bu kısımda özellikle ülkemizi vatanımızı milletimizi korumayı hedefleyen anlamını düşünürüm


Gravatar Ayrıca MEHMET kim olduğunu biliyorum merak etme.
Sen Mehmet değilsin; nam-ı diğer "xxxx".
xxxx hanım buradakilerin üzerine daha az gelip,daha az ithamda bulunarak yazabilirdiniz yazınızı.
Mesela ben;
uzun zamandır(3-4 gün) buraya giremiyorum bunun sebebi de içinde devlet büyüklerinin(vali,büyükşehir belediye başkanı...) de bulunacağı bir Çanakkale piyesinde başrol oynayacak olmamdır yoksa ben ne yapar eder en geç 2 günde bir gelirdim buraya.
Ayrıca:
Son zamanlarda azalmasına karşın bu sitede en azından bir aralar birçok ALPEREN düşmanı vardı. Ben bunları kendimi övmek için değil de bu sitedeki insanların duyarlılığını sorgulamaya kalkan xxxx hanım yanıldığını anlayabilsin diye söylüyorum.
Doğan bu noktada çok haklı farklı siteleri var mehmedimizin ve biz de oralarda bulunuyoruz siz hiç merak etmeyiniz xxxx hanım.
Alperen | 01.03.08 - 4:49 pm | #

arada sırada bazen sık sık yaptığım işleri bir kenera çekip sitemize bakma huyum vardır,
son günlerde okuduğum yukardaki yazıya kısmen hayret ettim, bazı açılardan yazınan bir bölümünde ise kahramanlık duygularımı depreştirdiği için sevinerek okudum,
alperen düşmanlığı kısmına üzüldüm ben şahsen böyle bir şeye kimsenin tevessül etmemesi gerektiğine inanırım,
şahsen yazılarını okumak istediğim bir şahsiyet diğer bir yandan ise mücadele edilecek bir konumda olmadı bu vatansever kardeşimiz neden böyle oldu anlamadım desem yalan olmaz,
Bir başka konu, xxxx meselesi benim için zaten kapandı, tam olarak ne olduğunu da anlamadım zaten, ayrıca 4x diye bir mesele de olmamalıydı fevri yaklaşım sergilendi herhalde,
vatan ve millet olarak birlikte olmaya en fazla ihtiyaç duyduğumuz zaman dilimindeyiz, ben daima ve hatırladıkça şunu düşünürüm, bizlerin tek vatanı var, ama bizler çok değerler yitirdik ve yitiriyoruz, zaten herşey penpal(kalemi ile yazan arkadaş manasınadır) ın karşışındakinin ulvi
ve yüce duygularını insan her zaman bilemez, zaman zamanda merak eder, ancak zaman su gibi akıyor, insanlık tarihi ne kadar eski olursa olsun,
bence ismi bile ürpertici bir mana taşıyan arkadaşımızı oynayacağı temsil için kutlamayı teklif ederim sizlere,
ALPEREN BAŞARILAR DİLERİM SANA,
yazımda tapaj hatası ve istemediğim bir anlam çıkmaması dileğimle,


Gravatar ya bu yalancı yarim çok gsl diziyi baştan sona kadar izledim hafta içide çıkıyodu izliyodum artık başlamı=( bide yalancı yarim bir daha lütfen oynamasın barış akarsunun yerini hiç kimse tutamaz


Gravatar ayrica piyesteki rölünde basarilar dilerim


Gravatar merhabalar herkese .....
hala anlatmak istedigim seyi anlatamadigim icin cok üzgünüm tekrar söylüyorum,benim demek istedigim sadece bir iki kelimeylede olsa anilmasi idi ama derdimi alperenede anlatamadiysam diyerlerine hic anlamaz sanirim.


Gravatar Devlet büyüklerinin de seyretmek için orada bulunacağı olacaktı.


Gravatar Ayrıca MEHMET kim olduğunu biliyorum merak etme.
Sen Mehmet değilsin; nam-ı diğer "xxxx".
xxxx hanım buradakilerin üzerine daha az gelip,daha az ithamda bulunarak yazabilirdiniz yazınızı.
Mesela ben;
uzun zamandır(3-4 gün) buraya giremiyorum bunun sebebi de içinde devlet büyüklerinin(vali,büyükşehir belediye başkanı...) de bulunacağı bir Çanakkale piyesinde başrol oynayacak olmamdır yoksa ben ne yapar eder en geç 2 günde bir gelirdim buraya.
Ayrıca:
Son zamanlarda azalmasına karşın bu sitede en azından bir aralar birçok ALPEREN düşmanı vardı. Ben bunları kendimi övmek için değil de bu sitedeki insanların duyarlılığını sorgulamaya kalkan xxxx hanım yanıldığını anlayabilsin diye söylüyorum.
Doğan bu noktada çok haklı farklı siteleri var mehmedimizin ve biz de oralarda bulunuyoruz siz hiç merak etmeyiniz xxxx hanım.


Gravatar Hepinizi okudum...


Gravatar bir inceleme yaptım kayıtlarımdan,
doğan | 05.02.08 - 10:01 am | doğan ın bu ilk kaydından bu güne ve şuana kadar 478 word sayfası yazı gelmiş sitemize bununlada 1147 bildiriye ulaşmışız yani bir aylık performansımız olarak


Gravatar num lock kilitliymiş 2400 olacak


Gravatar rakam görünmemiş civarında olacakdı


Gravatar aytaç senden de çok büyük yardım bekliyoruz senin çevren geniştir...
karayip korsanım | 01.03.08 - 1:57 pm | #

-------------------------------------------------- ------------------------------

arkadaşlar size daha önce de söylemiştim ama sizden pek ses çıkmadı...
şu BARIŞ KÜTÜPHANESİ ile ilgili konu...
arkadaşlar adamla konuştum biz barış severlerden çok büyük yardım bekliyorlar arkadaşlar yapacağınız şey çok basit okuduğunuz kitapları romanları yani her türlü olabilir bide çevrenizden arkadaşlarınızdan toplayabilirseniz toplayın toplayabilirseniz...o kitapları kolilere doldurun sonra size numara verecem o numralardan birini arıyacaksınız onlar gelip kitapları alıcak...
arkadaşlar lütfen barışımız için yapılan bu projeye destek çıkalım...
ben alperen gamze çalışmalara başladık sizde başlayın 15 NİSAN SON o zamana kadar bişeyler toplayın ne olur...
karayip korsanım | 01.03.08 - 1:55 pm | #

kıymetli dostlarım yaklaşık olarak civarında e-mail abonem var bunların yine yaklaşık olarak yarısı Türkiyede,
bir adresiniz ve konu tam belli olduğunda
buradan yapacağınız duyuruya müteakip o adreslere gerek teker teker gerekse gruplar halinde mail olarak gönderirim,
bilginiz için,


Gravatar aytaç senden de çok büyük yardım bekliyoruz senin çevren geniştir...


Gravatar arkadaşlar size daha önce de söylemiştim ama sizden pek ses çıkmadı...
şu BARIŞ KÜTÜPHANESİ ile ilgili konu...
arkadaşlar adamla konuştum biz barış severlerden çok büyük yardım bekliyorlar arkadaşlar yapacağınız şey çok basit okuduğunuz kitapları romanları yani her türlü olabilir bide çevrenizden arkadaşlarınızdan toplayabilirseniz toplayın toplayabilirseniz...o kitapları kolilere doldurun sonra size numara verecem o numralardan birini arıyacaksınız onlar gelip kitapları alıcak...
arkadaşlar lütfen barışımız için yapılan bu projeye destek çıkalım...
ben alperen gamze çalışmalara başladık sizde başlayın 15 NİSAN SON o zamana kadar bişeyler toplayın ne olur...


Gravatar arkadaşlar alperen'in hepinize çok çok selamı var hepinizi çok özlemiş hala internetini yapamadığı için buraya uğrayamıyor sizden af diliyor... vakit buldukça kaçıp buraya gelecekmiş...


Gravatar slm arkadaşlar...


Gravatar merhaba arkadaslar bugun sızlere barıs dolu gunler dılerım kıb


Gravatar AYTAÇ TEŞŞEKKÜR EDERİM BEN GELDİM YA ÇOK BEKLEDİM BİLİYOMUSUN SENİ AMA

sinemaya gitmiştim korku filmi sonu çok ilginçdi, sisin arkası idi galiba ismi yabancı sinema
mesajını dönünce gördüm,

yine hafta sonu yine cuma yine cumartesi yine pazar ya haftalar ve zaman çok çabuk geçiyor
filmde aklıma son günlerin 4x li mehmet i geldi aklıma bence her ikisi de takma isim o vatandaş bu sitemizin insanı yoksa benim evvelce gönderdiğim
saçma sapan mesajlarımdan pasajı nedereden bulsun,
inanıyorum bana gıcık olanlardan biriydi,
ama esprisi hoşuma gitti lafı gediğine oturtuşu çok güzeldi, aferin akıllı birisi imiş o kimse, niki lazım değil artık,
esprisine hayran oldum ya gam yemem garik


Gravatar derlerki acılar zamanla azalırmış

yaralar derinde olsa bir gün kapanırmış

hayat rüya ve bir yalanmış

olmadı Barışım seni unutamadım...

mapus kalmış yüreğimde sevdan saklı

içim yansada geçmesin derim bu sızı

seni sevmek sevmelerin en güzeli

sensin benim ömrümün tek dostu

ellerim titresede gözlerim görmesede

ecel gelip i alıp götürsede

bu can bedenimi terk etsede ne fark ederki

ben seni sensizlikte sevdim ey sevgili…

sensizlik ölüm sessizliği değilmiydi…


çiçek açmayı

ateş yanmayı

ana evladını unuttumu söyle bana

ben nasıl unutayım seni…

bu yürek yangını beni kavurdu

zaman küllerimi savurdu

sen gittiğinden beri dünya dönmeyi unuttu

ben unutayım seni ey kardeşim …

ben nasıl unuturum seni…


Gravatar barışı çok özledik yaa video için teşekkürler


Gravatar Hani sen gülmeyi iyi biliyorsun ya
İşte bende seninle gülmeyi özledim
Hani sen, " Hayatı yaşayacaksın,
Dolu dolu yaşayacaksın, tadına varacaksın "
Diyordun ya
İşte bende hayatı seninle yaşamayı özledim
Sendin benim için gülmek,sendin benim için yaşamak
Ben sahnede şarkı söyleyişini
Ben dizimizdeki o masum yüzünü
özledim
Ben gülüşümü özledim, ben hayatı özledimi
Seninle bulduğum güzellikleri özledim
Ben varoluşumu, ben seni özledim
Hemde nasıl biliyor musun? Yok bilmezsin...
Sensiz geziymiş, sohbetmiş, eğlenceymiş neyime
Sensiz gülmeyi, nefes almayı dahi
Haram saydım kendime
İşte ben seni böyle özledim
Bilmezsin;
Karanlıklarda, uzaklığına kahredip
Resmine bakıp, yanımda olmadığına ah edip
Kalbim sanki duracakmış gibi atarken
Bir gün gelicekmişsin gibi usulca bekleyip
Her bir damla gözyaşımda seni aradığımı...
İşte ben seni böyle özledim
Aslında biliyorum, seni gözyaşlarında değil
Gülümseyişlerde aramalı
Ama sen yoksun ve ben gülmeyi unuttum
İşte ben sei böyle özledim
Gülmeyi unuturcasına, yaşamayı unuturcasına,
Taparcasına, ölürcesine özledim seni


Gravatar AYTAÇ TEŞŞEKKÜR EDERİM BEN GELDİM YA ÇOK BEKLEDİM BİLİYOMUSUN SENİ AMA NEYSE SONRA KENDİLİĞİNDEN YENİ GİRDİ FAZLA KALAMAYACAĞIM 2.3 ŞİİR EKLEYİP KAÇACAĞIM
Dostu yok gecelerin
geceler çok uzun
geceler bir ömür
ömür dediğin bir tutam ümit
ümidi yok yarınların
tıpkı senin yokluğun gibi
ve ben biraz daha sana hasret...
hasret bir ip boğazıma düğümlenmiş
düğümler her tarafımda
bütün yolllar kör düğüm
ve ben biraz daha ölüyorum
sensizliğin ortasında


Gravatar arkadaslar belkı yorum yazmıyorum ama ben hep burdayım sızlerde olun


Gravatar SENSIN BENIM DOGAN GUNESIM
BENI SARAN,ISITAN,YAKAN,
ICIME KADAR ISLEYEN
SENSIN BENIM KARANLIK GECEYI AYDINLATAN
AYIM VE YILDIZLARIM
SENSIN BARIŞIM;
BENI DUYGUSALLIGA ITEN,AGLATAN,DUSUNDUREN
BENI DELI YAPAN,ŞİİRLER YAZDIRAN
SENSIN BANA;
YASAMA SEVINCINI VEREN,SEVMESINI OGRETEN
ANIDEN HIC OLMADIK ANDA
BENİ BIRAKTIN
GUZEL BIR SARKI SOYLETEN
DALIPTA HAYAL KURDURAN
YUCE ALLAH'A SONSUZ DUALAR ETTIREN
BENI HIRSLI YAPAN SONRADA KORKUTAN
SENSIN,ILK VE SON UMUDUM
OZLEM DUYDUGUM,BAGLANDIGIM
UGRUNA OLDUGUM
SENSIN;
MAVI DENIZDE,UFUKTA GORDUGUM
SENSIN;
KARDEŞİM...


Gravatar aytaç ben doğan msn meşguldu ben siteye giremiyorum yorum yaz bölümü yok sen girersen herkese selam durumumu anlatırsın
evet doğan ın selamı üzerimde kalmasın,
hepinize doğan ın selamı var!!!!!!!!!!!!!!!


Gravatar ya niye bu saate kadar kimse uğramadı ne oluyor arkadaşlar nerdesiniz siz...
karayip korsanım | 29.02.08 - 3:12 pm | #

evet ya niye, nedir, niçin, nasıl, ne zaman??????????????????????


Gravatar Konuşmamız artık bir hayal ise
Seni unutmam yıllar geçse de
Geceme sensiz hüzün düşse de
Sustum, ağlamadım DUYARSIN DİYE

Ben her gece seni hayal ettim
İnan bir gün eksilmedi sevgin
Hasretinle yanlı, tutuştu kalbim
Sustum ağlamadım DUYARSIN DİYE


Hasreti budadım körpe umutlarda,
Sallanıyorum bağ bozumu akşamlarda.
Birleşirim hasretle rüyalarda,
Seni çekerim sensiz ayazlarda.
Bıçağım keskin ve acımasız,
Saldırır uzayan hasret dallarına.
Bir duman tüttürürüm tozlu yollara,
Seni anarım sensiz dağlarda.
Ne zor, ne acı, dayanamıyorum,
Kolaylık bu ya hep ağlıyorum.
Nafile dostum ne edersen et,
Seni inlerim sensiz dağlarda...


Gravatar Gittin sen,tüm gidenler gibi…beni tamamladığını düşünürken,yine yarım kaldım.
Tebessümün takılı kaldı yüreğimde…
sonu yok,ışığı yok,ıssız bir yolda sessiz kaldı yüreğim...
Gözlerine baktığım zaman hayat bulurdum.
Öyle güzeldiler ki…sanki hayat saklıydı içlerinde !
Birden kapattın o gözleri…aldın benden hayatımın en beyaz siyahını.
İşte ondan sonra başladı her şey;kalp ağrılarım,baş ağrılarım,haykırışlarım,hıçkırıklarım….
Benden aldığın en beyaz siyahtı bunlara sebep.
Yaşadıklarımın kötü bir kabus olduğunu düşleyip,geçecek diyordum,
Olmadı,geçmedi her şey artarak daha da çoğaldı.
Pişmanlıklar sardı çevremi,keşkeler birikti içimde,acabalar dolaşıp durdu beynimde…ama yinede hep sen vardın düşlerimde,hep sen çoğaldın,hep sen büyüdün içimde…


Gravatar ben geldim kusurs bakmayın benim bilgisayar siteye girmedi şimdi girebildim ve fazla kalamıcam
gerçekten gündüz kimse girememiş belki aynı sebeptendir diyorum ya siteye giremeyince çok korktum ama şimdi iyiyim hepinizi seviyorum kendinize iyi bakın Barışla kalın


Gravatar ya niye bu saate kadar kimse uğramadı ne oluyor arkadaşlar nerdesiniz siz...


Gravatar herşey gönlünüzce olsun, allaha emanet olun


Gravatar hadi arkadaşlar ben kaçtım 1 , 2 saat uyuyayım sonra kalkıp dersaneye gidicem...
hadi kendinize iyi bakın barışımızla kalın...


Gravatar arkadaşlar bu sefer biraz fazla abarttım galiba ama napim bu senaryo o kadar güzel ve komikki siz de okuyun istedim...


Gravatar Naz: (içerden) Aaa tarık, ayıp ama, geçirseydin ya sen de arkadaşını, evine kadar, hatta sonra da (bağırarak) dönmeseydin…
Tarık: noluyo bu kıza şimdi ya… ben diyorum dengesiz diye ama…... (sessiz) Yalnız aramızda kalsın

Cansu: boş ver sen onu. Öyledir naz. Kalsana sen de bugün bizimle akşam yemeğine

Tarık: bilmem ki… naz da istemiyo…

Cansu: ama bu ev nazın değil.

Tarık: (sırıtmaya başlar bu kez) o zaman zevkle...

Ve ikisi de içeri geçerler.

Naz: yüzsüzlüğün de bu kadarı… hala burda mısın sen?

Tarık: ya senin ne derdin var benimle?

Naz: senin ne derdin var benimle? Bırakmıyosun peşimi bi türlü…

Tarık: bi kere burda kalmamın seninle bi alakası yok.Yemeğe davetliyim ben bugün…
Naz: (cansuya döner) cansu???
Cansu: hiç öyle bakma naz. İçimden geldi, kal dedim ne var.
Naz: (kızgın) iyi, çok güzel…
Tarık: elinize sağlık kızlar, çok güzel olmuş.
Naz: yalnız biz yapmadık bunları…
Tarık: olsun, siz hazırladınız sonuçta.
Naz tarığa kötü bi bakış attıktan sonra tabakları toplayıp götürür mutfağa.
Cansu: (gözüyle oynayarak) of ya…
Tarık: ne oldu, zaten sabahtan beri gözünle oynuyosun.
Cansu: ya, bişey girdi galiba… bi bakar mısın?
Tarık: bakıyım… gel şöyle, ışığın altına…
Masadan kalkarlar.
Tarık: evet, bişey var galiba… dur bi Dakka… (tarık iyice eğilir cansunun gözüne)
Bu sırada dış kapının önünde…
Emirhan: (cansunun sevgilisi) cansu kim bilir ne kadar sevinicek bu çiçekleri görünce…
Ve emirhan gülümseyerek açar kapıyı. Tam cansuya seslenicekken önündeki manzaraya takılır gözleri. Bi süre şokla bakar tarıkla cansuya.
Emirhan: (sessizce) cansu???
Ama cansu duymuştur.
Cansu: (başını kaldırır) emirhan? Sen ne zaman geldin?
Emirhan: şimdi… ne o, istemiyor muydun?
Cansu: ne alakası var canım, hoş geldin…
Emirhan: sana inanmıyorum, hala pişkin pişkin bana yalan söylüyosun
Cansu: ne yalanı?
Emirhan: sizi gördüm. Onu öpüyordun…
Cansu: (şaşkın) nee???
O sırada naz da gelmiştir mutfaktan
Naz: kim kimi öpmüş ya?
Emirhan: (kötü gözlerle tarıkla cansuya bakarken) onlara sor. Ben geldiğimde dudak dudağa olan onlardı…
Naz: ne???
Tarık: (şaşkın) biz mi?
Cansu: emirhan, saçmalıyosun…
Emirhan: gözlerime mi inanıyım, size mi…
Cansu: ne gördün peki? Onu öptüğümü mü?
Emirhan: şeyy… yani, tam görmedim ama… evet öyleydi…
Naz birden hızlıca koşup çantasını alır koltuktan ve hızla döner tekrar
Tarık: (naz yanından geçerken kolundan yakalar) nereye?
Naz: burda daha fazla kalmak istemiyorum. Ve seni de bi daha görmek istemiyorum.
Tarık: naz, inanıyor musun?


Gravatar Tarık: Nerden çıkardın şimdi…

Hasan: Ne işin var yoksa burda…

Tarık: Yok öyle bişey dedim

Hasan: Ben de yedim…

Tarık: Ya sen benimle uğraşıcağına gitsene evine. Baban bekler seni…

Hasan: Yok yok, o şimdi dört elle ibadete sarılmış gözü bişey görmüyordur…

O sırada Hasan'ın telefonu çalar.

Tarık: Kim arıyo?

Hasan: (bi süre telefona baktıktan sonra tarığa çevirir başını) oğlum… sen var ya… cidden ermişsin...

Tarık: (sırıtarak) baban dimi… aç aç…

Hasan önce boğazını temizledikten sonra açar telefonu

Hasan: Buyrun muhterem babacım... (Konuşulan kısmı eliyle kapatır.) Allah'ım adam ünlü peşinden koşan magazinciler gibi sürekli nerede olduğumu sorup duruyor yaa (telefona) Tarıklardayız babacım......... Ne mi yapıyoruz? Tabiki çok güzel bi program bulduk onu izliyoruzz.... Şöyle ki babacım: (Yine konuşulan kısmı kapatır, Tarık'a) Oku bakalım... (Açıp Tarık'a uzatır, Tarık da sesini değiştirmeye çalışarak) Hayır bu davranış caiz değil (Hasan kendi konuşur sonra) Duydunuz mu sayın babacım..... Tarık'ın sesine benzemiyor canım... Peki bağırmanıza gerek yok benziyorr..... Hayır canım onun sesi değil......Kızmayın babacım tamam belki onun sesidir......... Vay şerefsiz benden habersiz televizyonlara çıkmış........ Şerefsiz değil, değil değil öyle mi dedim ben? Aman benim canım arkadaşım, dini bütün dostum televizyonda hayırlara vesile oluyor maşallah, demek istemiştim.... Tamam ellerinizden öptüm babacım, hürmetlerr.....(kapatır) Sıcak mı oldu ne?

Tarık: (hala gülüyordur) yok yok, o cehennemin sıcağıdır..

Hasan: dalga geçme tarık… zaten ilk defa tutmadı plan...hem benim gitmem lazım artık, babam çağırdı.

Tarık: aaa Hasancım, nereye Allah aşkına… oturuyoduk…

Bu sırada hasan çoktan ayaklanmış kapıya kadar gelmiştir, tarık da peşinden. Kapının açılma sesiyle naz ve cansu da gelir.

Hasan: Bi terbiyeli, muhterem insan taklidi yapamadın, anladı işte hürmetli babacığım…

Naz: (atlar lafa) ooo Hasancığım, sen de olması daha muhtemel bişey isteseydin keşke… hem diyosun penguenler kutupta üşümesin, hem de küresel ısınmaya bi dur densin. Yani onunla aynı imkanda bu istediğin.

Tarık: Ne kadar sosyal içerik dolu bir mesajdı bu böyle...Neyseki günümüzde bu tür sorunların kökenine inme çalışmaları var da, senin gibi etrafındakileri küçük düşürme çabası içinde olanlara malzeme çıkıyor.

Naz: Ben birini küçük düşürmek için çabalamam, o kişi küçükse sadece ondaki küçüklük cevherini ortaya çıkarırım o kadar... (Havalı bi şekilde içeri gider.)

Hasan: hadi ben gidiyorum, siz devam edin.

Ve hasan çıkar.

Cansu: niye gitti şimdi bu?

Tarık: babası çağırmış


Gravatar Hasan: Önemli bişeyi bölmedik ya???
(Naz çekingence ve tedirgince bakar Tarık'a)
Tarık: İki el pişti çevirelim dedik, yakalandık.(Naz'a göz kırpar.)
(Naz gülümser.)
Tarık: (Naz'ın kulağına) Sana daha sık göz kırpmalıyım, ödülüm bu sıcacık gülümseme olacaksa....
Naz: (Cansu'nun kulağına.) Arım, balım, peteğm, bitanecik arkadaşım benim... Anahtarı unuttuğuna bu kadar sevindiğimi hatırlamıyorum.
Cansu: (Naz'a sessiz) Unutmadım ki, belki dün ilk kez yaşadığın şeyin devamı gelir dedim, tedbirli davrandım...... ahh, ne vuruyorsun be, keşke destursuz dalsaydım içeri
Tarık: Siz nerde karşılaştınız?
Hasan: Bizim barda...
(Naz tam ağzını açacakken Tarık ondan önce davranır.)
Tarık: Tamam Naz, sizin bar orası; ama yani şöyle toplu olarak (Eliyle hepsini gösterir.) hepimizin barı olsa fena mı olurdu? Biz de şöyle bi ekip olsak???
Naz: Şansını fazla zorlama istersen...
Tarık: (Sahte gülümsemeyle, diğerlerine) Eee kapıda kaldınız, geçsenize içeri...
Beril: (Naz'a) Kızım artık n'apıp da cesaretlendirdiysen, çocuk kendi eviymiş gibi davranıyor. Ne kadar yakın davrandıysan...
Naz: Berilcim, evde süt kalmamış, hazır kapıdayken gidip alıverir msin?
Beril: Tamam. (Çıkar dışarı.)
Naz: Bu kızı içeri alanı fena yaparım...
Cansu: N'oldu şimdi yaa.. Sattın hemen en yakın arkadaşını dimi...
Naz: Seni de dışarı atmamı istemiyorsan sus...

Cansu: Tarık'la yalnız kalmak istediğini başından söyleseydin hiç gelmezdim...

(Tarık içerden seslenir.)

Tarık: Biri bana mı seslendi?

Naz: Yok yok, sen yayılmaya devam et, kendi evinmiş gibi.

Tarık: Sağol...

Naz: Sanki söylemesem yapmıcaktı.



Hasan: Tarık nerdesin sen iki gündür? Bankaya hiç gelmedin, Hulusi amca çok kızdı..

Tarık: İnan değerdi.

Hasan: Belli belli, Naz'ın yanından hiç ayrılmamandan anlaşılıyor yani…

Tarık: Çok mu?

Hasan: Maalesef… Yoksa sen aşık falan mı oldun bu kıza?


Gravatar Tarık: Neyseki ben de en çok kola severim; hadi canım getiriver, light olsun benimki

Naz: Ya sana n'oldu böyle?

Tarık: Oyunun kurallarını öğrendim...



Tarık: Demek bu evde yaşıyorsun?

Naz: Nihayet, kola içmek için geldiğini düşünmeye başlamıştım artık....

Tarık: Ev güzelmiş aslında ama biraz dağınık, tam senin kişiliğini yansıtıyor...

Naz: Ne varmış kişiliğimde?

Tarık: Dedim ya, dağınık... Daha doğrusu dengesiz...

Naz: Eeee sonra....

Tarık: Tutarsız davranışların varr..

Naz: Yapma bee, devam et bakalım

Tarık: Cadılık da var tabi en fazlaa..

Naz: Vay be, ben neymişim

Tarık: Bir öylesin bir böylee...

Naz: Yeter bee, adama bak, hakaret etmeye gelmiş... Ben var ya, kurduğum dengeyle senin davranışlarını tutar, içine cadılığımı katıp, öyle bi dağıtırım ki ne dengesizlik kalır ne tutarsızlık....Hem ben bu evde yaşamıyorum, Cansu'nun evi burası...

Tarık: O da sana benziyor anlaşılan, ama eminim senin de kendi evin olsa aynen bu şekilde olurdu.

Naz: (Ayağa kalkar.) Niye geldiğini söylücek misin sen artık, geleli iki saat oldu...

Tarık: (da ayağa kalkar.) Sensiz geçen yarım saatte, senin ardından oluşan sessizlikte boğuluyordum... Attım kendimi dışarı bi baktım, taksiye yeni biniyorsun... Ne olduğunu anlamadan kendimi senin taksiyi takip ederken buldum, şimdi de buradayım... İşte böyle Küçük Hanım...

Naz: (Bir süre hemen yanında duran Tarık'ın gözlerine baktıktan sonra başını çevirir. Tarık da umutla güzel bişeyler söyleyeceğini bekliyordur.) Bana dengesiz diyene bak... Az önce neler diyordun, şimdi neler diyorsun...

Tarık: Burda ne aradığımı sormadın mı? Anlattım işte.

Naz: (Çoğunlukla kendi kendine)Tamam sordum da ben bu kadar açık konuşabileceğini beklemiyordum..

Tarık: Nasıl, anlamadım...

(Kapı çalar.)

Naz: (sevinçle) Yaşasınn.... (yapmacık) Yani tühh, ne güzel muhabbet ediyorduk şurda, ah bu ziller ah bu ziller... (Kapıya gider bu sırada.) En olmadık zamanlarda çalarlar. (Kapıyı açar, hemen karşısında duran Beril'le Cansu'ya sarılır sıkıca) Canım arkadaşlarım benim, nasıl da özlemişim sizii (Farkında olmadan, sıradaki Hasan'a da sarılır.)

Hasan: Beni de bu kadar özlediğini bilmiyordum...

Naz: Aaa senin ne işin var burda?

(Tarık gelir arkadan.)

Tarık: Aaaa ama Naz'cım, sen evine her gelene böyle mi davranırsın?..... Siz de tam gelecek zamanı buldunuz?


Gravatar Naz: Sabunlu suyla iyice ovala, geçer canım.

Tarık: Sağol ya, bu yöntem neden benim daha önce aklıma gelmedi?

Naz: Akıl akıldan üstündür Tarık'çım, hele söz konusu olan benim aklımsaa...

Tarık: Tamam o zaman, hadi sonra görüşürüz..

Naz: Ona ben karar veririm, görüşmek istersem görüşürüz...

Tarık: Duymuyorum artık seni, gir içeri...

Naz: Yaa sen bana karışamazsın tamam mı? (İçinden: Gitti ya, biraz Naz'a çekelim dedik, gitti.) Burnu havada zırtapoz senii... (Tarık çıkmıştır ama Naz devam eder arkasından konuşmaya.) Ben de seni bişey sanmıştım bee... Bilseydim bu kadar basit olduğunu 5 dk'mı bile geçirmezdim senle...



Tarık: Nazz, Nazz; arkadaşlar Naz'a n'oldu böyle?

Cansu: Dikkat et, yolda kaza yapma; demiştim ama kaza onu evde buldu anlaşılan...

Tarık: Nasıl?

Beril: (Naz'ı dürterek) Geldik canım, aşk çıkmazındayız artık, insen diyorum...

Tarık: Ben zili çalmadan önceki konuyu kaçırdığım için üzülmeye başladım nedense...

Cansu: (Naz'ın kulağına) Kolay gelsin sana Aşık.

(Cansu ve Beril çantalarını alırlar; Tarık ne olduğunu anlamadan Tarık'ı içeri itip dışarı çıkarlar.)

Tarık: N'oldu şimdi ya?

Naz: Tarık, sen ne arıyorsun burada?

Tarık: Beni boşver şimdi; asıl sen az önce nerelerdeydin, öyle boş boş bakıyordun.

Naz: Aman saçma sapan bi hayaldi işte... Hem ne demek beni boşver, konuyu böyle kaynatamayacağını söylememe gerek yok sanırım.

Tarık: Dur bi nefesleneyim... (İçeri geçip, oturma odasında koltuğa oturur.) Ben sana benim evimde böyle mi davranmıştım?

Naz: Ohh be, adamdaki genişliğe bak; çay kahve ne alırdınız beyzadem?

Tarık: Aslında ayran varsa...

Naz: Yokk

Tarık: Kola istemiyorum zaten..

Naz: Tüh bakk, nerdeyse sana istediğin bişeyi getirebilcektim. Ne yazık ki bizde sadece kola bulunur...


Gravatar Beril: Yeni kurbanın mı?
Naz: Çok komiksiniz... Ben onun kurbanı oldum.
Cansu: İnanmam, sen ha, sen şeytana pabucunu ters giydirirsin....Nasıl oldu?
Naz: Öptü beni...
Cansu: Vay vay vay
Naz: İlkti.
Cansu: İki gün tanıdığın adamla elli kere öpüşçek halin yok.
Beril: Yok kızım bu yapar mı yapar valla...
Naz: Off bilmiyorsunuz hiçbişeyi
Cansu: Yaptın mı yoksa...
Naz: İlkti diyorum, hayatımda ilkti...
Beril: Yok artık, buna inanmamızı bekleme.
Naz: Ya ben sizi kekledim hep, hiçbiri gerçek değildi, bundan öncekilerle öylesine takıldım
Cansu: Öpüşmedin bile yani..
Naz: Evet
(Yastıkla vururlar.)
Cansu: Salak, bi de bize neler anlatıyordu, pis yalancı...
Naz: Off neyse ben gideyim eve...
Beril: Kaç bakalım...
(İçerden çantasını alır. Çıkacakken)
Naz: Ben son bişey sorcam ama güleni çok fena yaparım.
Beril: Buna inanırım bak...
Cansu: Sor hadi
Naz: Aşk nasıl bişey, yani aşık olduğunu nasıl anlarsın?
(İkisi de gülerler.)
Naz: Gülmeyin demedim mi sizee?
Beril: Güzelim şimdi "sen nasıl aşık olduğunu anlarsın?" bunu anlatmıcam ama arkadaşın senin aşık olduğunu nasıl anlar kanıtlayayım. Ne yazık ki sen aşıksın.
Naz: Yok artık, gidin işinize bee, size bişey soranda kabahat.
Cansu: Şişş aşık, hız yapma, bu aşık kafayla dalgınlıkla kaza falan yaparsın...
Naz: Koz verdik ya elinize geçin dalganızı...Hadi kaçtım ben.
(Dış kapıyı açar. Karşısında Tarık yakalanmış çocuk edasıyla)
Tarık: Nazz
Naz: Bi de takip ettin yani beni
Tarık: Yoo yoo
Naz: Ne işin var burda
Tarık: (içinden: Evet Tarık kıvır bakalım) Şeyin bende kalmış
Naz: Neyimm?
Tarık: Eee şeyy, şeyin işte canım
Naz: Evet Tarık söylee...
Tarık: off (Derin bi nefes alır ve hızlıca) Gülümsemen gözlerimde kaldı, ne yapsam silinmiyor...


Gravatar Tarık: Özür dilerim tekrar...
Naz: Kapatalım bu konuyu...
Tarık: Sen açtın konuyu..
Naz: Demek ki kapatma hakkı da bende, kapanmıştırr.
Tarık: Tamam, değiştirmişsin üstünü
Naz: Evime gidiyorum
Tarık: Kahvaltı yapmadan mı?
Naz: Tabiki kahvaltı yapmadan, yok bi de seninle kahvaltı yapsaydım...
Tarık: Ben kahvaltı hazırlıyorum...
Naz: Ye o zaman
Tarık: Gel hadi yaa, ilk defa evimde kahvaltı yapıcam...
Naz: Tarık gidiyorum ben...
Tarık: Peki....... Dikkat et kendine, daha tam iyileşmiş sayılmazsın...
Naz: Peki doktorum, hoşçakal
Tarık: Naz dur bi, şunu al
Naz: Ne bu?

Tarık: Aç paketi

Naz: Telefon... Niye aldın?

Tarık: Telefonun bozulduğu için.

Naz: Tahmin edeyim numarasını da kaydetmişsindir hemen...

Tarık: Biraz öyle oldu... (üzgün) İstersen sileyim..

Naz: Neyse kalsın, bigün biriyle kavga yapmak istersen ararsın, benden daha iyi bi partner bulamazsın ne de olsa..

Tarık: Sağol

Naz: Ama bu snei affettiğim anlamına gelmiyor

Tarık: Peki

(Naz kapıdan çıkacakken geri döner.)

Naz: Yine de sağol herşey için... yani uğraştın benimle o kadar...

Tarık: Bişey değil..



Cansu: Ya sen nerde kaldın iki gecedir kızım?

Naz: Tarık'ta


Gravatar Tarık: Nazz, ya Naz sussana, sesin de çok güzelmiş maşallah, Naz cevaplıyorum sorunu, aşık oldum, hem de çok yeni (Ama Naz duymuyordur, gözleri kapalı, kulaklarını tıkamış bas bas şarkı söylüyordur..) Offf (İki eliyle ellerini tutar Naz'ın...)

Naz: Kulaklarım açık olabilir ama ben sesimle bastırırım seni canımm.... Haykıracak nefesim........

Tarık: Benden günah gitti. (Yapışır Naz'ın dudaklarına) (içinden) Hadi şimdi de konuş bakalım, hihi....

Naz: (Bir süre sonra iter Tarık'ı) Ya n'aptığını sanıyorsun sen?

Tarık: Susturuyorum seni...

Naz: Nasıl öpersin beni yaa

Tarık: Öpmedim şimdi yalan söyleme.... Tamamen amacıma odaklandım ve susturmayı başardım...

Naz: Çekil, bırak kolumu, gidiyorum ben...

Tarık: Naz dur nereye bu saatte....

Naz: Belliydi zaten, ne işim var benim tanımadığım adamın evinde, hırlı mıdır, hırsız mıdır, arsız mıdır, ne olduğu belli değil...

Tarık: Naz saçmalama, tamam özür dilerim...

Naz: Çekilsene önümdenn... (Kapıya gelmişken başı döner. Tarık hemen koşup yetişir, tutar.)

Tarık: Naz gel inat etme, otur şuraya...

Naz: Dokunma bana

Tarık: Ama bırakırsam düşüyorsun işte, hastasın halaa.... Gel yardım edeyim...

(Yatağın kenarına geçip otururlar.)

Naz: Ya yapışmasana banaa, uzak dur birazz. (İlk önce Tarık'ı itmeye çalışır ama gücü kalmayınca göğsüne yaslar başını... Bikaç dk sonra, belli belirsiz) İlk öpücüğüm böyle mi olacaktı...

Tarık: Bişey mi dedin? Nazz, uyumuş.....



(Tarık kahvaltı masasını hazırlıyordur, şarkı söyleyerek)

Seni gidi fındık kıran, yılanı deliğinden çıkaran, kaderim püsküllü belam, yakalarsam mucuk mucuk...

Naz: (Merdivenlerin başında) Tam da kişiliğini yansıtan bi şarkı seçmişsin.

Tarık: Kalktın mı, iyi misin?

Naz: Herhalde iyiyim, saçma sapan bi hastalık yüzünden günlerce yatacak halim yok yani

Tarık: Sevindim...

Naz: İnanmam, sen beni öpmek için kaçırdığın fırsatlara üzülüyorsundur için için...

Tarık: Ya Naz istemeyerek oldu...

Naz: Yaa geçerken çarptı dudakların bana...


Gravatar 1 Saat sonra..........

(Artık akşam olmuştur. Bizimkiler Tarık'ın odasında karanlıkta film izliyorlardır.)

Naz: (içinden) İnanamıyorum kendime... Ben resmen aşk filmi izliyorum... Ya ben hiç sevmem ki; korku, gerilim ya da aksiyon izlerim ben..... Daha dün tanıştığım adamla onun odasında, onun yatağında yan yana uzanmış aşk filmi izliyorumm........ Gerçii bu aşk filmleri eskisi kadar saçma gelmiyor sanırım artık bana ama.....(Tarık'a bakıp hemen tv'ye döner tekrar.) Baksana Tarık çok seviyor anlaşılan, gözleri ışıl ışıl.... Aslında tarafsız bakınca güzelmiş film.... Neyse Naz sus artık kaçırdın güzelim filmi....

Tarık: (içinden) Allah Allah nerden çıktı şimdi bu aşk filmi....Ne arar benim evimde böyle filmler....Kesin Filiz izledi burda, unuttu sonra..... İyi oldu ama........(Naz'a bakıp önüne döner.) Baksana Naz da seviyor anlaşılan, dalmış filmi izliyor.......Bu gece de burda kalması iyi oldu canım.... Hem ailesi hasta olduğunu öğrenip üzülmedi.... Naz yalnız başına odasında sıkıntıdan patlamadı......... Ne güzel sevdiği türde bir film izliyor....Hasta olsa, bulacağının en hızlısı olan ben arabayla onu hastahaneye götürebilirm........ Bişey isterse hemen alıp gelebilirim........Tabi tabi Naz için yaptım ben bunu...........Yani benim onun burda olmasından dolayı sevinçten deliriyor olmamla ilgisi yok...... Saçmalama Tarık izle güzel güzel filmini....(İki dk sonra) Yani tabi ben yalnızlıktan kurtuldum, ondan bu kadar seviniyorum... Evet evet. (Kendini tatmin etmişçesine bir oh çeker.)

(Film biter. Tarık ışığı yakar.)

Tarık: Güzeldi film.

Naz: Pek değil, böyle aşklar kaldı mı artık?

Tarık: Kalmıştır tabi. Mesela sen hiç aşık olmadın mı?

Naz: Hayır.

Tarık: Arkadaşların eski sevgililerinden falan bahsediyorlardı....

Naz: Onlar öylesine flörtlerrdi, can sıkıntısına...

Tarık: Hmm (içinden: Hehe aşık olmamış hiç..)

Naz: Peki sen?

Tarık: Ben ne?

Naz: Sen hiç aşık oldun mu diyorum

Tarık: Demiyorsun işte Naz, şimdi dedin.

Naz: Aklı başında herkes o cümleden sorunun tamamını anlardı.

Tarık: Aklı başında herkes soruyu düzgün sorabilirdi.

Naz: Off tamam söyleme

Tarık: Söylücem

Naz: Hayır söyleme, istemiyorum geçti artık.

Tarık: Ya ben söylemek istiyorum.

Naz: Dinlemiyorum dinlemiyorum. (Kulaklarını tıkayıp o muhteşem sesiyle "haykıracak nefesim kalmasa bile" şarkısını söyler.)


Gravatar Naz: Unuttun mu, telefonumu suya düşürmüşüm yaa...

Tarık: Doğruu, neyse........ Biraz daha iyiysen film izleyelim mi?

Naz: Olur.

Tarık: Diğer odada film, alıp geleyim.

Naz: Tamam.


Gravatar Naz: Evet erkek ka... (Tarık'ın bozulduğunu görerek) erkek arkadaşım.

Tarık: Yaa ne güzel. (Kalkar yataktan.)

Naz: Nereye?

Tarık: Ben bi bardak su içeyim, en soğuğundan...

Naz: Sen bilirsin.


Tarık: Eee çağırdın mı Ümitçiğini?

Naz: Tarık baksana bi, n'oldu sana, sanki böyle bi moralin bozuldu.

Tarık: Hayır, bozulmadı.

Naz: O zaman ek iş yapıyorsun. Suratın sirke satıyorr.

Tarık: Off Naz konuşma da ara erkek arkadaşın mıdır nedir

Naz: Sakin ol yaa, ne bu asabiyet... Hem erkek arkadaşım değil Ümit benim, erkek kardeşim.

Tarık: Ama sen erkek arkadaşım demiştin.

Naz: (Gülümseyerek) Off Tarık hastayım ben, ne dediğimi biliyor muyum.

Tarık: Yapma be (Yatağa zıplar resmen.) vallaha mı?

Naz: Evet n'oldu şimdi?

Tarık: Hiç hiç, ya Naz şimdi Ümit'i çağırmayalım, kardeşin ne de olsa, üzülür şimdi seni böyle hasta görünce, sen yine Cansu'da kaldığını söylersin, hı olur mu?

Naz: Anlayamıyorum seni Tarık, az önce kovuyordun nerdeyse.

Tarık: Hayır canım olur mu öyle şey, kalıyorsun dimi.
Naz: Haklısın galiba onları üzmeyeyim.
Tarık: (sevinçle) evett............ Ya aklımdayken telefon numaranı versene bana, belki bi gün lazım olur.


Gravatar Tarık: (sessiz) N'apıyorum ben? Niye burdayım? Gidip televizyona falan baksam yaa, niye kalkamıyorum yanından?
(Naz uyanmaya başlar.)
Naz: Tarıkk
Tarık: Buyrun Küçük Hanım (Hemen kalkar.)
Naz: Başım ağrıyor halaa
Tarık: Bakayım (Ateşine bakar.) Tabi iğnenin etkisi geçti. Şurubu içmen gerektiğini de unuttuk birbirimize laf yetiştirmekten. Hemen şurubu getireyim.
(Getirir ve Naz'a içirir, kendi elceğizleriyle)
Naz: Teşekkür ederim.
Tarık: Sen hastayken ne kadar ılımlı biri oluyorsun böyle yaa
Naz: Sen n'apıyordun orda ben kalktığımda?
Tarık: Hiçç öylesine duruyordum.
Naz: Bana bakıyordun sen, bişey mi oldu?
Tarık: yoooo sadece sanki biraz zor nefes alıyordun, merak ettim.
(Naz gülümser.)
Tarık: İnanmıyorum, gülümseyebildiğini bilmiyordum.
Naz: Sayemde yeni bişey daha öğrenmiş oldun.
Tarık: Naz bu gece de burda kalırsın dimi, yani zaten akşama ne kaldı, iyileşemedin henüz.
Naz: Yok yaa giderim ben (Kalkmaya çalışır. Tekrar yatar.) Tek gidemem ama Ümit'i çağırayım ben.
Tarık: (Bozulur.) Ümit mi?


Gravatar Naz: Fareler insan yiyormuş biliyorsun dimi...
Tarık: Kısmetse beni ne zaman yicek acaba?
Naz: Ya sen sürekli dün geceden bahsediyorsun ya, söylesene bi dün gece tam olarak ne oldu?
Tarık: Sen çok içtin, sarhoş oldun, dans ettik, bana sarıldın, tuvalette gözümün önünde istifra ettin, ben ne olduğunu anlamadan beni öpmeye kalktın, telefonunu suyun içine düşürdün, eve geldik, seni duşa soktumm...
Naz: Çüşş artık, ne demek seni duşa soktum?
Tarık: Kıyafetlerinle, korkma meraklı değilim zaten sana
Naz: Ben o kadar sarhoşken kıyafetlerimi değiştiremem, yoksa senn...
Tarık: Hayır hayır, ben dışarda bekledim, sen değiştirdin üstünü......... Sonra odaya girdiğimde uyumuştun...
Naz: Ne aksiyon dolu bi geceymiş.
Tarık: Bunları senin hatırlamaman da talihsizlik işte.
Naz: Ben unutmamdan dolayı çok mutluyum nedense...
Tarık: Ne kadar şirin olduğunu görsen, böyle düşünmezdin.
Naz: Ben şimdi dün gece, hiç tanımadığım bi adamın evinde mi kaldım?
Tarık: Adım ne benim
Naz: Tarıkk
Tarık: Bak tanıyormuşsun işte
Naz: Ben bunu daha önceden de yaşadım sanırım.
Tarık: Hatırlamaya başladın.... Hem ne olmuş, yemedik ya seni....
Naz: Haddine mi zaten... Aramızda biri diğerini yiyecekse, yiyen ben olurdum Tarık...
Tarık: Senin gibi biri tarafından yenilmeye razıyım ben Küçük Hanım
Naz: Yine başladın bak.
Tarık: Yemeğini de yedin, hadi sen biraz uyu dinlen...
Naz: Neden bu kadar ilgileniyorsun benimle?
Tarık: Cadı madı da olsan sen de bi insan sayılırsın sonuçta.
Naz: Çok kötüsün.
Tarık: Sende hastasın. (Naz'ı battaniyenin altına sokarak) Uyu bakalım artık, hem çenen de dinlenmiş olur.
Naz: Cevap vermeye tenezzül bile etmiyorum.
Tarık: Hala uyumadın mı sen?
Naz: Sen öyle başımda mı dikilceksin, başka işin yok mu senin?
Tarık: Sabah toplantım vardı ama sayende gidemedim. Büyük ihtimalle babam beni gördüğü ilk yerde kesecek.
Naz: Dilinden başlasın, çok uzun zaten.
2 saat sonra.........
(Tarık Naz'ın yanına, dirseğinden destek alarak uzanmıştır ve Naz'ı izliyordur.)


Gravatar Tarık: Senin rahat etmen lazım

Naz: Gitmiyorsun dimi...

Tarık: Gidiyorummm (Çıkar dışarı. İçinden: ) İyileşiyor sanırım, baksana eski formuna kavuştu sayılır.

Naz: Gitti valla, bıraktı beni gitti, yani bana cidden bişey olsa üzülmücek.. Görürsün sen Tarık efendi..... Aman Naz sen de niye üzülsün ki, rahat eder başından savdığı için.... Beni niye o kadar ciddiye alsın ki..... Beyfendinin yatağı da pek rahatmış. Hem de kocaman... Tabi bu yatağı alırken ne gibi hain planları varsaa... Gerçi varsa var, banane yani, hiç işte, boş boş konuşuyorum...


Tarık: Aldım ilaçlarını.

Naz: İyi ödül mü bekliyorsun benden...

Tarık: Sen iyice iyileştin anlaşılan...

Naz: Hemen anladın, bundan önceki hayatında doktor falanmıydın sen?

Tarık: Bişeyler yemek ya da içmek ister misin?

Naz: Aslında ayran varsaa...

Tarık: Tabi varr...

Naz: O zaman kola alayım ben...

Tarık: O olmaz Küçük Hanım, hastasın şimdi, zaten kola zararlı., bi de hasta hasta hiç olmazz

Naz: İnsan bi çorba yapayım mı diye sorar.

Tarık: Senin hatırlatacağını bildiğim için sormadım. Çorba yapayımm mı sana?

Naz: Hayır yapma!!

Tarık: Tamam o zaman hemen yapıp geliyorum.

Naz: (arkasından bağırarak) Anlaşılan seninle çok iyi anlaşıcaz...

Tarık: (bağırarak) Sen bi de dün gece görseydin nasıl anlaştığımızı...

(Yarım saat sonra Tarık çorbayla gelir.)

Tarık: Beğendin mi?

Naz: İdare eder.

Tarık: İlk defa çorba yaptım.

Naz: O belli oluyor canım.

Tarık: İlk defa senin için yaptım.

Naz: Deney faresi gibi kullanıyorsun yani beni.

Tarık: Öyle de denilebilir.


Gravatar Naz: Sakin oll (Odanın içinde koşuşturan Tarık'ın elini yakalar ve yanına oturtur.) Bak dün gece neler oldu, nasıl oldu inan hiç hatırmalıyorum ama seni uğraştırmışım sanırım, teşekkür ederimm herşey için.
Tarık: Bişey değil, inan hiçbişey değil, zevkti benim için.
Naz: Ha yani benim sarhoş halimle eğlendin.
Tarık: Sen de görsen sen de eğlenirdin valla.
Naz: O kadar mı kötü
Tarık: Beni bi ara Abdulrahman sandın, sonra kocanım sandınn....
Naz: Dur dur, yani nasıl kocamsın sandım, nerden çıktı ki o.
Tarık: Valla bilemicem, buldun benim gibi yakışıklı birini, tabi bilinçaltına atılmış böyle bişey, hemen kocacım diye yapıştın banaa.
Naz: İnanmıyorumm ben yaa, rezil olmuşum, off
Tarık: Asma suratını, kimse yoktu zaten barda, bi tek ikimizdik.
Naz: Sana rezil olmuşum ama sonuçtaa.
Tarık: Hiç de değil, çok tatlıydın.
Naz: Ben unutmadan babamı arayayım.
Tarık: Tamam ama dikkat et biraz istersen, hasta olduğunu anlamasın.
Naz: Alo babacım........kızma babacım Cansu'da kaldım ben gece.........Tamam özür dilerim haber vermeliydim................Yok biraz daha burdayım ben........... hapşuu.. yo yok iyiyim, üşütmedim........Sonra yine ararım....
Tarık: Bizim asi kız babasının karşısında süt dökmüş kedi gibiymiş maşallah.
Naz: Seninle uğraşamıcam Tarık, çok yorgunum...
Tarık: Benimle uğraşamadığına göre gerçekten yorgunsun anlaşılan.
Naz: Ha bi de yalan söylücektim sana..
(Zil çalar.)
Tarık: Ben kapıya bakayım, doktordur gelen.......
(Doktor muayene eder Naz'ı. Bi de iğne yapar.)
Doktor: Üşütmüşsünüz sadece, önemli bişey değil, buraya yazdığım ateş düşürücüleri kullanın yarına bişeyiniz kalmaz.
Naz: Teşekkür ederim.
Tarık-doktor dışarda.....
Tarık: Bülent amca bişeyi yok gerçekten dimi, bak var da söylemiyorsann...
Doktorur oğlum sakin ol, yok bişeyi, üşütmüş sadece.........Hem kim bu kızz, annen biliyor mu?
Tarık: Aman gözünü seveyim Bülent amca bilmesinn..
Doktor: Tamam tamam, bu kadar endişelendiğine göre, bu seferkini seviyorsunn
Tarık: Yok yanlış anladın beni, sadece arkadaşım o benim...
Doktor: Ben bilmem valla: O muayene olurken yanında olmanı, elini tutmanı ister; sen onun için bu kadar endişelenirsin, aranızda bişey olmadığına inanmak çok güçç..
Tarık: Yok yani o hasta yaa, ben ona destek amaçlı...
Doktor: Ben bilmem orasını.......... Hadi git de kız yalnız kalmasın.
Tarık: Tamam teşekkürler..
Naz: Ne konuşuyorsunuz bi saattir dışarda Tarık?
Tarık: Hesap mı soruyorsun bakayım sen kocana?
Naz: Off Tarık uğraşma benimlee..
Tarık: Tamam tamam, ben şu ilaçları alıp geleyim, sen dinlen.
Naz: Ya sen gitmesen Tarık...
Tarık: Niye istemiyorsun yanından ayrılmamı?
Naz: Yani bana bişey falan olur, sonra sen beni yalnız bıraktın diye pişmanlık duyabilirsin...
Tarık: Hmmm................Yok ne pişmanlık duycam ben elin cadısının yüzünden, bişey olmaz....
Naz: Git o zaman, piss.... (Dayandığı yastığı alıp Tarık'a fırlatır. Tarık sırıtarak gelir ve yastığı yine Naz'ın arkasına yerleştirir.)
Tarık: Senin rahat etmen l


Gravatar Sabah.....

Tarık, Naz'ın uyuduğu odanın kapısının önünde....
Tarık: (sessiz) Ya benim toplantıya gitmem gerekiyor. Naz'ı uyandırmam lazım,çünkü uyanınca nerde olduğunu hatırlamıcak. Hatta belki beni bile hatırlamaz. Oğlum Tarık neyle karşı karşıya olduğunu bilmiyorsun, herşeye alıştır kendini...
tık tık tık "Naz" tık tık tık "Naz geliyorum."
(Tarık içeri girer. Naz hala kıpırdamadan uyuyordur ama uyurken üstünü açmıştır. Tarık gidip perdeyi aralar. Sonra Naz'ın yanına gelip oturur.)
"Nazz, Nazz, uyan artık sabah oldu."
(Tarık Naz'ın yüzüne düşmüş saçlarını çekerken eli yanağına değer ve...)
"Aman Allaım, yanıyorsun sen... Ah salak kafam, niye duşa soktum ki seni o halde..... Nazzzz"
(Naz gözlerini aralar.)
"Annee, anne"
"Hemen bir doktor çağırmalıyım."
(Tam Tarık yataktan kalkıp telefonu almaya içeri gidecekken Naz halsizce elinden tutar.)
Naz: Gitmee.......çok soğuk
Tarık: Naz bak Tarık ben, hatırlıyor musun? Hani dün tanıştık.
Naz: Tarıkk.......üşüyorum
Tarık: Açmışsın üstünü üşürsün tabii. (Üstünü örter.) Nazcım ben hemen telefonumu alıp geliyorum tamam mı, hemen gelcem. (Tarık gidip telefonu alır, gelir ve doktor çağırır. Doktor geleseye kadar Naz'ın yüzüne ıslak bez koyar.) Biraz daha iyi misin şimdi..
Naz: Hala üşüyorumm..
Tarık: Tamam, doktor geliyor şimdi, ilaç verir bişeyin kalmaz..................... Alo Hasan, ben gelemiyorum oğlumm.... Başlatma şimdi ben demiştiminden, sandığın gibi değil.......... idare edin babamı.... tamam görüşürüz.....
Tarık: Naz senin de bi ailene haber verelim, merak etmişlerdir. Numarayı hatırlıyor musun?
Naz: (halsiz) Hii bugün sınavım vardı benim....
Tarık: Olsun o sorun değil, rapor alırız doktordan...
Naz: Babam merak etmiştir, haber vermeden dışarda kaldım...
Tarık: Tamam işte şimdi ara onu ve bi arkadaşında kaldığını söyle..
Naz: Evet ama önce Cansuya söylemeliyim, babam onu ararsa tedbirli olsun..
Tarık: Hastasın falan ama kafan zehir gibi çaılışıyor...
Naz: Herhalde hasta olduk diye salak da olmadık yaa...................................... Alo Cansu, Ben babama gece sende kaldığımı söylücem, bozuntuya verme tamam mı............ hayır hayır yok bişey iyiyim, sesim kısılmış sadece biraz........... sesim kötü falan gelmiyor, iyiyim ben...............Tarık'da kalmışım gece...............aa cidden ben de bilmiyorum, niye burda kaldım ki ben.......... kapatıyorum..
Naz: Ben nasıl geldim buraya, hatta niye senin yatağında yatıyorum..... Söyle çabuk n'oldu gece?
Tarık: Naz sakin ol biraz... Sandığın gibi değil, sen çok sarhoş olmuştun, evini hatırlamıyordun, ben de seni mecburen buraya getirdim........ Yani o halde bırakamazdım dimi.
Naz: Niye ilgilendin ki benimle, biz seninle gece boyunca atışmadık mı?
Tarık: Ooo sen hiç bişeyi hatırlamıyorsunn
Naz: Tarıkk ben hala üşüyorumm
Tarık: Off n'apsam ki yaa? Bişeyler daha mı örtsem üstüne, ya da üstündekileri mi almam gerekiyorr, off nerden bileyim benn


Gravatar 10dk sonra....

Tarık: Naz giydin mi?

Naz: Hayır gelme, bi türlü kolunu bulamıyorum.

20dk sonra.....

Tarık: Naz giydin mi? Nazz, Nazzz iyi misin? Geliyorum bak. (Gözleri kapalı içeri girer.) Nazz, açayım mı? (Açar gözlerini. Naz üstünü değiştirip uyumuştur Tarık'ın yatağında, Tarık'ın yastığına sarılarak... Tarık yerdeki Naz'ın elbisesini alır ve asar. Sonra yanına gelir, üstünü örter. Yanına oturup bir süre izler.)

Tarık: Çok cadısın biliyorsun dimi... (Kalkıp kapıya gider, kapıda tekrar döner yüzünü Naz'a) Yarın kalkınca büyük ihtimalle unutacaksın herşeyi ...ama ben nasıl unutabilirim artık bu geceyi ve seni...N'aptın bana, bir anda nasıl oldu bilmiyorum. Ama bunu yapmazsam pişman olabilirim. (Yanına gidip Naz'ı dudağından öper.) Umarım herşeyi unutmazsın karıcım... (Çıkıp misafir odasına gider. Naz'sa rüyasında çok güzel şeyler görmüş gibi masumca gülümser.)


Gravatar Tarık: Seni ilk defa görüyorum ben burda.
Naz: şişşşt , burası bizim mekan, ben konuşacağım.....ııı Seni ilk defa görüyorum ben burda.
Suat: Sabaha karşı gelirim ben efendim, mekan kapalı olduğunda. Aslında bugün çok müşteri olmadığı için kapattık dükkanı ama siz varsınız diye erken geldim ben.
Naz: Şişşş yaklaş yaklaşşş
(Suat anlam veremez ve yaklaşır.)
Naz: (sessizce) İçki var mı burda?
Tarık: Nazzz
Naz: Hihh kocam kızdıı, korkma aşkım seni aldatmıyorum.
Tarık: Hadi seni evine bırakayım.
Naz: Tamam bırak.
Tarık: Nerde oturuyorsun sen?
Naz: Sen bilmiyor musun Abdulrahmancım?
Tarık: offff
Suat: Buyrun Naz Hanım içkiniz..
Tarık: (sessiz) Su dimi
Suat: evet
Naz: Off bu seferki daha güzel, bu markadan hiç içmemiştim ben yaa.
Tarık: Naz evlerini hatırlamıyor, sen biliyor musun?
Suat: Hayır efendim dedim ya ben hiç denk gelmiyorum.
Tarık: Tamam........ Eeee napıcaz şimdii...
Naz: Telefonnn....
Tarık: Aferin sana, hadi ver bana bakalım.
Naz: Dur bulcam..... (Ceplerine bakar tek tek.) Buldumm. (Telefona bağladığı süsün ucundan tutup, başarmış edasıyla telefonu sallarken ip kopar ve telefon suya düşer.) Naz'ın yüzündeki galibiyet gülümsemesi, yaramazlık yapan çocuk suratına döner.)
Tarık: Aferin sana yani Nazz, büyük başarı.
Naz: Kızma ya Abdulrahman istemeyerek oldu. (Başını öne eğer.)
Tarık: Gel buraya gel, üzülme (Sarılır.)
Naz: Özür dilerim.
Tarık: Bakayım sana, ağlama Naz, bişey olmazz. Sil bakayım gözlerini, niye ağlıyorsun?
Naz: Bilmem içimden geldi. (Tarık Naz'ın gözyaşlarını siler ve tekrar sarılır.)
Tarık: Üzülme senn.
Naz: Abdüşş uykum geldi, evimize gitsek yaa
Tarık: Mecbur gidicez artık. Ama bi konuda anlaşalım, benim adım Tarık ve biz evli değiliz tamam mı?
Naz: Tamam Tarık.
(Tarık hesabı öder ki bi hayli kabarık bi hesaptır. Naz arabada uyur, eve geldiklerinde....)
Tarık: Nazz, Nazz, uyan hadii.
Naz: (Gözlerini aralar) Tarıkk
Tarık: Evet canım, gel hadi yukarı çıkalım.
Naz: (Koltuğa sarılır.) Hiçç eve çıkacak halim yok, ben burda kalırım.
Tarık: Olmaz Küçük Hanım, gel hadi.
(Tarık Naz'ı kucağına alır. Naz Tarık'ın boynuna sarılmıştır. Başını da omzuna yaslamıştır..)
Tarık Naz'ı koltuğa bırakır.
Tarık: Off amma da ağırmışsın.
Naz: Bi kadın sarhoş, hatta uyuyor bile olsa ona şişman denildiğinde bir kaplana dönüşebilir Tarık.
Tarık: ee ben demedim ki.
Naz: Haa iyi o zaman.... Tarık başım çok ağrıyor, çatlıcak galiba.
Tarık: Gel o zaman.
(Yine belinden tutarak banyoya götürür ve Naz'ı kıyafetleriyle duşa sokar. Sonra odasına götürür. Dolabından Naz'a uygun kıyafet bulur ve yatağın üzerinde, soğuktan büzüşmüş Naz'a vererek)
Tarık: Giy bunları hemen. (Dışarı çıkar.)


Gravatar Tarık: Abdulrahman.
Naz: Tamam mı Abdulrahman hık
Tarık: Tamam Küçük Hanım.
Naz: Bana Küçük Hanım dem.... bööö
Tarık: Yapma ya Naz, az kaldı, geldik tuvalete. (Barda kimse olmadığı için Tarık da içeri girer.) Geç şöyle.
Naz: Senin ne işin var kızlar tuvaletinde?
Tarık: Barda kimse yok
Naz: Ben varım.
Tarık: Olsun karıcım, ben yabancı mıyım?
Naz: Tamam o zaman.
Tarık: Allahım sen ne kadar tatlısın. (iki eliyle Naz'ın yanaklarından tutup kendine çeker, tam öpecekken Naz'ın yine midesi bulanır........ Off Naz nerdeyse üstüme.... neysee...
Naz çıkarmıştır ve rahatlamıştır, yüzünü yıkamaya çalışırken kolları ıslanmıştır.
Tarık: Dur şöyle durr. (Kollarını sıvar ve yüzünü kendi yıkar.) Gel bakalımm.Çocuk gibisin Naz, yüzünü bile kendin yıkayamayacak kadar içiyorsun.
Naz: Aşk olsun kocacım, biz iyi günde kötü günde diye söz vermedik mi şahitler huzurunda, belediye başkanının kıydığı nikahımızda.
Tarık: Ooo bakıyorum ayrıntıları bile hatırlıyorsun...
Naz: Eee hafızam çok güçlüdür benim, öyle değil mi ............, adın neydi senin yaa
Tarık: Aaa ama Naz, kocacığının adını hatırlamıyor musun?
Naz: Kızma kızma aşkım, şaka yapım. (Yanağına sesli öpücük kondurur.) (içinden) Boşamaz inşallah beni....Hatırlamıyorum ki.... Yok yok, kesin boşar bu beni hık, bakışlara bak, bişeyler yap Naz bişeyler yapp..
(Naz birden Tarık'ı iter ve kapıya yaslar, kendi de hemen yanındadır.)
Tarık: Naz napıyorsun?
Naz: Böyle hık, daha heycanlı değil mi kocacım
Tarık: Naz dur, saçmalamaa...
Naz: Aşkımm, midemm
Tarık: Off gel şöyle gell
Tarık: Daha iyi misin şimdi?
Naz: Evet, masamızda oturuyorum işte ne güzel. Bizim masamız, sizin değil...
Tarık: Ohh sonunda biraz hatırlamaya başladın.
Naz: Bilal içkim nerde kaldı?
Tarık: off alkolik çıktı başımıza....... Naz senin bir an önce evine gidip bi duş alman ve kendine gelmen gerekiyor..
Naz: Bilal içki dedim.
Suat: Bilal abi çıktı efendim.
Tarık: Seni ilk defa görüyorum ben bu


Gravatar Tarık: Bak tanıyormuşsun, hadi dans edelim
Naz: Aaa cidden tanıyormuşum, hadi edelim.
(Tam ayağa kalkarlar....)
Naz: Dur dur dur, sen kandırdın beni. (Tekrar oturur.)
Tarık: Yok canımm; tanırsın beni, ben hiç öyle bişey yapar mıyım?
Naz: Nerden tanıcam bee
Tarık: Biliyordum zaten.
Naz: Neyi?
Tarık: Benimle dans edemeyeceğini.
Naz: Nedenmiş o?
Tarık: Çünkü daha bir kadehten sarhoş oldun ve ayakta duramıyorsun?
Naz: Bi kere bi kadeh değil, ne zamandır içiyorum biliyor musun sen?
Tarık: Olsun, ben o kadar içsem meselaa....yine de dans edebilirdim.
Naz: Ben de ederim... Kalk kalk kalk kalk (elinden tutup kaldırır.)
Naz: (bağırarak) Bilal ben dans ediyorum, benim kadehi değiştir, şişeyi yolla hatta sen bana.
Naz: Eee çok içmiş olmama rağmen dans edebiliyor muymuşum?
Tarık: Fena sayılmaz..
Naz: Niye ki, gayet güzel dans ediyorum hık
Tarık: Bilmem sanki böyle biraz uzak duruyorsun, hani dans edemediğini söylememden korkar gibi.
Naz: (İyice sokulur Tarık'a) Korkmam ben hiç bişeyden .............., Şey ya, adın neydi senin hık
Tarık: Söyledim yaa.
Naz: Unuttum ben hık
Tarık: Aşkım benim adım.
Naz: Aşkım sen de iyi dans ediyormuşsun hani....
Tarık: (sessiz) Küçük ukala senii, nasıl da kuzuya döndün....
Naz: Bişey mi dedin aşkım.
Tarık: İçki diyorum, ne güzel bi buluş dimi...
Naz: Yaa evet, ben çok dayanıklıyımdır biliyor musun içkiye, yani içerim içerim bişey olmaz.
Tarık: Evet bişey olmuyor. (içinden devam eder.) Çünkü çok şey oluyor, çok sarhoş oluyorsun... Peki sana n'oluyor Tarık, sen ne zaman sarhoş bi kızla uğraştın da şimdi uğraşıyorsun. Ama baksana abi (Naz artık yorgunluktan başını Tarık'ın omzuna yaslamıştır.) hiç bi kız sarhoşken bile bu kadar güzel değilki.... tabi bi de cadıı.
Naz: Aşkımm
Tarık: Efendim aşkımm
Naz: İlahi aşkım, aşkım senin adın unuttun mu?
Tarık: Unutmuşum, efendim Nazcım söylee
Naz: Hop hop, bana öyle cımlı cumlu konuşma, asabımı attırma şimdi.
Tarık: Peki Naz söyle ne istiyorsun?
Naz: Ha şöyle yola gel....Ben bi tuvalete gideyim.
Tarık: Tamam, biliyorsun dimi yolu.
Naz: (Tarık'tan ayrılıp çıkışa döğru yürürken) Burası bizim mekanımız, (Masa diye orkestrayı göstererek) Bu da bizim masamız...Aaa midemmm....
(Tarık koşarak gelir ve belinden tutar.)
Tarık: İyi misin?
Naz: Midem bulanıyorr, tuvalete gitmeliyim.
Tarık: Yardım edeyim.
Naz: Bırak, ben kendim gidebilirim.
Tarık: Yaa o yüzden çıkışa gidiyorsun, gel bu taraftan (Tekrar belinden sarılır, bi eliyle de kolundan tutar.)
Naz: Tamam bu seferlik yardım et, ama o da arkadaşım olduğun için, tamam mı .........., adın neydi yaa senin.


Gravatar Tarık: Hadi Küçük Hanım siz de artık evinize gidin.
Naz: Bilallll, içki dedim.
Bilal: Benden günah gittti.
(İçmeye devam eder.)
Naz: Ya seni birine benzetiyorum ben ama.
Tarık: Eski sevgiline mi
Naz: Yokk bee, o sümsüğün tekiydi.
Tarık: Ben değilim yani.
Naz: ı-ıı ağzımdan yakışıklı olduğuna dair tek kelime alamazsın, hık
Tarık: Senin de çok sıkı ağzın var canım, sır veriyorsun sEr vermiyorsun.
Naz: Öyleyimdir. Buldum sen Alfonsa'ya benziyorsun? Hani şu rallici.
Tarık: Yok canımm, benzemiyorumdurr...mu ki acab
Naz: Evet evet hık, zaten sen de hiç araba kullanabilecek kabiliyet görünmüyor, her ne kadar bana rakip olacak kadar olmasa da Alfonsa iyi araba kullanır. hık
Tarık: Bu iş çok eğlenceli olmaya başladı yaa.
Naz: Hangi iş?
Tarık: Hiçç boşver senn, iç iç...
Naz: (bağırarak) Bilal değiştir şu müziği [Ay bu Bilal'e de acıdım şimdi ben yaa]
(Romantik bir parça çalar.)
Naz: Eee hiç konuşmuyorsun?
Tarık: Konuşmamı isteyeceğini sanmamıştım.
Naz: Bak ........, Şey adın neydi senin? (Bu arada Naz çok fecii sarhoş oldu.)
Tarık: Adım Tarık, Naz Hanım.
Naz: Benim adımı biliyorsun, hem de bu hitap şekli Küçük Hanımdan iyi.
Tarık: Az önce arkadaşın söylemişti.
Naz: Çok dikkatliisn bakıyorum.
Tarık: Farkında olmadan öğrenmişim......Naz, dans edelim mi, sıkıldım benn.
Naz: Olmaz
Tarık: Neden?
Naz: Hık, ben niye tanımadığım adamla dans edeyim be.
Tarık: Tanımıyor musun beni?
Naz: Hayır.
Tarık: Tanıyorsun yanii
Naz: Tanımıyorummm hık
Tarık: Bak benim adım Tarık... Şimdi söyle bakalım, adım ne benim
Naz: Tarık..


Gravatar Tarık: Eee öyle sayılır, bizim masamıza oturmuşsunuz.
Naz: Bizim masamız.
Dülülülülü dülülülü
Cansu: Efendim aşkım..............Ya biz Nazlarla dışarıdayız.
Tarık: (bağırarak) Bilal şu müziği değiştirin artık
Naz: (bağırarak) Değiştirmeyin, bu kalsın.
Cansu: Yok aşkım, sadece kızlar var............... yaa onu tanımıyoruz biz, yan masada oturuyorr... ... off tamam geliyorum..........Kızlar ben kalkıyorum, atıştık zaten senin yüzünden Mehmet'le yine
Naz: Off çok şımarttın kzıım sen bu çocuğu, havalandı havalandı, söndür şunun havasını biraz.
Cansu: Ben gidiyorum, gelen var mı?
Beril: Hadi biz de gidelim.
Naz: Nereye yaa daha yeni geldik, masamızı bu zibidilere bırakacak halimiz yok yaa
Esin: Valla benim de gitmem lazım, babamın haberi yok çıktığımdan, merak etmiştir bile.
Naz: Saçmalama otur; ben yanındaydım, küçük kızına ben bakıcılık yaptım derim babana.
Esin: Komik seniii.........Hadi ben de geliyorum
Cansu: Sen de kalk artık.
Naz: İyiyim ben böyle, hadi size güle gülee, satıcılar....
Beril: Otur o zaman burda
Cansu: Bak Naz'a daha fazla içki vermeyin tamam mı Bilal, biliyorsun çok dayanıksız.
Bilal: Tamam Cansu Hanım vermeyiz.
Beril: Bi de bizim söylediğimizi bilmesin.
Bilal: Tabi
Naz: (bağırarak) Bilallll, baksana bii.
Bilal: Buyrun Naz Hanım.
Naz: Bişey söyle şu adamına bana içki vermiyor. Kov gitsin.
Bilal: İçki kalmamış da Naz Hanım.
Tarık: Zaten senin yaşında bi kzıın tek başına, bu saatte barda olması bile yanlışken sana içki vermemeleri gayet normal
Naz: Bu lafın üstüne artık bana içki getirmezseniz olayy çıkarırım.
Bilal: Ama Naz Hanım içmeseniz artık daha iyi olur.
Naz: Sana mı sorcam bee, getirin çabuk.
Dülülülülü dülülülü
Hasan hemen ayağa kalkıp, elindeki bardağı bırakır.
Hasan: Buyrun Hacı Babacım..........Nerde miyimm, eee şeyyy camideyim.
Tarık: Çüşş artık bu saatte.
Hasan: Şeyyden, camideyim babacım, birikmiş namazlarımı kılıyorum...........Tamam babacım geliyorumm.... Hürmetlerr...
Tarık: Nereye len satıcı?
Hasan: Hadi kalkın gidelim artık.
Naz: Bana diyene bak, senin arkadaşların erkek olmalarına rağmen babalarından izinsiz dışarı çıkamıyorlar.
Tarık: Kaybol Hasan, rezil ettin beni.
Kemal: Ben de gidiyorum abicim, sabah erken toplantım var.


Gravatar Tarıklar Nazların oturduğu masanın başında...
Tarık: Oğuz baksana bi buraya.
Oğuz: Buyrun Tarık Bey
Tarık: Bu küçük hanımlar bizim masamıza oturmuşlar.
Naz: (Ayağa kalkarak) Burası bizim masamız bi kere küçük bey
Bilal: Allah işte şimdi yandık. N'apıcam ben bu manyaklarla?
Tarık-Naz: (Oğuz'a) Bilal'i çağır bana.
Oğuz: Geliyor zaten kendisi.
Bilal: (Sırıtarak gelir.) Oooo Tarık, Naz siz tanışıyor musunuz yaa?
Tarık-Naz: Bizim masamıza, bizim masamız diyorlar. (Kızgınca bakarlar birbirlerine)
Bilal: Sakin olun lütfen, bakın bu gece mekanımız boş zaten, başka bir sürü masa var, biriniz oraya geçseniz.
Tarık-Naz: Onlar geçsin.
Cansu: Uzatma işte kızım bırak kalkalım yaa
Hasan: Tarık biz geçelim başka bi yere oğlum, bu bayanları kırmayalım şimdi.
Tarık-Naz: Olmazz.
(10 dk sonra masanın bi tarafında Nazlar, bi tarafında Tarıklar oturuyordur.)
Bilal: Bakın ne güzel çözdük sorunu.
Hepsi: Kaybol Bilal.
Bilal: Gittim bile...
Cansu: Off ya niye kimse yok ki bugün burda?
Esin: Gerçekten hiç böyle olmazdı.
Naz: Keşke tamamen boş olsaydı da kendi kendimize takılsaydıkk.
Tarık: Biz de memnun değiliz böyle olmasından, yani dimi Hasan?
Naz: Sana soranoldu mu?
Tarık: Sana da söyleyen olmadı küçük hanım.
Naz: Ya küçük hanım demesene bana
Tarık: Neden küçük hanım?
Cansu: Naz ya Mehmet'e söylemeden apar topar çıktım evden, neydi bu acele anlamadım ki
Naz: Kızım sen de kölesi oldun çocuğun, haber vermeden dışarı bile çıkamıyorsun.
Cansu: Bana diyene bak!
Beril: Aaa şimdi hakkını yeme, Naz hiç kimseye bağlanmaz, ne çektirdi çocuğa hatırlıyoruz hepimiz.
Naz: Erkek işte, hepsi aynı, fazla değer vermeye gelmez..
Tarık: Kız milletine yüz vermeye gelmez oğlum, sonra arkandan konuşurlar.
Naz: Ya sen bizi mi dinliyorsun?
Tarık: Haa, efendim, bişey mi dedin Küçük Hanım
Naz: Kulakların diyorum, tıka onları bir an önce, ben etkisiz hale getirmeden.
Tarık: Diyorum işte oğlum ben size, cazgır bu kız milleti.
Kemal: Genelleme yapma patron, mesela ben dün bankada bi afet gördüm ki sorma.
Tarık: Yapma bee, ben nasıl kaçırdım.
Naz: Bi de böyle her gördükleri kıza asılmaları yok mu, zavallılar...
Tarık: Neyseki bu cadı tiplerden fazla yok etrafta da, insanın güzel, hanım tipleri görünce gözü gönlü açılıyor.
Naz: Sen ne demek istiyorsun?
Tarık: Üstüne mi alındın?
Naz: Hayır canım, benim alakam yok o dediğin kızlarla
Tarık: Ya ya kesin öyledir.
Beril: Naz dinleme sen onları, önüne bak biraz.
Naz: Nasıl bakayım, tam önümde sırıtan bi yüz var.
Tarık: Ben sırıtmıyorum, gülümsüyorum Küçük Hanım.
Naz: Sırıtıyormuşsun gibi görünüyor ama.
Tarık: Hem siz istediniz bizimle aynı masada oturmayı..
Naz: Şuna bak yaa, gören de sizi masaya biz davet ettik sanır


Gravatar Tarık: Şişşşt pişşt Hasann (Cama bi taş daha fırlatır.)
Kemal: Tarık niye ilkel yöntemlere başvuruyorsun, arasak ya telefonla.
Tarık: Aradım zaten bay çok bilmiş, ama telefonu kapalı.
Kemal: O zaman zile basalım.
Tarık: Balık hafızalı senii.... Babası Hacı amcanın en son zili çalışımızda, oğlumu yoldan çıkarıyorsunuz diyerek kafamıza ayakkabı fırlattığını unuttun hemen dimi
Kemal: Unutmuşum..Bari şu taşların boyutlarını biraz büyült, dondum burdaa
Tarık: Hasannn (Bi taş daha atar.)
(Hasan yataktan kalkıp cama gelir.)
Hasan: N'oluyor be bu saatte?
Tarık: Hadi gel gidiyoruz.
Hasan: Uyucam ben gidin.
Tarık: Al bi tavuk daha.
Hasan: Len Kemal, sen nasıl çıktın dışarı, hani hemen uyucam demiştin telefonda.
Kemal: Oğlum zorla çıkardı.
Hasan: Kendi patron tabii, rahat adam.
Tarık: Kovucam şimdi ikinizi de. 3 dk'da aşağıya gelmezsen bankaya da gelme bir daha.
Hasan: Emredersin patron.
Beril: Naz, daha kaç kişiyi alcaz?
Naz: Bi de Esin'i aldık mı tamamdır. Sadece dört kişiyiz yani bu gece.
Cansu: Nereye gidiyoruz peki?
Naz: Tabi ki bizim mekana.
Hasan: Nereye gidiyoruz patron?
Tarık: Tabi ki bizim mekana.
Bilal: (Barda gezinerek) Oğlum bak bakayım bi buraya.
Barmen: Buyrun efendim.
Bilal: Niye bu kadar boş ki burası bugün?
Barmen: Bilmem.
Bilal: Ben de tam adamına soruyorum, git bak işine.
Bilal: Kızım bugün Tarık Beyler uğradı mı hiç?
Görevli: Hayır efendim.
Bilal: Peki Naz Hanımlar?
Görevli: Onlar da gelmedi efendim.
Bilal: Güzel, demek hala yağlı müşteriler gelebilir.
Gece klübünün sağında ve solunda bulunan sokaklardan aynı anda Naz ve Tarık'ın arabası çıkar. Dönerken hız kesmeyerek dikkatleri üzerlerine çekerler. Ve aynı hızla klübün önüne gelerek ani bi frenle, arabalardan çıkan yüksek sesler içinde dururlar. Şoför koltuklarında oturan Tarık ve Naz, birer elleri direksiyonda gözlerini kısarak birbirlerine bakarlar. Aynı anda arabadan inerler ve kapıdaki görevliye aynı anda anahtarları atarak " Her zamanki yere çekiver." Tabi görevli ikisini de yere düşürmüştür.
Görevli: (Naz'a bakarak) Tabi Naz Hanım (Tarık'a bakarak) Tabi Tarık Bey.
Bir süre birbirlerine kızgınca baktıktan sonra...
Naz: Hadi kızlar sallanmayın. (Tarıkların önlerinden geçerlerken Naz saçlarını savurur.)
Tarık: (arkasından) Havanı sevsinler... Hadi biz de girelim içeri.


Gravatar SİL BAŞTAN
bu senaryomun ismi (ALFONSO) olsun
Kemal: Oğlum çekmeseneee, bırak ya Tarık, çık git evimdenn
Tarık: (Hala yatmaya çalışan Kemal'in kolundan çekeleyerek) Saat daha 10, bu saatte tavuklar bile uyumazz, kalk gidelim dolaşalım biraz
Kemal: Ya istemiyorum abicim, git başkasına yap işkenceni sen, uğraşma benimlee
Tarık: Sen şimdi kalkacaksın ve işkencemizi başkalarına birlikte yapacağız canım, hadi hadii
(Tarık, Kemal'i zorla kaldırır ve dışarıda giyinmesini bekler. Kemal giyinip dışarı çıkar.)
Kemal: Tarık bana attığın bu kazığı unutamam, yarın çok önemli bi toplantım var ve çok erken saatte; benim uyuyup dinlenmem gerekiyordu.
Tarık: (Önünde sürükleyerek) Yürü yürü, çok konuşma... (Hizmetli kızın yanından geçerken) Sağol (Göz kırpar.)
Kemal: Sen açtın dimi bu adama kapıyı; ben sana önce delikten bak, yaramaz tipli insanları içeri alma demiyor muyum?
Hizmetli: İyi ama Kemal Bey, Tarık Bey sizin arkadaşınız, tanıyorsunuz diye......
Kemal: Ben sana tanımadıklarını değil, yaramaz tipli insanları dedim...
Hizmetli: Peki efendim.
Tarık: Öfff sus artık, yürü. (Tarık, Kemal'i dışarı çıkarınca tekrar içeri girer.) (Tatlı gülümsemesiyle) Nasıl yani sen beni içeri almıcak mısın bi daha?
Hizmetli: Tabi ki alacağım, ben öylesine söyledim.
Tarık: Güzelll...Ha bu arada sadece Tarık de (Yine göz kırpar.Dışarı çıkar.)
Hizmetli: Olur Tarıkçım
Naz: Cansuuu, hemen kalkıp giyiniyorsun ve kapıya çıkıyorsun. Geldim sayılır.
Cansu: Ya şaşırdın mı sen kızım, senin bu saatte sınıfı geçebilmen için çello çalışıyor olman gerekiyor. N'apıcaksın yarın?
Naz: Off babam gibi başlama şimdi yine, bak 5 dk'ya kapıdayım.
Cansu: Sen az önce evden yeni çıktım demedin mi?
Naz: Evet..
Cansu: O kadar yolu 5 dk'da nasıl geleceksin sorabilir miyim?
Naz: Yarıladım bilee
Cansu: Yine hız yapıyorsun dimi... Alfonso'nun kız versiyonu gibisin maşallah
Naz: Ayy yesinler Alfonso'sunu... Alfonso Naz'ın erkek versiyonu bi kere.
Cansu: Söylücem Vahi amcaya valla
Naz: Yok canım. Ankara'da yaşayan ailen, senin erkek arkadaşınla aynı evde yaşadığını bilmiyordu dimi....... yani şimdilik....
Cansu: Tamam canım arkadaşım, çıktım bile kapıyaa.
Naz: Hiiiii
Cansu: Nazz, iyi misin bişey mi olduu??
Naz: Polis çevirdi, yaktın beni, ceza olarak bu geceki hesaplar senden..
Cansu: Nazz, Nazz kapattı cadı
Polis: Araba kullanırken telefonla konuşmanın cezası var bilmiyor musunuz? Hatta hız da yapıyordunuz..
Naz: Ben de aynısını telefondaki eski sevgilime söyledim çok saygıdeğer başkomiserim; ama yok, çocuk bi tutturmuş sensiz yapamıyorum diye. Almış eline hapları kapatırsan içerim bunları diyor. Yani tamam eski meski ama o da bi insan sayılır sonuçta... İçim elvermedi türünün son örneğinin yok olmasına.. Son hız yetişmeye çalışıyordum...
Polis: Birincisi başkomiser değilim, yani iltifatın boşa gitti. İkincisi de sence ben bu numarayı yedim mi?
Naz: Ne kadarmış cezası trafikte hız yapıp telefonla konuşmanın?
Tarık: Şişşşt pişşt Hasann (Cama bi taş daha fırlatır.


Gravatar slm ben geldim...


Gravatar bugün çok yorgunum öle bi ayaküstü uğrayayım dedim.kusura bakmayın okuyamadım.yarın hepsini okuycam söz..ama eminim hepiniz yine sergilediniz kendinizi...iyi geceler.hepiniz süpersiniz


Gravatar ohoo 2gün girmiyoruz polimik fln ne iştir ya her siteye girene böle yapmayın ama sizde acık yavaş davranın hemen nedir o yanlıştır o üstüne alındı bilm ne blmm ne vs. yani yakıştıramıyorum size bi dostumuz daha olmuş ne güzel gelene gidene polimik herlafında bişey çıkarma ypmayalım burda 1-2 kişiyle mutlu olamayız herkeze siper almış gibi olursak dimi nerde bu sitenin eski hali (daha çok sitenn nasıl yeni arkadaşlarımızın ilgisini çekeriz bize nasıl ulaşırlar diye düşünmeliyz dimi)örneğin hergün 5-10 tane you tubedeki BA video suna sitemizin adresini koyup yorum bölümüne nasıl ulaşıcaklarını yazmak gibi
bu akşamlık bu kadar ilriki günlerde görüşmek üzere kendinize iyi bakın huzur ve mutluluk dolu günler


Gravatar HeRkEs MelekSiN DiYoR...BilMezler Ki MeLeK OlMaK Ne ZoR..İyİsİN GüLeR YüZLüSüN DiYoRLaR..BiLmİyorLaR KaLbİm AğRıYoR.AcILaRa GaM VuRsAdA YüZüM, KaLbİm GaMsIz OLaMıYoR.KeDeRe İnAt YüZüM GüLüYoR,GöZyAşIm DaMaRıMdA DoLaŞıYoR!! Ne DeSeN NaFiLe FeLeK İnAt EtMiŞ BiR KeRe BeNi HeP AcILaRa BoĞuYoR...

ilik bir rüzgar esti, Nereden geldi bilmiyorum...
nereye gidiyorsun diye sordum..
Özlenen herseye dedi.. Aklima sen geldin.
cünkü özlenen bir tek sendin...
Eger insanlara bos elimi uzatir ve birsey alamazsam cok üzücü;
Ama asil ümitsiz durum;
Dolu elimi uzatip kabul edecek kimseyi bulamamamdir...
Hic yüz vermedim günese bugün..
Resmini gösterip hava attim ciceklere..
Adini zipkinla kazdim gögün en yüksek yerine...
Bir de SENi SEViYORUM diye bagirdim duydun mu?
Hayalin hafizamdan silinene kadar,
izdirabin saclarim dökülene kadar,
Aglamaktan gözlerim kör oluncaya kadar Her dakika Seni Sevecegim...
Sen hic Bugulanmis cama "SENi SEViYORUM" yazip,
Harflerin arasindan disariyi seyrederek,
Kar taneleri altinda Sevdigini hayal ettin mi??
Seni ne yagmurlar,
seller koparabilir kalbimden,
Ne de deli gibi esen firtina,
cünkü bir agacin topraga kök salmasi gibi baglandim sana..
Kulaklarim sessizlige, gözlerim sensizlige,
Gönlüm katlanirsa dersede,
Anlami yok yasamanin..
Nefes almak bosuna..
Senin olmadigin yerde ...
Bulutlarin gözyaslari pencereme vururken,
Düslere daldigim bir gecede,
Hangi hayaller sana uyumayi unutturuyorsa,
Gelecek bana onlari yasatsin...
icinde öyle umut tasiyorum ki Onu benden kimse alamasin.
Gözlerim hep gülsün,
mutlulugu hep sende arıyorum.
Ama onu kalbimde öyle saklıyorum ki,
Gercekten isteyen hiç kimse bulamaz..
Her aya bakisimda seni hatirlıyorum, Yildizlar gözlerime takilirsa,
Gözlerine baktigimi hisst ,
Bir yaprak düserse avuclarima,
Ellerindir birakmam....
Hayatim bir sevgi öpücügü kadar doyumsuz,
Sevinc gözyaslari kadar güzel,
Seven bir kalp kadar heyecanli,
kardeşlik dokusu kadar masum,
Bir gül kadar gururlu olsun...Barış Kalbindeyke..
Mutlulugum elimdeyse,sana söylemek istedigim iki kelime SENi SEViYORUM


Gravatar online 4 ve ben 5 kişi gelen hoş geldi sefa getirdi birdelinklerini görsek bir selam mesela

Hayat bir Umut olsa,

birakmaz tutulurdum.

Sevmek Ömür verse,

Ölümsüz olurdum.

Para saglik getirse,

Ne yapar eder zengin olurdum.

Ama ne fayda...

Hayatimda, Ömrümde, Sagligimda

Allahin elinde!

Tek bildigim Mutluluk,

Ona da sevdigim Dostlarimin bir selami yeter


Gravatar ben içki ve sıgara kullanmam
iltifatınıza bu arada teşekkür ederim,
hayat zaren kısa bir de biz kısaltmayalım,
diğer yandan agresif olmamaya da özen gösteririm,
başkalarının beni nasıl anlaması gerektiği için
kendimizi burada anlatamayız
ortam müsait değil ve yeri de değil,
yeterki sizler bu siteyi boş bırakmayın,
balık avlayanlar bilir bazen voltayı serbest
bırakmak lazım,
işte öyle bişey hoşçakalın bir süre,


Gravatar XXXXX YADA MEHMET hoşgeldin
ben seni anlıyorum anladımki öncedende okuyormuşsun burayı sende haklısın aradada olsa anmak lazım ama ben onu başka sitede yapıyorum şehitlerimize duygularımızı anılacak yerde
buraya bak
http://www.google.com.tr/search?...itlerimiz& meta=


Gravatar şimdi ayrılıyorum


Gravatar o_deli@hotmail.com
ekledim
aytacokan@hotmail.com


Gravatar nerde kalmıştık doğan kardeş


Gravatar sayın mehmet bey sizi üzdüğüm için özür dilerim,
bulguların ise harika 12 den vurmuşsun,
belliki sağlam bir kişiliğin var


Gravatar benim hayallerim başkaydı seninkilerin yanında
umutlarım okyanuslardanda büyüktü bir zamanlar
hayranlığımı hiç bir zaman anlatamamıştın sana
aslında her hayranlıki bir hikayeymişde
benim hayranlığım masal olarak yazılmış tarihe
bundan üç yıl önce hayran oldum sana
ne değişti ki bir tek yıllar
hayranlığım ve sevgim asla...
sen bir başkaydın benim şehrimde
benim şehrim bir başkaydı sende
sen bambaşkaydın bende
ne değiştiki
sen ve hep sen
ben hep ağladım aynı sokağın yağmur damlaları değmeyen köşesinde
oysa şimdi gel gör beni nasıl sırıl sıklamım
ey sürme gözleri bir ömre bedel
ben nasıl sevmişim seni bu karanlık şehirde
ey yüreği yüreğimdeki istikbal
nasıl benimsemiş nasıl vermişim sana herşeyimi
şimdi senden
şimdi götürdüklerinden
şimdi yitirdiklerimden
şimdi benden geriye ne kaldı biliyormusun
koskoca yapayalnız göz yaşlarıyla
ıslanan bir şehir
duyuyormusun beni senin için ağlıyorum
birşeylermi oldu bana böyle
ne oldu neler oldu
masamdaki karanfillermi soldu yoksa
yoksa çerçevelettiğim resminmi düştü yere
şiirlerimmi yandı benmi
yüreğimmi yandı yoksa
bir insana hayranlık neymiş böyle be
neydim ne oldum
bak senin gibi karanfiller gibi çaresiz soldum
eh anne salmıcaktın beni tek kürek dünyaya
eh anne izin vermiycektin evden çıkmama
bak şimdi müebbet hapis yedi yüreğim
bak şimdi sürgünlerden döndüm
bak anne bak ben onu bir kez kaybettim ama bin kez öldüm anne tek suçum kardeşlikti dostluktu benim anne affet beni................................oğlun doğan

BUDA GÜZEL OLDU


Gravatar birde ayrica ismim MEHMET


Gravatar anmayeri degil diyen olacakti ....


Gravatar birde suna aciklik getirmek istedim burasi onlari anma yeri degen arkadasa peki bunlarin yeri burasimi

Rakı kadehine önce rakı, sonra su, daha sonra da (konmasa daha iyi olur ama) buz konur...
*Bu sırayı bozarsanız, anason kadehin üzerine çıkar, rakının hem tadı hem keyfi kaçar... Rakıdan anlayanların,Antalya meyhanelerinde garsonluğa soyunanlara bunu anlatması gerekir...
*İcmeye başlamadan önce aperatif birşeyler yenmelidir. Favori
zeytinyağlılardır. Zeytinyağı, mide dolmaya başladıkça üste çıkarak,alkolün genzinize doğru gelmesini engeller...
*Rakıya buz koymak yanlıştır. Buz rakının içindeki suyla alkolü aynı oranda etkilemediği için daha seyrek olan alkol üste çıkar. İdeal karışım bozulmuş olur. En uygunu rakıya soğuk su koymaktır...
*Rakı sofrasında kadeh yalnızca bir defa tokuşturulur. Hadi bakalım hoşgeldiniz vs. falan diye...
aytac | 31.12.07 - 7:26 pm | #

-------------------------------------------------- ------------------------------

bunları ancak bu gece yazarım ama bilmeniz için o da; bir kaç bölümle verebileceğim;
Rakıyı güneş battıktan sonra, yavaş yavaş ve muhabbet eşliğinde içmeli...
*Rakıdan küçük küçük yudumlar alınır... Bülent Ersoy öyle içiyor diye bir dikişte bir duble rakıyı içmek makbul değildir...
*Buz gibi şişeden bardağa çevire çevire dökülür ve o nefis kokunun daha fazla yayılması sağlanır...
*Bardağa konulan rakının yarısı kadar su konması makbuldür...
*İlk yudumu aldıktan sonra ağızda bekletip, dişlerin arasından derin bir nefes alınırki akciğerler de nasibini alsın...
*Masada yaşça en büyük kişi rakı kadehini tokuşturmak için kaldırmadan rakı kadehleri masadan kalkmaz...
*Rakı sofrasında planlı, programlı ciddi işler konuşulmaz. Geyik muhabbeti yapılır, memleket kurtarılır, anılar tazelenir, dedikodu yapılır...
*Sigara küllüğüne zeytin çekirdeği, sıkılmış limon kabuğu konmaz...
*İçilen kahve fincanında, tabağında sigara söndürülmez...


SÖYLEMEK ISTEDIKLERIM BUNDAN IBARETTI anlayana sivrisinek saz misali!!!!


Gravatar arkadaslar benim demek istedigim suydu bir iki kelimeylede olsa sehitlerimizi ve mehmetciklerimizi analim biliyorum hepimizin kalbi onlarla ama birde sözle onlarla olalim istedim .bu kadar tepki ile karsilasacagim aklima gelmedi.


Gravatar Ne zaman sana yazmaya başlasam önce çaresizce dipsiz kuyulara dalıyor bakışlarım ardından uzun ve derin bir sessizlik…

Günleri sayarken günler ,günleri sayarken aylar geçti ama ben en çok sana yazdım; çünkü en çok seni sevdim; seni bekledim.Sonra tüm yazdıklarımı sildim birer birer; okudukça benden bir anı kalmasın, yüreğin yanmasın diye. Öfkeyi suya, sensizliği kağıda, sevgimi yüreğime yazdım; gökten yıldız çalmak, güneşe göz kırpmak, boşluğu kavramak gibi…

Yazdıkça ateşe dokundum; dokundukça yandım.

Sana yazmak, seni yazmak: Bazen hayata karşı buz kesilmek, bazen sıcaklığını hatırlayıp erimek, bazen de senin sesinle irkilmek gibi...

Gidemedim, senden geçemedim ama biliyor musun, sensiz geçen her gün daha da korktum yokluğuna alışmaktan…Rüyalarıma uzunca bir süre uğramadın mesela rüyamda bile göremedim seni…Ta ki birkaç gün öncesine kadar.Üşüdüm, dedim tek kelime etmeden sadece baktın bana. Şimdi mi, şimdi yine sana yazıyor, seni yazıyorum işte…


‘İşin doğrusu:
Varlığına alışmıştım ,
Yokluğuna alışmak zor oldu
Alıştım mı bilmiyorum; ama mecbur olduğumu biliyorum.
Boşver...
Coşkusu çok güzeldi varlığının,
Yokluğunun acısını da hiçsorma…’


Gravatar GİTME DİYEMEDİM GÖZLERİM GÖZLERİNDE KALDI
SUSUZ ÇİÇEK BÜYÜRMÜ
ÇİCEK BENDE
SU SENDE KALDI
yıllarca yüreğimden aktın bir ırmak misali
şimdi kuruyan toprakların kokusu sinmiş üzerimize
toprak sende
çiçek bende kaldı
sonsuzluk bunun adı
karanlık bir şehir gibi
sevgim sende
adın bende kaldı
bu şehir küsmüş yanlızlığa
yanlızlık bende
mutluluk sende kaldı...

Bu soğuk gecede yine sana bakarak hasret söndürdüm
yine kendimi yakarak içimdeki seni güldürdüm
yine soğuk yine karanlık ve sonu olmayan bir boşluk
içimde dünyamda
SENSİN
tek sebebi sen
ve ağlıyorsa gözlerim bu saatlerde
yanıyorsa yüreğim hiç
Durmadan sensin tek sebebi sen
gülmek için gülüyorsam
ölmek istiyorken yaşıyorsam
yaşatıyorsam içimdeki seni
sensin tek sebebi sen
sen benim yaşamamın, Gözyaşlarıma
tek nedenisin sensin
şimdi bu saatler sensizlikse
sessizce geçen zaman
sen yazdıysan bu sensizliği yüreğime
ben onuda sensiz Yaşarım
neden dersen tek sebebi var
S E N S İ N


Gravatar siteye girebilmişken bişeyler ekliyelim

Özledim seni...
Saatlerin gece yarısını çoktan vurup geçtiği, yarına başladığımız dakikalar...
ben seni özledim.
Adımı kulağıma hiç fısıldamadın.
Bana beni sevdiğini de hiç söylemedin ki...
çünkü sen beni tanımıyodun......
Radyoda, bir sonra çalacak şarkıyı sana tutup, sözlerini beğenmediğimde, "bundan sonraki şarkı Barışın olsun" filan dedim
ve radyoda,BM UNUTMADIM SENİ bu sanaydı
ya ben...
seni düşünüp, senin içinde olduğun...o uykusuzluk girdabında, zorla rüyalara akışımda seni görmek için çırpınıp, ama senden başka herkesi gördüğüm rüyalarımda...


boşver...


bazen elele yaşanmaz kardeşlikler
yüreklerde yaşanılır...
saat geçmiş... ya da sabahmış...
bilemezsin.
Sen bir yerlerdesindir
ben başka yerlerde...
ben şiirler okurum sevdalar üzerine
sen...
gözlerinde mahmur bakışlar, ve aklında ben olmaksızın, bilinmeyen dünyanın telaşıyla...
ama...
bilemem ki...


ben seni tanımayı isterken ne çok yaşanacakları kaçırdık farkında mısın?
seni seviyorum`la başlayan cümleleri kaçırdık önce
kaçtık...
severken sevmekten
kaçtık esir olmaktan aslında esirken sevgiye...
bile bile.ve senden uzakta
sonra birlikte söyleyemediğimiz şarkıları kaçırdık
ve
ben seni kaçırdım

başka başka yerlere bakarken, aslında kalplerimiz birdi.
Yaşamaktan korktuğumuz dakikaları kaçırdık.


Şimdi sen yoksun
ve ben olabildiğimce özgür, olabildiğimce masum
seni yazıyorum suya...


Seni seviyorum
sen bana hiç söylemedin ama
ben suya bakıyorum ve...


seni
görüyorum...

BUDA BENİM ŞİİRİM


Gravatar aytaç ordamısın sunu ekle ve ararmısın meşgul değilsen açık
o_deli@hotmail.com


Gravatar kıymetli dost BA kısa süreliğine de olsa senden ayrıldığımız için üzgünüm, oluyor böyle şeyler neyse ki dostlarımız var onlar yetiyor,
Doğan kardeş biraz sonra ara vereceğim ileteceğin konularını mail olarak da gönderebilirsin mümkün olan kısa sürede cevaplamaya çalışırım,
hoşçakalınız KİB (bu kısa yolu galiba korsanımızdan öğrenmiştim, öğrenmenin yaşı yok,
haydi dostlar gelin artık,


Gravatar Doğan kardeş msn m genelde meşgul ama senin için bir süreliğine açtım,


Gravatar aytaç ordamısın siteye girmekte zorlanıyorum ekleyecek yeni şeylerim var mesenen kapalı yardım edermisin
doğan | 28.02.08 - 11:58 am | #

evet burdayım

doğan kardeş sitemizin girişi
http://yalanci-yarim.blogspot.com/
biliyorsun değilmi bu adresi desk topunda
masa üstü yani alt banda bir kaydet tek tık ile açılır


Gravatar aytac bey neden herseyi üzerinize alinip cevap yaziyorsunuz ben genel olarak yazmistim yazdiklarimi.ancak yarasi olanlar herseyi üzerine alinir sucluluk pisikolisimi acaba!!!!
xxxxx | 28.02.08 - 11:17 am | #

bildiğim kadarı ile xxxx ile tanımlanacak bir kişlik yok herhalde bence xxxx olarak size ne yazabilirimki gocunmaya gelince polemiklerinize bundan sonra cevap vermeyeceğim, değmez,
kulvarlarımız farklı, eliniz birgün silah tutsun bir gün de ekmek tutsun son ra sizi sevenleriniz olsun daha sonra sizin de sevdikleriniz eh ozaman belki yol uzun size hayırlı yolculuklar.


Gravatar xxxxx kardeş duan için teşekkür ederim benimşifam Allahtan artık bbirde ben sana katılmıyor değilim sadece şehitlerimizi anmanın sitesi burası değil onlara sitede gerekmiyor zaten o acıyı yaşıyoruz ve anıyoruz



aytaç ordamısın siteye girmekte zorlanıyorum ekleyecek yeni şeylerim var mesenen kapalı yardım edermisin


Gravatar Aldırma

Eskiden iyi günlerimiz dostlarımız vardı
Yüzümüze gülen çoktu gözyaşı bize kaldı
Zor günler bu zor günler de şimdi nerdeler
Kaldık mı biz bize yeteriz kendimize
Geçer bu zor günlerde

Aldırma aldırma
Neler biz neler gördük kimleri biz dost bildik
Yalanmış sözler ve yüzler aldırma
Geçer bu zor günlerde

Zor günler bu zor günler de şimdi nerdeler
Kaldık mı biz bize yeteriz kendimize
Geçer bu zor günlerde

Aldırma aldırma
Neler biz neler gördük kimleri biz dost bildik
Yalanmış sözler ve yüzler aldırma
Geçer bu zor günlerde

BARIŞ AKARSU


Gravatar dogan kardes senin rahatsizligini biliyorum ve sana sifalar diliyorum benimle ayni fikirde olmasanda.


Gravatar aksam ki yazdiklarimi genel olarak yazmistim olacakti.


Gravatar aytac bey neden herseyi üzerinize alinip cevap yaziyorsunuz ben genel olarak yazmistim yazdiklarimi.ancak yarasi olanlar herseyi üzerine alinir sucluluk pisikolisimi acaba!!!!


Gravatar aytaç hoşgeldin ben xxxxx cevabımı verdim
ve sana katılıyorum iyiki varsın


Gravatar iste bu kadar basitti anlatmak istedigim . vatanimizi sevdigimizi ve mehmetcigin arkasinda oldugumuzu yazmak bu kadar zor degilmis ben sapla samani ayirabilecek düzeyde oldugumu saniyorum.keske vatani görevimi yapabilecek yasta olsam.


Gravatar pardon doğan kardeş laf atan biri vardıda
herhalde artık mixerlik olmaz


Gravatar merhabalar duyarliligina tesekkürler dogan kardes..
aytac bey buranin mehmetcik sitesi olmadigini bende biliyorum vede bunu belirttim zaten benim demek istedigim sanki hic birsey yokmus gibi hic bahsedilmemesiydi sanirim bunuda sen anlamissindir....
xxxxx | 28.02.08 - 10:52 am | #

her şeyin farkındayım bahribaba parkındayım,
sizde lütfen elma ile armudu karıştırmayın,
sizde vatan görevinizi yapınca bişeyler öğrenirsizniz, bu polemikde bitsin artık.


Gravatar karayip korsanı
önce hoşbuldum
sonra iyi dersler
siteye gözüm gibi bakacağımdan emin olabilirsinde

napayım şiteye girip yazamadım bende hepsi bir yaptım kilitleniyo benim bilgisayar benimgibi hurdaya kaldırmak lazım bilgisayarı sahibi neki de kendi iyi olsun
site nin yenilenmesi gerekiyo artık
bidaha giremicem diye korkuyorumoyüzden biraz video ekliyim
http://www.youtube.com/watch?v=n...h? v=nI0tbGC_1U8
Barış Akarsu-Yaz Yaz (RoLLiNN)
http://www.youtube.com/watch?v=C...h? v=Calx3O5pfFI
http://www.youtube.com/watch?v=r...h? v=rEmPUtLrT8w
http://www.youtube.com/watch?v=0...h? v=05jbotylYm4
http://www.youtube.com/watch?v=0...h? v=05jbotylYm4
http://www.youtube.com/watch?v=1...h?v=167OWy4GG- 4
http://www.youtube.com/watch?v=m...h?v=m3- LkS8PXDw

http://www.youtube.com/watch?v=Q...h?v=Q7r16gmZS- o


Gravatar insancıkların hepsini aynı mantıkda toparlayabilmek zaten epeyce zamanımızı aldı,
ama anlayamayan bazıları, hala ruhumuzu sorgulamak istiyor, evet TC vatandaşıyız vatanımızı seviyoruz ve onları koruyanlara karşı
vatan sevgimizle ve bütün benliğimizle bağlıyız,
üzülüyoruz, bizde vatan görevimizi yaptık dağlardan yuvarlandık, hayatta kaldıysak suçmu,
vahşi hayvanlara karşı dağlarda tek başımıza dövüştük, hayatta kaldıysak suçmu,
herkes vatan görevini yapar, hayatta kalanlar suçlumu,
allahın takdiri şehitlik mertebesine herkes ulaşamaz onlar allahın en sevgili kullarından,
olayları lütfen farklı düzeyde değerlendirmeyin,
Burası Barış Akarsu u sevenlerin sitesi,
her şeyin yeri ayrı,
burada vatan yahut silistre değil,
başka ulvi derin duyguların dile getirildiği bir anma sitesi,
Burası Yalancı Yarim dizisi ve
Barışımızın yarattığı tufanın yolcularının
ve dostlarının duygu seli buluşma noktası
olayları birbirine karıştırmayalım LTF,
Doğan kardeş söz senin buyur,


Gravatar merhabalar duyarliligina tesekkürler dogan kardes..
aytac bey buranin mehmetcik sitesi olmadigini bende biliyorum vede bunu belirttim zaten benim demek istedigim sanki hic birsey yokmus gibi hic bahsedilmemesiydi sanirim bunuda sen anlamissindir....


Gravatar doğan sitemiz sana emanet iyi bak sitemize


Gravatar arkadaşlar ben şimdilik çıkıyorum derse girecem eve gidince yine uğrar eklerim senaryolarımı hadi bayyyyy ben kaçtım...


Gravatar Naz'ın kendi kendine itirafı
Naz(içses 1):"Ben bağışı yapan kişiye aşık oldum".İnanmıyorum sana Naz.Tarığa bu sözleri söylediğine inanamıyorum.Şimdi hakkın da neler düşünecek...

Naz(içses 2):Ne düşünürse düşünsün Naz.Sen doğru olanı yaptın.Kalbin den ne geçiyorsa onları söyledin...

Naz(içses 1):Kalbim den birşey geçmiyor ki.Hem ne geçebilir ki.Geçemez ki zaten.Benim kalbim anayolmu da elini kolunu sallayan ordan geçsin...

Naz(içses 2):Naz inan ben de sana inanamıyorum.Hayatın da ilk defa kalbin biri için çarpıyor ama sen inatla buna engel olmaya çalışıyorsun...

Naz(içses 1):Ne kalp çarpması Naz.Ne çarpması.Şimdi ben sana bir çarpacam aklın başına gelecek...
Naz(içses 2):Ah Naz ah senin Tarığı ilk gördüğün günden beri aklın başında mı sanki.Sebebini açıklıyamam ama bu durundan şikayetçi de değilim...
Naz(içses 1):Neymiş o sebep?
Naz(içses 2):Boşver Naz girme şimdi bu konulara yoksa bu yola bir girersen bir daha dönemezsin...
Naz(içses 1):Bence bu yola sen çoktan girmişsin Naz.Sen açıklamasan da galiba ben o sebebi biliyorum...
Naz(içses 2):Galiba bende...
Naz(içses 1):Bunu söylemesi çok zor ama sanırım sen Tarığa aşıksın ve bunu kabullenmekten başka çaren de yok.İstediğin kadar başka şeylerle kendini ikna etmeye çalış ve istediğin kadar duygularına sırtını dön her yol seni aynı kişiye çıkarıyor...
Naz(içses 2):Birgün bu noktaya geleceğimi biliyordum.Çünkü insan ne yaparsa yapsın kaderinden kaçamıyor ve benim kaderim Tarık'la yazılmış.Her nereye gidersem gideyim benimle gelmeye devam ediyor.Artık kaçmaktan yoruldum.Kalbim de hapsettiğim,çıkmak için tüm gücüyle çırpınan duygularımı dizginlemekten yoruldum.Böyle yaşamak istemiyorum.Ben de herkes gibi aşkımı özgürce yaşamak ve haykırmak istiyorum.Taaarıkkkk saaaanaaaa aaaşıııığıııım...
Naz(içses 1):Evet Naz.Sen Tarığa aşıksın...
NAZ;Oh be rahatladım...


Gravatar hoşgeldin doğan...


Gravatar Naz: (Surat asar. Hamakta kollarını kenetler ve hem sinirin, hem soğuğun etkisiyle hareketlenir biraz.)
Tarık:Düşüreceksin bizi. Biraz yavaş..
Naz:Sensin yavaş!!! Zaten sinirimi bozdun akşam akşam.
Tarık:.... Ben aşık olmak istiyorum..
Naz: İyi!
Tarık: Şimdi..
Naz: E ol o zaman!
Tarık: Sana..
Naz: Aman ne yapars......................??? Hı?
Tarık: (Güler. Bir yandan da gökyüzünde yıldızları izlemektedir)
Naz: Yok ya!! Hem beni deli et şurada iki dakikada.. Hem de aşık ol! Yok ya! İzin vermiyorum.
Tarık: Çok geeççç..
Naz: Nedenmiş?
Tarık: Birincisi, daha iki dakika önce izin verdiniz bile..
Naz:???
Tarık: Kime, ne zaman istersen aşık ol, dediniz ya..
Naz: Bana demedim!
Tarık: Niye? Siz kimse değil misiniz?
Naz:..... İkincisi?
Tarık: ???
Naz: Birincisi dedin, söyledin. Bunun bir de ikincisi olmalı? Neden çok geç?
Tarık:Çünkü.. çünkü ben size ilk gördüğüm zamandan beri aşığım.. Ve engellemek için çok geç kaldınız..
icon_whis ...... Naz suskun kalır.. Söyleyecek söz bulamamaktadır..
Tarık ise onun gözlerinin içine bakmaktadır gülerek.. Naz'ın gözleri ise şaşkınlıkla açılmış ve öylece kalakalmıştır..
Böyle kısa bir süre geçmiştir ki.. Tarık tekrar hamağa yatar, yüzünü gökyüzüne çevirir ve gülerekk..
Tarık: Yarın hava güzel olacak.. Yıldızlar çok güzel parlıyor..
Naz: (Ağır ağır, yüzünde hala şaşkınlık ifadesi ile hamağa yatar yine) Evet.
Tarık:Ne?
Naz:Yarın çok güzel bir gün olacak. : ) Der ve Tarık'a daha da sokulur. Hatta sarılır, omuzunda uyumaya başlar..
Tarık: Naz, uyuyacak mısın?
Naz:Evet. Bu geceyi içime sindirmek istiyorum. (Güler) Uyandığımda yanımda ol olur mu?
Tarık: Olur.
Naz: Uyumak istiyorum. Belki de 6 aydır ilk defa, huzur içinde uyumak istiyorum.
Tarık: (Güler) Niye 6 aydır uyuyamıyor musun?
Naz: Ne değil, efendim!
Tarık: Anlamadım!! ?
Naz: Ben EVET deyince, NE dedin ya.. (Başı hala Tarık'ın omzunda, gözleri kapalı haldedir)
Tarık: Eee?
Naz: Onu diyorum işte. Ne değil, efendim! Sevgilili sevgilim!!!


Gravatar günaydın
xxxxx kardeş iyi dersin güzel dersin mehmetcik için sanmaki içimiz yanmıyo ,sanmaki yüreğimiz dağlanmıyo sanmaki vatan uğruna ikinci kişiliğimiz ortaya çıkmıyo sanmaki bugün şehid vermiyelim diye dua ederek televizyonu açmıyoruz sanmaki gönüllü asker olmaya başvurmamışız sanmaki orda şehitlik şerbetini bizde içmek istemeyiz sanmaki askerimizden dualarımızı esirgemişiz Barış gibi bizde duyarlı türk genciyiz şehitlerimize şu anda Türkiye için canını koyan MEHMETCİĞİMİZE asla duyarsız olunamaz ve bu bizim en derin acımız bu anlatılamaz oyüzden biz ben bu şekilde yorum yapılmasını haketmiyoruz biz TÜRK genciyiz

ŞEHİTLER

Dolaş karış karış Anadolu'yu
Herbir karışında bir şehit yatar
Nerede vatana saldırı olsa
Onların yüreği orada atar

Onlar Anadolu müritleridir
Bu millî devletin şehitleridir
Onlar istikbalin şahitleridir
Sitemleri gelir sineye batar

Çanakkale, Kıbrıs, Güneydoğu'da
Yirmisini doldurmadı çoğu da
Unutmaz onları Cudi dağıda
Analar, bacılar ağıtlar yakar

Kimisi nişanlı, kimisi evli
Soyu, sopu asil, kökeni belli
Yapmadılar askerliği bedelli
Göz yaşlı gelinler yollara bakar


Gravatar Yine hamaktalar..
Hava soğuk ya, ister istemez birbirlerine biraz sokulmuşlar..
Naz: Hiç aşık oldun mu?
Tarık: ..
Naz: Ama gerçekten..
Tarık: Bilmem..
Naz: Nasıl bilmiyosun? Oldun mu, olmadın mı?
Tarık: Aşık olduğumu düşündüğüm oldu ama bu gerçek aşk mı, bilmem..
Naz: Haa, aşkın tarifini bilmiyosun sen..
Tarık: (Naz'a doğru tek kaşını kaldırarak sorar) Sen biliyo musun?
Naz: Biliyorum tabi..
Tarık: Hiç aşık oldun mu peki?
Naz: Oooo, çook. !!
Tarık: O zaman bilmiyosun işte!
Naz: ?? (Kaşlarını çatar)
Tarık: Ooooo kadar aşık olmuşsan, o aşk değildir zaten. Aşık oldun mu, ayakların yerden kesilir. Onun yüzünden girmediğin hal, söylemediğin söz kalmaz. Kendine kızarsın, sen bu duruma düşecek adam değildin dersin, ama onun bir sözüne Fizan'a gidersin. Defalarca onu unutmaya, düşünmemeye çalışırsın.. Kızmaya uğraşırsın ama nafiledir.. Sesini duyduğunda irkilirsin.. Kokusunu nerde duysan tanırsın.. Her gün görsen bile, her gördüğünde kalbin pırpır.. çırpınırsın..
Naz: Ve sen aşkın tanımını bilmiyorsun.. öyle mi?
Tarık: Ve siz hiç aşık olmamışsınız!
Naz: Kim demiş? Ben senin bu dediklerinin hepsini, her gün..
Tarık: Her gün...?
Naz: ..Daha önce hissettim yani..
Tarık: Bu dediklerimi?
Naz: Evet..
Tarık:Hepsini?
Naz: Ay Tarıııkk!! Evet!
Tarık: (Hafifçe sırıtır) Kime?
Naz: Sana ne?
Tarık:Tanıdığımız biri mi?
Naz:Bilmem...
Tarık:Ben hiç gördüm mü?
Naz:Bilmem..
Tarık:Siz bana yalan mı söylüyosunuz?
Naz:Sen..!
Tarık:Sen bana yalan mı söylüyosun?
Naz:Ne münasebet!
Tarık:Ben seni hiç öööyle görmedim de..
Naz:Nasıl ööööyyllle?
Tarık:Öyle işte! Aşık gibi..
Naz: Ben de seni hiç ööyle görmedim.!
Tarık:Ben aşık oldum demedim ki!
Naz:!! Değilsin yani!
Tarık:Ne?
Naz:Aşık...
Tarık:...
Naz:Demek aşık değilsin Tarık efendi! Öyle olsun!
Tarık:Ben aşığım demedim ki..
Naz:Tamam tamam! Öyle olsun!Sen aşık değilsen, ben hiç değilim! Tamam! Bitti!
Tarık:Ama değilim de demedim!
Naz: Bitti-gitti!... Ne?
Tarık:Ben yorum yapmadım Naz. Bir şeyler hissettim. Ama aşk mı, bilemiyorum dedim..
Naz: Aman iyi! Artık ilgilenmiyorum zaten! Kime, ne zaman istersen aşık olabilirsin! Bana ne!
Tarık: Söz mü?
Naz: Ne?
Tarık: Sahiden, kime - ne zaman istersem aşık olabilir miyim? (Güler)
Naz: Olabilirsin tabi. Bana ne! Karışmıyorum artık.
Tarık:Bak bu sözünü unutma. Sonra hatırlatırım!
Naz:Beni tehdit mi ediyosun? Aman hatırlat! Hatırlatmazsan hatırım kalır!
Tarık:Tamam..
Naz: (Surat asar. Hamakta kollarını kenetler ve hem sinirin, hem soğuğun etkisiyle hareketlenir biraz.)
Tarık:Düşüreceksin bizi. Biraz yavaş..


Gravatar hoşbulduk aytaç..
sen merak etme ben burdayım eklerim bişeyler


Gravatar devamı
Naz:... Arkadaş olarak değil ama..
Tarık:Iıı ııh!
Naz:Kardeş de değil..
Tarık:Iıı ııh!
Naz: Öyle, AŞK gibi..
Tarık: Hı hı..
Naz:Ayyy Tarık...
Tarık: : )
Naz:Teşekkür ederim..
Tarık: Sağol. Sağol da.. Eee?
Naz: Eee ne?
Tarık:Sen? Senin de bir şey söylemen gerek miyor mu sence?
Naz:Hayır!
Tarık:Neden?
Naz:Çünkü ben bunu defalarca söyledim Tarık!
Tarık:Ne? Ne zaman?
Naz:Her zaman! Her zaman Tarık!
Sen şoför kolduğunda-ben arkadayken, dikiz aynasında her göz göze geldiğimizde..
Sen Bora'ya olan kinini kusarken ve beni uyarırken gözlerine baktığımda..
Hamakta yıldızların altında..
Bana verdiğin o gülü koklarken..
Tarık Tekelioğlu yemekte beni ektiğinde karşılıklı şarap içerken..
Bana şarkı söylediğin zamanların her anında..
Dağda hastayken başucunda..
Sana sarılıp uyuduğum sırada..
Gözünün gözüme deydiği her anda..

söyledim Tarık..
Tarık:Ben... duymadım...
Naz:Iıı ııh! Duydun..


Gravatar biraz sonra tansaş a gidiyorum sonra bir ara dönerim sen yaz biz okuruz,
sen sitemizin medarı iftarısın.


Gravatar hoş geldin senaristimiz.


Gravatar Tarık: Naz..
Naz: Efendim Tarık?
Tarık: Nazcığım...
Naz: Efen... Ne? Ne dedin sen?
Tarık: Nazcığım dedim..
Naz: Nasıl yani? Ne demek o? ......... Haaaaa... anladım. Arkadaşım Nazcığım diyosun yani..
Tarık: Yooo..
Naz: ?? Kardeşimm anlamında Nazcığım..??
Tarık: Yooo, hele o hiç değil..
Naz: Öyleyse?
Tarık: Yandan yandan sırıtır.
Naz: Yani? Ne olarak -cığınım ben senin? : ) (Umutla gülümser)
Tarık:Anladınız işte..
Naz: Anlamadım.. Anlatsana: ) !
Tarık: Arabayı hazırlayayım mı?
Naz: Neden?
Tarık:Bilmem, belki bir yere gitmek istersiniz..
Naz: Neden?
Tarık:Bilmem, belki anlayabileceğiniz birileriyle konuşmak istersiniz.
Naz:Neden? Kiminle konuşacakmışım ki?
Tarık:Bilmem.. Yoo, aslında biliyorum. En iyi arkadaşınız benim ya, bir tek benimle konuşabilirsiniz değil mi?
Naz:Hayır..
Tarık:Neden? Benimle konuşamaz mısınız?
Naz:Hayır! Hayır, en iyi arkadaşım sen değilsin.
Tarık:?? İyi, öyleyse en iyi arkadaşınıza götüreyim sizi. Onunla konuşursunuz.
Naz:Hayır.
Tarık:..
Naz:Ben seninle konuşmak istiyorum.
Tarık:Ne hakkında?
Naz:Az önce başladığın konu hakkında..
Tarık:Hangi konu?
NazGüler) Hani az önce dedin ya..
Tarık:Ne dedim?
Naz:-CIĞIM dedin ya : )
Tarık:Eee,
Naz:İşte o konuda konuşalım..
Tarık: Cığım üzerine mi?
Naz:Hı hı.. (İÇSES:Ben bunu bir yerden hatırlıyorum ama..nerden?)
Tarık:Eee,, Türkçe'de -cığım eki..
Naz:Başlatma Türk Dili dersinden Tarık!
Tarık:!!!....
Naz:Ya devamını getirir, adabıyla-usulüyle şu işi tatlıya bağlarsın, ikimiz de mutlu oluruz..
Tarık:Ya da..
Naz:Ya da bir erkek olarak senin söylemen gereken şeyleri ben söylerim. Kalbim, beynim rahat eder.. Ama sonrasında beni bu duruma düşürdüğün için senin burnundan getiririm..
Tarık: Anlamadım..
Naz: Yemezler Tarık! Kalbinin atışlarını buradan duyuyorum..
Tarık:Ama..
Naz:Bak Tarık! Sana her arkadaş-kardeş muhabbetini açtığımda kapı arkasında beklemekten yoruldum. Artık beklemek istemiyorum..
Tarık:Ne istiyorsunuz peki?
Naz:Artık gel istiyorum! Artık konuş istiyorum! Bir kere de ben bir şey deyince, reddet! Sen arkadaş dedin ya, ben tam tersini hissediyorum de!
Tarık:E niye işi bu kadar uzatıyoruz? Siz hiç arkadaş muhabbetini açmazsanız, ben de gelip durumu düzeltmek zorunda kalmam..
Naz:Ufff yaa!! İnsana bir ağız tadıyla naz yaptırmıyosun Tarık!
Tarık:Siz bana naz mı yapıyodunuz?
Naz:??? Tarık, ya şu dakika içinde bana seni seviyorum dersin, ya da..
Tarık: SENİ SEVİYORUM..
Naz: Ya da.. ya da.. Ne dedin?
Tarık:Seni Seviyorum..
Naz:... Arkadaş olarak değil ama..
Tarık:Iıı ııh!


Gravatar iyi aksamlar herkese
arkadaslar yazilanlari okudumda ne kadar bencilce yasiyoruz ne kadar vurdumduymaz halimiz var...tamam burasi barisimizi sevenlerin sitesi ama o sagliginda etrafina karsi duyarli bir insandi biz ise tam tersi bu kadar olaylar olurken burada baska alemdeyiz!!!sanki hersey yolunda lütfen biraz duyarli olalim!!!!

http://de.youtube.com/watch?v=iE....h?v=iEp7t75Vd- Q
xxxxx | 27.02.08 - 9:05 pm | #

bir kere nikini açıklaman lazım 2.si
eğer burası mehmetçik sitesi olsaydı işte o zaman
sana hak verirdim,
her halde şimdi ne dediğimizi anlamışsındır.


Gravatar barışımız için yapılan bir beste
http://www.youtube.com/watch? v=E...feature=related


Gravatar http://www.youtube.com/watch? v=H...feature=related


Gravatar iyi aksamlar herkese
arkadaslar yazilanlari okudumda ne kadar bencilce yasiyoruz ne kadar vurdumduymaz halimiz var...tamam burasi barisimizi sevenlerin sitesi ama o sagliginda etrafina karsi duyarli bir insandi biz ise tam tersi bu kadar olaylar olurken burada baska alemdeyiz!!!sanki hersey yolunda lütfen biraz duyarli olalim!!!!

http://de.youtube.com/watch?v=iE...h?v=iEp7t75Vd- Q


Gravatar "Cennete giren hiç bir kimse, dünya üzerindeki her şey kendisine verilse bile, dünyaya dönmek istemez. Ancak şehid müstesnadır. O, göreceği ikramdan dolayı tekrar dünyaya dönüp on defa daha öldürülmeyi (şehid olmayı) temenni eder"

(Buhârî, Cihâd 6; Müslim, İmâre,108,109; Neseî, Cihâd 33).


Gravatar Mehmed'im,sevinin ,başlar yüksekte!
Ölsek de sevinin,eve dönsek de!
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!

Yarın elbet bizim,elbet bizimdir!
Gün doğmuş ,gün batmış ,ebed bizimdir


Gravatar o kadar gsl yazmışsınız ki.pc de bi sorun wardı giremedim bugün.ama okudum yazdıklarınızı hepiniz süpersiniz


Gravatar bir sorun nedeniyle tekrar olmuş kusuru affola


Gravatar paranız az borsada arttırmak istiyorsunuz;
Bir zamanlar köyün birine bir adam gelmiş ve tanesi 10$dan maymun alacağını söylemiş.
Köyde çok maymun olduğu için köylüler sevinçle ormana koşup maymunları yakalamaya başlamışlar.

Adam,binlerce maymunu 10$ dan satın alınca ortalıkta maymunlar azalmış,yakalaması zorlaşmış.
Köylüler tam maymun yakalamak tan vazgeçecekken adam tanesine 20$ vereceğini söylemiş.
Tekrar heveslenen köylüler tekrar maymunları yakalamaya başlamışlar.
Bir süre sonra da fiyatı 25$a çıkarmış.Ancak bırak yakalamayı ,maymuna rastlamak bile çok zorlaşmış.
Bunun üzerine adam fiyatı 50$ a çıkardığını,ancak kendisinin işi olduğu için şehre gitmesi gerektiğini,yardımcısının onun yerine alım yapacağını söylemiş.
O yokken yardımcısı köylülere demiş ki; Şu büyük kafesteki maymunlar var ya ben onların tamamını size tanesi 35$ dan satayım,siz de adam gelince ona 50$ dan satarsınız.
Köylüler bütün birikimlerini bir araya toplayarak bütün maymunları satın almışlar.
Sonra ne adamı ne de yardımcısını bir daha gören olmamış.
Şimdi borsanın nasıl çalıştığı hakkında biraz bilgi sahibi olmuşsunuzdur.


Gravatar paranız var borsada çoğaltmak istiyorsunuz AMA;

Bir zamanlar köyün birine bir adam gelmiş ve tanesi 10$dan maymun alacağını söylemiş.
Köyde çok maymun olduğu için köylüler sevinçle ormana koşup maymunları yakalamaya başlamışlar.

Adam,binlerce maymunu 10$ dan satın alınca ortalıkta maymunlar azalmış,yakalaması zorlaşmış.
Köylüler tam maymun yakalamak tan vazgeçecekken adam tanesine 20$ vereceğini söylemiş.
Tekrar heveslenen köylüler tekrar maymunları yakalamaya başlamışlar.
Bir süre sonra da fiyatı 25$a çıkarmış.Ancak bırak yakalamayı ,maymuna rastlamak bile çok zorlaşmış.
Bunun üzerine adam fiyatı 50$ a çıkardığını,ancak kendisinin işi olduğu için şehre gitmesi gerektiğini,yardımcısının onun yerine alım yapacağını söylemiş.
O yokken yardımcısı köylülere demiş ki; Şu büyük kafesteki maymunlar var ya ben onların tamamını size tanesi 35$ dan satayım,siz de adam gelince ona 50$ dan satarsınız.
Köylüler bütün birikimlerini bir araya toplayarak bütün maymunları satın almışlar.
Sonra ne adamı ne de yardımcısını bir daha gören olmamış.
Şimdi borsanın nasıl çalıştığı hakkında biraz bilgi sahibi olmuşsunuzdur.


Gravatar selam lar arkadaşlar 5-10 dk lık bir PC kaçamağı yapıyorum bu zaman zarfı içinde siteye girip biraz yazılarınız ı okumak istedim ama şu anda az sürem olduğu için h.sonu okuyacağım o yüzden şimidlik hoşça kalın


Gravatar Sıkıntıdan amaçsız bir senaryo

Naz ve Tarık arabadadır..
Naz telefonda Tarığı gıcık etmek için özellikle kahkaha atarak konuşuyordur..Tarık ise dikiz aynasından sinirle Naz ı dinliyordur..
Naz:Evet haklısın…Hayır(gülerek)nereden bilebilirdim?Hemde bütün okulun ortasında..Aslında birazcık fark etmiştim..Evet bakışları konuşması ele veriyordu..Eh o da haklı Naz Özkul farkı yani..
Tarık(mırıldanarak):ya ya..
Naz telefonu eliyle kapatıp gözlerini dikiz aynasına diker..
Naz:bir şey mi dedin?
Tarık:hayır,siz telefonda biraz daha ballandırırarak aldğınız aşk itiraflarını anlatmaya devam edin..
Naz:sana biraz sonra dönücem..
Tarık:aman dönün hatırım kalmasın..
Naz:alo..Evet nerde kalmıştık?Şöförümle(dikiz aynasına tekarar kızgınca bakar) konuşuyordum..O konuyu ayrıca konuşacağım..Yakışıklı olması kızmamı engellemiyor (Tarık sırıtır)
Naz tekrar telefonu kapatır eliyle gözlerini açarak sinirle dikiz aynasına bakar..
Naz:sırıtma!
Tarık.hayranlarıma selamlar..
Naz:Alo tamam seninle sonra konuşalım hoşça kal..
Sinirle kapatır..
Naz:sen ne yaptığını sanıyorsun?
Tarık:ne yapmışım?
Naz:yok okulun ortasında adam dövmeler yok elimden tutup çekmeler falan sen benim şöförümsün Tarık!
Tarık:iyi ya işte şöförünüzden fazlası olduğum halde şöför maaşı ile çalışıyorum..
Naz oldukça sinirli ve yapmacık bir gülümsemeyle bakar ve Tarığın omzuna elini indirir..
Tarık:Aahhh elin çok sert.
Naz.eliniz!Eliniz çok sert Naz Hanım!
Tarık:tamam işte sizde kendinize kızıyorsunuz(gülerek)
Naz:beni sinirlendiriyorsun Tarık.
Tarık hiçbirşey demez..
Naziğerleriyle bir şekilde yarıştın Tarık ama bu çocukla yarışamazsın
Tarık:neden?
Naz:ha kabul ediyorsun yani?
Tarık:neyi?
Naz:yarıştığını
Tarık:öyle bir şey demedim.
Naz:ama ben dediğimde karşı çıkmadın.Her neyse yarışamazsın zaten..
Kollarını kavuşturup camdan dışarı bakar,Tarık..
Tarık:neden?
Naz:çünkü kibar Tarık!Herkes kibar olamaz,bir yere kadar kibarmış gibi görünürsün(gözlerini kısar,ellerini koltuğa dayar) ama bir yerden sonra devam etmez..
Tarık:kibar olmadığımı nereden çıkardınız?
Nazulun ortasında adam dövdün.
Tarık:sadece bir yumruk attım
Naz:neden attın?
Tarık:hak etmişti.
Naz:ne yaptı çocuk?Sadece beni sevdiğini söyledi,bazılarının asla apamayacağı bir şeyi yaptı yani..
Tarık:Ha demek bir tane değil bir sürü hayranınız var..
Naz:biliyor musun Tarık,sana cevap vermeyeceğim
Tarık.isabet olur..
Naz:konuşma!
Tarık:tamam
Naz:hala konuşuyorsun…


Gravatar tşkler doğan...


Gravatar karayip korsanım
Dayanamam - Hasan Serbülent soyluyor


Gravatar http://www.youtube.com/watch? v=M...feature=related
barış akarsu anlasana konser kaydı


Gravatar doğan bu şarkıyı kim söylüyor...


Gravatar ya doğan bu şarkı sanki barış'a yazılmış ya süper bişey.


Gravatar doğan süperşey bu ya çok tşkler...


Gravatar Aynı mahallede Oturan İki Genç birbirini Çok SeverLer ama bir türlü Bir birlerine açılamazLar
Çünki erkek içine kapanık ve utangaç biridir...
uzaktan uzağa bir birbirlerinden haberisiz bir birlerini çok sever...
birgün çocuk ailesiyle başka bir şehre taşınmak sorunda kalır babasının ilerinden dolayı... çocuk başka bir şehre taşınır ama ikiside uzaktan uzaga bir birlerini sevmeye devam eder...
Sonudna çocuk dayanamaz ve duygularını belli eden bir mektup yazar ve postaya verir... ardından çocukta çıkar kızın bulundu şehire gitmek için kız mektubu okuyunca konuşmak daha kolay olur die...
Çocuk yolda Trafik kazası geçirir ve ölür...
kız çocuğun ölüm haberini alır ve perişan olur...ölüm haberini aldıktan bir gün sonra ise çocuğun mektubu postadan gelir...
Kız olanların şaşkınlıyla mektubu okuyunca gözlerine inanamaz...çünki yıllardır içten içe sevdiği kişi onu seviyormuş... ve bunları ondan duyamadan onun gözlerinin içine bakarak ''BENDE SENİ SEVİYORUM'' diyemeden onu kay bediyor...
eLinde mektup gözleri ağlamaktan şişmiş bir vaziyette tanrıya yakarırken, ALLAHIM ONA İYİ BAK YA BENİDE AL YANINA YA GECEYİ YAK!!! gibilerinden birşeyLer yazıyor...
o sözlere diğer Sözler EkLeniyor ve bu şarkı ortaya çıkıyor...
evet bu şarkı yaşanmış bir aşkı anlatıyor... bir birini çok seven ama bir birlerini hiç yaşayamayan bir aşkı...
Sizden istediğim tek şey bu şarkıyı dinledikten sonra , birilerine söylemeyi düşündüğünüz ve sürekli ertelediğiniz şeyleri hemen o kişilere söylemeniz...

ÇÜNKİ UNUTMAYIN !!! YARIN BUNLARI SÖYLEYECEK VAKTİNİZ OLAMAYA BİLİR...


GeceLer Sessiz Sensiz KaLdı Bu Gece YıLdızlar Küskün Ay Suskun Bu Gece Şarkılar Bir Garip AğLıyorLar Bu Gece Zamansız Gidişin haps oLdu Yüreğime aLLahım Ona İyi Bak Ya Benide aL Yanına Ya Geceyi Yak Dayanamam İnanamam Bu Acıya KatLanamam... (BU SÖZLER ŞİMDİ ŞARKI)


VE O ŞARKIYA BARIŞ KLİBİ YAPILMIŞ
http://www.youtube.com/watch?v=m...h?v=m3- LkS8PXDw


Gravatar toplayabildiğiniz kadar kitap falan toplayın ansiklopedi falanda olur onları kolilere doldurup yetkilileri arayın gerisini onlara bırakın.. hepinizin yardımını bekliyorum...


Gravatar arkadaşlar az önce barış kütüphanesi projesinin sahibiyle konuştum...biz kütüphane için size nasıl yardımcı olabiliriz falan dedim işte adam evde okuduğunuz kitaplarınız varsa arkadaşlarınızdan çevrenizden toplayabilirseniz toplayın kolilere doldurun bizi arayın biz alıcaz onları dedi... arkadaşlar barışımız adına yapılan bu projede bizim
de desteğimiz olsun


Gravatar http://www.youtube.com/watch?v=a...h?v=aR5qwAAi- sQ
http://www.youtube.com/watch?v=t...h? v=tDpNaAjiwGs
http://www.youtube.com/watch?v=O...h?v=Op8vc- gNaq0

ARKADAŞLAR KAMERA ARKASINDAKİ BARIŞ SONUNA KADAR İZLEYİNN


Gravatar ben geldim
önce okuma moduna geçeceğim


Gravatar karayip korsanım canım benim
inan bana her fırsatta buradayım sizden asla vazgeçemem
mabili | 27.02.08 - 12:12 pm | #

-------------------------------------------------- ------------------------------
mabili bizde asla senden vazgeçemeyiz..


Gravatar http://www.youtube.com/watch?v=U...h? v=UMLSPvB3SYk


Gravatar senaryo yazarımız Karayip korsanı
şairimiz Doğan kardeş,


Gravatar arkadaslar burda olmanız cok guzel barısım senı cok ama cok sevıyorum hep kalbımdesın unutmuyucagız


Gravatar karayip korsanım canım benim
inan bana her fırsatta buradayım sizden asla vazgeçemem


Gravatar 5
mert ve pınar ayaklanırlar.
mert:biz gidelim artık geç oldu.yarın erken kalkmam lazım.
naz:aa biraz daha otursaydınız.
tarık:zorlamasana sevgili kardeşim.bak sabah erken kalkıcakmış mert.
mert:tarık doğru sölüo nazcım.
sadri:bizde kalkalım.valla hacer annem evde olmadığımızı bir anlarsa o zaman yandık.hadi ayşe.
ayşe:tamam sadri geliyorum.
hepsi giderler.artık evde ümit,tarık ve naz kalmıştır.
ümit:ben odama gidiyorum.son test kitabıyla halletmem gereken bir mesele var.
naz:tamam sen git.
tarık ve naz koltuğa yanyana otururlar.tarık saate bakar.
tarık:oo çok geç olmuş.
naz:tarık,bir kez daha yapmaya ne dersin?
tarık: (büyük bir hevesle) neyi?
naz:doğruluk mu cesaret mi?
tarık:ne!bunu mu diodun?
naz:eveet ne yani ne bekliodun.
tarık:yok yani...şey...doğruluk!
naz:pekala,soruyorum...
tarık:evet
naz:hiç gerçekten aşık oldun mu?
tarık başını öne eğer.yavaşça kaldırır ve...
tarık:evet
naz:peki şu an hala o kişiye aşık mısın?
tarık:evet
naz:gerçekten mi?
tarık:gerçekten
naz:demek öle.demek benimle yaşadıkların yalandı.halbu ki ben...
naz içses:ne dedin sen naz şimdi.ne demek benimle yaşadıkların.
tarık:ne!
naz:nasılsa pınar da sana aşık zaten.allah mesut etsin!
naz koltuktan bir hışımla kalkar.tarık onu kolundan tutar.
tarık:dur naz!yine yanlış anladın.o günde yanlış anlamıştın.seviyor musun diye sorduğunda pınarı kastetmemiştim!
naz:yaa öyleyse kimi kastetmiştin.
tarık ve naz birbirlerinin gözlerinin içine bakarlar.
tarık:cesaret! der ve naz ın dudaklarına yapışır.naz da tarık a sarılır.ikisi ateşli bir şekilde öpüşürkennnnnn
ümit yukardan bakıyordur ve ciddi bir sesle:naz!


Gravatar 4'ÜN DEVAMI
mert:naz senin için zor olduğunu biliyorum,anlıorum seni.bu durum...yani çok kötü.
naz:evet mert,ne çektiğimi bir ben bir allah bilir.(gizlice gülümser)
mert:hadi naz gidelim yoksa sana daha fazla bağırmalarına dayanamıcam.
naz:tamam hadi gidelim.
naz çayları uzatır.
naz:alın bakalım.eee devam ediomuyuz?
tarık:sevgili kardeşim sen biraz benimle gelir misin?seninle konuşmam lazım.
naz:tabi sevgili abicim gelirim.
tarık:neler oluo naz.ne konuşuodunuz iki saattir mertle.
naz:yok birşey.hem sanane
tarık nazın kolunu tutar
tarık:ne demek sanane naz.adamı çıldırtmak mı istiosun
naz:mert sadece...
tarık:evet sadece?
naz:sadece yanlış anlamış.benim ümite aşık olduğu düşünüo.bende bozuntuya vermedim.
tarık:ne!
naz:sus bağırma,bişey zannedicekler şimdi.
tarık güler.
tarık:yaa demek buymuş konuştuğunuz.
naz:evet (şüpheyle)ne bekliodun ki?
tarık:hiiçç hadi oyuna dönelim.
tarık ve naz odaya gelir.
ümit:yahu ben geldim diye mi herkes ayaklandı.arkamdan konuşuosunuz sanıcam.
Mert ve pınar birbirlerine bakarlar.
Tarık:eee sıra kimde?
Bu sefer ayşe naz a sorar.
Ayşe:doğruluk mu,cesaaret m.?
Naz:doğruluk
Her kafadan bir ses
-aa naz
-hep doğruluk diosun ama
-doğrucu mehmet çıktı başımıza
-olmaz ama naz
naz:ay tamam napiyim dürüst bir insanım.iyi cesaret olsun bari.
Ayşe:gerçekten çok cesurca birşey yapmanı isticem senden.
Naz:evet
Ayşe:yaptığın şu çaydan iç!
Herkes güler.
Naz:o kadar kötü mü?
Ayşe:kötü mü?kötü az bile!
Naz:hadi yaa...(naz çaydan bir yudum alır ve yüzünü buruşturur)haklısın çok kötü.ama değişik bir tat var dimi?
Ayşe güler:tarçın!
Naz:evet,galiba...


Gravatar bu sefer mert naz a soracaktır.mert ertesi gün yapacağı itirafıda beyninde biçimlendirmek düşüncesiyle şu soruyu sorar:
-naz biraz sonra soracağım soru benim için çok önemli.benim için oyundan fazlası.
naz:evet sor dürüst olacağımdan emin olabilirsin
mert:şu an kalbinde biri var mı?
tarıkla naz birbirlerine bakarlar.tarık yutkunur.naz gerilmiştir.
naz:zor bir soru...
naz ne diyeceğini bilememektedir.evet nazın kalbindeki kişi yanındadır ama bunu söyleyemez helede bu durumda!
naz:şeyy...
tarık nazın gözlerinin içine bakarak:
-hadi naz seni bekliyoruz...
naz:evet var
mert bu duyduğuna çok üzülür.
mert: yaa
naz:evet kalbimde biri var ve bu...
herkes sus pus kesilmiş nazın ağzından çıkacak kelimeleri beklemektedir.özellikler tarık...'işte, sonunda ,hadi naz söle, sölede bitsin bu oyunların hepsi'der içinden tarık...
o sırada ümit gelir
ümit: selam millet ee hadi bende varım.ne oynuyoruz..
naz ümit e beni kurtar gibisinden bir bakış atar.tabi o sırada herkes naz a baktığı için pınar yanlış anlar.
pınar:'yoo işte bu olmadı 'der sessizce abisine
mert:ne olmadı pınar.yoksa...
pınar:evet abi görmedin mi naz ın bakışlarını.nasılda bakıo ümit e.
mert:tamam naz kim olduğunu söylemek zorunda değilsin.aldım ben cevabımı.hem seni zora sokmak istemem.
mert 'seni zora sokmak istemem' derken çok imalı söylemiştir.sanki sevdiği yanındaymış gibi.
tarık ve naz birbirlerine bakarlar.
naz düşünür:acaba anladı mı?yok yok nerden anlasın.ama nie öle dedi.anlasa söyler ama dimi.off bilmiyorum.hadi naz konuyu değiştir yap bişeyler.
naz:durun ben bir çay koyayım.içeriz dimi?içeriz içeriz
naz koşarak mutfağa gider.allahım ya naz süpersin.ne güzelde sıyrıldın işin içinden.bravo naz bravo sen bu zekayla valla nobel bile alırsın!
o sırada kapıda mert belirir ve naz a şüpheyle bakar.
naz içinden:tamam canım nobel almasam da olur...
mert naz a yaklaşır.
mert:biliyorum naz.bakışlarından belli saklama
naz içinden'işte şimdi yandık'der
naz:şeyy...ben...
mert:anlıyorum bu imkansız bir aşk.eminim o bilmiyodur bile senin onu sevdiğini
naz'nerden bilio bu?'
mert:naz aşkın ne kadar büyük bilmiorum ama o sana göre değil.eğer istersen...naz,eğer izin verirsen belki sana onu unutturabilirim.
naz: ama mert...ben gerçekten ne diyeceğimi bilemiorum....
mert:naz bu imkansız bir aşk o başkasını sevio ve onunla nişanlı.
naz:ne!nişanlı mı?ne nişanı?
mert:hadi naz hala mı?kalbindeki kişinin ümit olduğunu biliyorum.
naz:ümit mi?
naz içinde garip bir rahatlama hissetmiştir.
naz:evet mert, nasıl anladın bilmiorum ama kalbimdeki kişi ümit.
içinden söyler:evet kalbimin kardeş için ayrılan bölümünde)
o sırada ümit gelir mutfak kapısından söylenir.
ümit:hadi ama naz.aaa bu nu uyuşukluk iki saattir bir çayı getiremedin.yok valla dua et abin gibi biri var.yoksa bir dakika tutmazdım seni bu evde.
naz:tamam geliorum ümit bey
ümit gider.
mert:naz senin için zor olduğunu biliyorum,anlıorum seni.bu durum...yani çok kötü.
naz:evet mert,ne çektiğimi bir be


Gravatar 3
tarık:doğruluk mu cesaret mi...
naz: (içses: doğruluk desem korkaksın diyecek en iyisi cesaret diyeyim hem şaşırtmış olurum...) cesaret...
tarık: hımmm demek korkmuyorsun...aferin...
naz: korkmuyorum...
tarık: pişman olma
naz: olmalımıyım...
tarık: bilmem...
naz: hadi sor...çok kazık olmasın...
tarık: tamam...aşık olduğun adamın ismini bağırarak söyle...
naz: neeeee.....tarık saçmalama...
tarık: korkmuyorum dedin ne oldu pisicik...sütünü mü döktün...
naz: pisi değilim...herkesin içindemi bağırayım...
tarık: burda kimse yok tek tük insanlardan başka...korkma pisicik...hadi ne oldu benim kaplanıma...
naz: tarık ben bunun intikamını çok acı alacağım....
tarık: çok korktum pisicik hadi söyleyecek misin yoksa pisicik demeye devam edeyim mi...
naz: tamam tamam....(bağırarak...)...ben tarığa aşığım...
tarık: (gülümser...) sakın bu cümlenin arkasından başka bişey deme....şimdiye kadar duyduğum en güzel cümleydiiiii.......
naz: tar..
tarık: sus intikamını başka bir şekilde alırsın...ama şuan değil bu cümleden sonra değil...
naz: tamam ama bak bu söylediğine pişman olma...
tarık: galiba oldum bile ...senden korkulur...hele bu gördüğüm pençelerden sonra...


Gravatar OYUN SENARYOLARI
1
keşke bunlar 2doğru bir yalan yerine -doğruluk mu cesaret mi-oynasalardı valla süper olurdu kıskançlık,aşk... mesela pınar naza sorar naz doğruluk der
-hayatında en etkilendiğin ve unutamadığın öpücük?
mert:aa pınar abisinin yanında olur mu böle sorular
pınar:aman abi tarık öle biri değil.dimi tarık?
tarık:yaa evet,söle bakalım naz cevabı bekliyoruz
naz tarığa bakar
naz:benim hayatımı kurtaran birisiydi...
herkes ooooo
tarık:ya demek öle (hınzırca gülüodur.kendisi olduğunu düşürkennnn)
naz:evet ama o zmn küçüktüm 6-7 yaşındaydım.az kalsın çukura düşüodum o olmasaydı
tarık ın suratı düşer.nazda tarığa bakar gülerek 'çok beklersin.önce sen'
ya da ...
bu sefer tarık sadriye sorar:
-doğruluk mu,cesaretmi?
sadri:cesaret
tarık:şimdi hacer annemi arıyosun.biz evde değiliz ayşe de yanımda diosun.
sadri: ne!ne yapıosun tarık sen?bu yaptığına cinayet derler!
tarık:şaka şaka.tamam canım bu sadece bir oyun dimi kimse yaralansın istemeyiz
sadri:of tarık böle şaka yapılır mı?insanın ölüceğini bilmek gibi bişey bu.
tarık:tamam ozmn daha kolay bişey sölüyorum.aşık olduğun kişinin gözlerine bakıp duygularını söliceksin.yanında zaten dmi?
ayşe kızarmıştır.sadri ter içinde kalmıştır.
sadri:ah tarık ah bunları bak nasıl ödiceksin.
tarık gülümser:
-oyunun kuralı bu sadri yapıcaksın
sadri ayşeye döner.ellerini tutar.
-ayşe seni...seni seviyorum
ayşe sadriye sarılır tabi herkes oooo
sesleri duyan ümit yukarıdan bağırır:
-n'oluyo burda.ben soruların içinde ecel terleri dökerken siz burda keyif valla oh
tarık:merak etme ümit...şey yani ümit bey ecel terleri döken bi siz değilsiniz
2
(yanlarında sadece sadri ve ayşe vardır...)
naz tarıka sorar doğruluk mu cesaret mi...tarık korkarak....
tarık:cesaret
naz: iyi o zaman telefonunu alıyorsun ve sevdiğin kızı arayıp sana aşığım diyorsun...
(tarık nazı arar ve)
tarık: sana aşığım
(bunu bekliyordur...ama tarık)
naz: biliyodum...
tarık: kusura bakma ben pınarı aradım sandım...bu arada neyi...
naz: tarık yaşamak istiyorsan sus....
tarık: naz doğruluk mu cesaret mi....
naz: doğruluk..
tarık: korkuyor musun...
naz:neden
tarık: cesaretten...sen korkuyorsun...
naz: asla cesaret diyorum sor...
tarık: dağ kulubesinde öptüğün genci dudağından bir kez daha öpeceksin...
naz: neeee
tarık: sen cesaret dedin...
naz: kandırdın beni...
tarık: demek korkakmışsın...
naz: asla (tarığa yaklaşır ve onu dudağından öper..tarık karşılık verir...)
tarık: eh o an kadar olmasada...
naz: tabi olmaz ben arkadaşımı öptüm şuan ....orda öptüğüm başkasıydı...
tarık: neeeee
naz: efendim denir sevgili arkadaşım....
tarık: ah naz ah ....sen görürsün....


Gravatar Number ALL MABİLİ


Gravatar MERHABA CANIM AİLEM

sizleri çok özledim.ama iş yogunlugundan birtürlü yazamadım.ama silzer sitemizi hiç yanlız bırakmamışsınız hepinize çok çok teşekkürler.diyorumya iyiki varsınız
yazdıklarınızın büyük bir kısmını okudum senaryoları print alıp eve giderken okuyacagim çok zevkli oluyor.gözümde canlandırıyorum yüzümde hep bi tebessüm oluyo servistekiler bana uzaylıymışım gibi bakıyorlar ama olsun bunun lezzeti bambaşka
bakalım ne haberler var ...
mabili | 27.02.08 - 9:20 am | #

-------------------------------------------------- ------------------------------
hoşgeldin mabili...
bizde seni çok özledik be mabili ya elimizden geldiğince siteyi boş bırakmamaya çalışıyoruz doğan olsun aytaç olsun alperen olsun gamze, gizem,mümin hepsi vakit buldukça geliyor sende saol bizi yanlız bırakmıyosun...ama daha çok uğra buranın sana ihtiyacı var


Gravatar http://www.youtube.com/watch?v=8...h? v=8NvvJpOjPvs


Gravatar İSTANBUL BAG geçen hafta sonu Amasraya gitti.
Barışımızın selamını getirmişler bize.Hatice teyze ve Slehattin amcada çok selam söylemişler.Mİço ve Garip (Barışının kedileri) kapıda karşılamış arkadaşlarımızı.
Bir süre önce Barışın istabuldaki evini Amasraya taşımışlardı orayada gitmişler tüm eşlarını tıpkı buradaki gibi düzenlemişler hatta deri motor montu bile fortmantoda asılıymış.anlatmakla olmaz yaşamak lazım diyor arkadaşlarımız.
Beni derinden etkileyen olay ise sümeyya arkadaşımızın yaşadıkları.Sümeyye Barışın mezarında '' Barış burada olduğunu bizi duydugunu biliyorum buradaysan lütfen bir işaret demiş'' ve o anda sümeyyenin küpesi Barışın mezarına düşmüş.
ben zaten biliyorumki o hepimizi hissediyor bizim onu sevdigimiz gibi oda bizi çok seviyor...


Gravatar ÖZEL KADIKÖY GÜZEL SANATLAR LİSESİ YÖNETİM KURULU KARARI İLE 2007-2008 ÖĞRETİM YILINDAN BAŞLAMAK ÜZERE HER YIL...

"BARIŞ AKARSU MÜZİK BURSU"

ADI ALTINDA -YETENEK SINAVIYLA- BELİRLENECEK İKİ ÖĞRENCİYE BURS VERECEKTİR...ÖĞRENCİLERİN TÜM MASRAFLARI OKUL TARAFINDAN KARŞILANACAKTIR...

BU KONUDAKİ BİLGİLERİ VE İLETİŞİM BİLGİLERİNİ

http://www.kadikoygsl.org/index.asp

ADRESİNDEN TEMİN EDEBİLİRSİNİZ...


Gravatar MERHABA CANIM AİLEM

sizleri çok özledim.ama iş yogunlugundan birtürlü yazamadım.ama silzer sitemizi hiç yanlız bırakmamışsınız hepinize çok çok teşekkürler.diyorumya iyiki varsınız
yazdıklarınızın büyük bir kısmını okudum senaryoları print alıp eve giderken okuyacagim çok zevkli oluyor.gözümde canlandırıyorum yüzümde hep bi tebessüm oluyo servistekiler bana uzaylıymışım gibi bakıyorlar ama olsun bunun lezzeti bambaşka
bakalım ne haberler var ...


Gravatar arkadaşlar hadi ben kaçtım..barışımızla kalın...


Gravatar arkadaşlar bu merve sevinin yeni dizisinin fragmanı
http://www.youtube.com/watch? v=1...feature=related


Gravatar 18,19,ve 20 kaldı onlar biraz uzun onlarıda sonra eklicem...


Gravatar 17 'nin devamı...
Aşk gibi..
Dağdaki gibi..
Ben o dağdaki masumane öpücüklerden istiyorum..
Başkasına bana orada baktığının yarısı kadar bakarsan, gözlerini oymak istiyorum..
Eski Naz olsam, (ki şükür o huylarımdan kurtuldum) çoktan yapmıştım da..
Ben sana aşık oldum..
Oh be! Dedim sonunda..
Ahh! Bak, şimdiden rahatladım..


Gravatar 14
aşk itirafında yeni perde
gerçekten aşkını itiraf ederler.
naz: seni seviyorum tarıkkkk
tarık: ben de seni seviyorum nazcım.
deyip birbirlerine sarılırlar
naz: (içses) "seni seviyorum" dedim ama gerçekten sevdiğimi anladımı acaba, yine arkadaş olarak sevdiğimi falan sanmasın.
tarık: (içses)"ben de seni seviyorum" dedim ama gerçekten sevdiğimi anladı mı acaba, yine arkadaş olarak sevdiğimi falan sanmasın.
naz: (içses) yok yok bu kesin öyle sandı, bakışları hiç de sevgili bakışı değil
tarık: (içses) yok yok bu kesin arkadaş olarak sandı, bakışları hiç de aşık bakışı değil
naz: (içses) o zaman bi kere daha söyleyim
tarık: (içses) bi kere daha söylemekten zarar gelmez
ikisi de aynı anda
naz: seni seviyorum tarık
tarık: seni seviyorum naz
tarık-naz: arkadaş olarak mı?
ikisi de dumur. off yaa off. olmuyo olmuyo.
15
Muharrem ve Bahri-5 İtiraf yorumu
MUHARREM--- Bu sürmeli şöförle o kendini hala patronu sanan kız neden
birbirlerine açılmıyorlar Bahri?
BAHRİ--- Gurur yapıyorlar abii..malum sınıf farkı..ahh ahh..birisi şöför diğeri zengin kız aaabiiii.
MUHARREM_ Manyakmısın Bahri ne sınıfı ne sınıfı.bu korsandan bozma yarışçıdan kırma oğlan da zengin değil miydi yahu..ne oldu diziyi izlerken itirafın uzaması babasına fazla elektirik faturası ödetti de iflas mı ettiler?
BAHRİ--- İyi de abiiiii o dizideki babası...sen karıştırdın.Normal hayattaki babası kendi halinde bir adam bunun ne iflası abi?
UYKUCU--Horrr...hıırr..hımmfff.
MUHARREM--- Nasıl yani?Bunun babası Teoman değil miydi?Hııı yani hani belginle askerde...öhöhöö...pardon o değildi dimi?Tamam tamam..itiraf ediyorum onun gerçek babası benim Bahriii yarın da şekeri lokumu kapıp gidi kızı isteyecem....ne diyorum ben ya?Oohooo bunlar itiraf edecek filand erken biz Yıldırım Aktuna'dan randevu istiycez bahriiii...koş passifloramı getir.
BAHRİ-- Tamam abiii..
16
şu mektubu düşünelim bakalım...
Şöyle olabilir mi mesela? :
SevgiliM Naz;
Sen olan seni seviyorum. Adı Naz olan seni..
Seviyorum ama patron olarak değil..
Kardeş olarak değil..
Allah'ını seversen, Arkadaş olarak hiç değil. !!!
Ben seni seviyorum. Aşk olanından..
Ben de seni seviyorum arkadaşımdı, kardeşimdi, dostumdu gibi şeyleri duymak istemiyorum. O yüzden bu mektubu yazıyorum..
Tarık Naz'a aşık diyorum, başka da bir şey demiyorum.
Ben o hamakta, Bora'nın arabasını görmemekten başka şeyler de dilemiştim..
Sen de Bora'nın teyzesini görmemekten başka bir şey dilemişsen eğer...
yüreğinin sesini dinle ve gel...
17
Tarık'IM
(Buradaki "ım" iyelik belirtir. Yani benim anlamında..
Benim Tarık'ım, benimsin yani..
Başkasına vermem anlamında..
Ufff! Ne zormuş..
İlk özür dileme de zordu, ilk AŞK İTİRAFI da öyle. Hatta bu daha zormuş !!
Şimdi ben sana, arkadaşım-kardeşim dedim ya.. Hepsini unutuyosun! (Burada siz Naz'ın o ünlü el çırpma hareketini gözününzde canlandırabilirsiniz )
Ben vazgeçtim.
Seni seviyorum..
Bir ağaç gibi, ot, börtü-böcek, hayat falan gibi değil..
Aşk gibi..
Dağdaki


Gravatar 12
Naz--Tarık neyin var bana söyleycek misin artık?
Tarık(içses) Bİr kere de demeden anlasan dişimi kırıcam..
Geçenlerde baan bir soru sormuştun ya seviyormusun diye?
Naz--Eee yanıtladın zaten evet dedin?
Tarık--O evet Pınar için değildi..o evet senin...
Naz---Neee Pınarla çıkarken utanmadan bana mı seni seviyorum diyecektin yani?Pes Tarık pes!
Gördüğünüz gibi itiraflar hep tehlike dolu
13
Tarık:Şu Pınar'dan nasıl etsem de, ayrılsam acaba?
Naz:Aa! Sevmiyor musun Pınar'ı?
Tarık:Yooo..
Naz:E ne diye kızla birlikte oldun o zaman?
Tarık:Anlamadın yani?
Naz:Ne? Neyi anlamadım?
Tarık:Yok bir şey..
Naz:Başladın bi kere.. bitir o zaman. Neyi anlamadım?
Tarık:Zaten sahiden anlamamışsanız, bir önemi yok Naz hanım?
Naz:Bak gene hanım dedi.. Naz diyeceksin! Naz!
Tarık:Yok! Sizde bu anlayış varken, ben size en iyisi hanım diyeyim.. Bünyem kaldırmıyor..
Naz:Aman! Sen bilirsin! .... Eee, sana sordum açık açık. "Seviyor musun?" dedim.
Tarık: Dediniz.
Naz:Seviyorum dedin.
Tarık: Dedim, evet.
Naz:Eee?
Tarık:Eee?
Naz: Eeee?
Tarık: Neee?
...
Naz:Aaaaaa ???
Tarık: (Yandan gülümser)
Naz:Sen?
Tarık:Ben?
Naz:Sen, o gün şey mi?
Tarık:Ney mi?
Naz:Yani ona değil de ... bir başkasına mı..?
Tarık:Hı hı..
Naz : (İç ses:Aha! Gene geldi hı hı lar.. Naz bu sefer oluyor galiba..)
Naz:Yani sen o gün seviyorum derken,..
Tarık:Evet...
Naz:Pınar'ı kastetmedin?
Tarık: Iıı ııh!
Naz:Yani o zaman...
Tarık:Hı hı..
Naz:Sen...?
Tarık: Hı hı...
Naz: Şeyi kastettin..
Tarık:Neyi?
Naz: Şeyi... Şeyi işte..
Tarık: Evet Naz hanım! Ağaçları, kuşları, doğayi, iyiliği- güzelliği, işimi, hayatı.. Hepsini seviyorum!
Naz: ???????
Tarık: (İçses: Öyle saf ayağına yatılmaz, böyle yatırılır Naz hanım!)
Naz: Allah cezanı versin!
(Bu da APTAL kelimesi gibi, kendine mi, Tarık'a mı söylendiği belli olmayan bir söz.. )


Gravatar Naz:Tarık uğurlu kedimi gördün mü?

Tarık:Yoo görmedim
Naz;Of ya ben şimdi ne yapacağım.Uğurlu kedim olmadan benim günüm hiç iyi geçmez.
Tarık(içses);Dolayısıyla benimki de
Naz:Ya nerde bu.Günlerdir arıyorum bulamıyorum
Tarık(içses):Eee bana yaptıklarının yarısını ona yaptıysan kaçıp gitmiştir.Benim gönül haneme yazılmamış olsan ben de çoktan giderdim ya neyse.Ben artık umutsuz vakayım beni boşver de bir tas süt için de hiç çekilmezsin be Naz...
10
Naz:Seviyor musun?
Tarık iç ses: Oğlum Tarık bu sefer kimi diye sor?
Tarık:Kimi?
Naz:Ha demek sevmen gereken bir sürü kız var bravo tarık
İtiraf yine başka bahara kaldı
--
Bizimkilere hiç akraba ziyareti olmuyor. Bir de dede gelsin bakalım. Nazın dedesi.
Naz:Senin yaptıklarını ben nasıl ödeyeceğim?
Tarık:Ne yaptım ki?
Naz:Bir de ne yaptım diyorsun şu yalnız geçen hayatımda iyi bir dost oldun der ve Tarığa sarılır. Bu sırada Nazın dedesi kapıdan girer.
Nazın dedesi:Neler oluyor burda kim bu torunuma sarılmış sürmeli zibidi.
Naz:eyvah şimdi yandık. Birşeyler yap Tarık
tarık:Merhaba efendim ben Nazın eşi Tarık.
Hulisi,Naz,Ümit ve Belkıs hep birlikte: Ne?...
Naz:Yani bir bu eksikti bir karı koca olmamıştık.
Tarık:beni kurtar dediniz bende kurtardım.
--
Nazın dedesi:İnsan kızını evlendirir de bir haber vermez mi?Hem sen nerden buldun bu zibidiyi?
Naz:Kendisi benim şoförümdü. Sonra birbirimizden çok etkilendik. Kendimizi nikah masasında bulduk.
Nazın dedesi:Zamane gençleri işte parmağında oynatıyorlar herkesi. Eh be oğlum sende hiç akıl yok mu bu deli kızla evlenilir mi?
Tarık:Aldık bir kere iade edemiyorsun ki?
Nazın dedesi:Sevdim seni delikanlı tipin zibidi gibi ama mert çocuksun.
Vahi:İsterseniz siz biraz dinlenin babacığım.
Naz:İnanmıyorum ya bir bu eksikti. Karı koca da olduk sonunda. Olmadığımız bir şey kaldı mı?
Tarık:Sadece tek bir şey kaldı
Naz:Neymiş o?
Tam bu sırada Tarığın telefonu çalar.
Tarık: (iç ses):Teknoloji aşkı öldürür derlerdi de inanmazdım.
Naz:Bekletme Pınar Hanımı.
Tarık:Alo Pınar. şey Pınar bak Pınar ama
Naz:Ne oldu
Tarık:İşte şimdi yandık
Naz:Ne oldu?
Tarık:Buraya geliyor
11
Tarık:Ya Naz birgün de söylediğimi doğru anla.İnan bu konu da ne çektiğimi bir ben bir Allah bir de senin dışında herkes biliyor.
Naz:Ne demek şim di bu?Yani ben aptalmıyım?
Tarık:Estağfurullah öyle demek istemedim.İstersen buna aptallık değil de algı kapasitesin de düşüklük diyelim.
Naz:Benim algı kapasitem değil ama senin çenen düşük Tarık.Tamam arkadaşız dedik birbirimize kardeş kadar yakınız dedik ama bu kadarı da fazla.
Tarık(İçses):Ah Naz şeytan diyor ki madem arkadaş gibi oldugun abinim yatır dizine itiraf edene kadar yapıştır...
12
Naz--Tarık neyin var bana söyleycek misin artık?
Tarık(içses) Bİr kere de demeden anlasan dişimi kırıcam..
Geçenlerde baan bir soru sormuştun ya seviyormusun diye?
Naz--Eee yanıtladın zaten evet dedin?
Tarık--O evet Pınar için değildi..o evet senin...
Naz---Neee Pınarla çıkarken utanmadan bana mı seni seviyorum diyecektin y


Gravatar Aslın da itiraf Naz'dan gelirse Tark sırf bu zamana kadar söylediği onca güzel sözlere karşı Naz'ın tavrını göstermek açısın dan olaya onun gibi tepki verebilir.Tabi tüm temennim vermemesin den yana.Çünkü Naz o sözleri bir daha asla bir araya getirip söyleyemez...
NAZ:Tarık seni seviyorum.
TARIK:Ne?
NAZ:Ha bir daha duymak istiyorsun yani
TARIK:Neyi?
NAZ:Az önce söylediğimi
Tarık:Ne söylediniz ki siz?
NAZ:Sağırmısın seni seviyorum dedim ya
TARIK:Ha o mu?
NAZ:Ne demek şimdi "ha o mu?"Söylediğimi anlamadın galiba?
TARIK:Yo anladım.Beni seviyormuşsunuz.
NAZ:Eeee?
TARIK:Ne eee.Ha şimdi anladım.Canım arkadaşım ben de seni çok seviyorum.Tabi Pınar'la ilgilenmekten senin o çok değer verdiğin arkadaşlığımıza gereken ilgiyi gösteremedim.Sen de seni sevmediğim düşüncesine kapıldın ve benim düşüncelerimi öğrenmek istedin.Sakın öyle bir korkun olmasın.Sen herzaman benim en çok sevdiğim biricik arkadaşım olacaksın.
Naz tabi dumura uğramış bir şekil de odasına gider.Giderken de Tarığın davranışları hakkın da son yorumu yapar;
NAZ(içses):Ya ben bu tavrı nerden hatırlıyorum?Hiç yabancı gelme di...
8
Şimdi aklıma geldi yazayım dedim. Pınar ve Tarık evleniyordur.
Naz: Durun evlenemezsiniz?
Tarık:Neden?
Naz:Öptün mü öpmedin mi?
--
Naz:Çabuk karar ver Tarık ben mi Pınar mı? Yani ben mi o mu derken çellosal olarak
-
Naz:e bugün nasılsın arkadaşım?
Tarıkf ya of
Naz:Ne oldu arkadaşım?
Tarık:Yine çıkmaz sokağa girdik. Siz anayola nasıl çıkılacağını biliyor musunuz?
--
Tarık ve Naz inanılmaz ama sevgili olmuşlardır.
Naz:Konuşmayacak mısın? Bir ara sevdiğini söylersin benim söylememi mi bekliyorsun?
Tarık:Yoo
Naz:Söyle o zaman.
Tarık:Çok mu istiyorsunu?
Naz:Yoo
Tarık:Söylememi istediğin zaman söylerim.
Naz:Sen söylemek istediğin zaman söyle.
Tarık:Ben sen söylememi istediğin zaman söylemek istiyorum
Naz:İstiyorum.
Tarık:Neyi?
Naz:Neyi olabilir?
Tarık:Sevdiğimi söylememi mi?
Naz:Ay tamam istemiyorum.
Tarık:Niye değiştirdin fikrini?
Naz:Sayende.
Tarık:Tamam tamam seni seviyorum.
Naz:Şunu baştan söyleyemedin dimi iki saattir beni sinir ediyorsun?
SİZ HİÇ DEĞİŞMEYECEKSİNİz
---
Tarık ve Naz romantik bir şekilde bakışmaktadır.
Tarık:Aslında aslında ben...
Naz:E söylesene artık.
Tarık:Bir dakika burda cep telefonumun çalması lazım.
Naz:Bravo Tarık içine ettin romantizmin


Gravatar 4
tarik_naz tafarından gönderildi (23-01-07, 20:09):
zaten doğru düzgün bi itiraf olması için, bunların tüm kimliklerden sıyrılmaları şart. hadi tarık anlar itirafı da, naz anlamaz.
"arkadaş olarak mı, kardeş olarak mı, patron olarak mı, yoksaa hiçbiri mi?
"ana yola biz nasıl çıktık, o zaman kardeşmiydik, patron değildik çünkü arabanın önünde oturuyodum, patron olsaydım arka koltukta otururdum, ama arkadaş da olabilirdik.",
"dağda beni öptüğünde patrondum, o zaman "seni seviyorum"u da patron olarak söyledi, patronlar şoförleriyle böyle bişeyler yapar mı, yaparsa onun adı ne olur"
bu daha uzarrrr gider.
öpücük yüzünden delirdiğini itiraf eden naz, aşk itirafı yüzünden bu sefer direk bakırköye gider.
5
birkez daha anladım ki bu itiraf Naz'dan gelmeli yoksa çok işimiz var çok...Tarık Naz'a itirafta bulunacak da ,Naz bunu ilk sefer de anlayacak da ,hiç bir yorum yapmadan ve söylenenleri başka şeylere yormadan itirafa karşılık verecek de...
Tarık:Naz seni tüm kalbimle seviyorum
Naz:Sevdiğini ben de biliyorum.İnan ben de seni seviyorum.Üstelik sana olan sevgim son zamanlar da daha da kuvvetlen di.
Tarık:Öylemi.Nasıl?
Naz:Eee önceleri sadece arkadaşım olarak seviyordum.Şimdi hem arkadaşım olarak hemde abim olarak seviyorum.
Bu durum da Tarık ve biz izleyiciler aynı an da aynı şeyleri söyleyerek
Tarık:Naz sana söyleyecek hiçbirşey bulamıyorum.İnan ömrümü yedin..ömür törpümmm
6
kara inci hepimizin o anda son yazdığını söyleyeceği kesin. ama itirafın nazdan geldiğini düşün
naz: seni seviyorum tarık
tarık, "sonunda naz'ın kendisine aşkını itiraf ettiğini" sanar ve gülümser
tarık: ben de seni seviyorum naz
deyip naz'a sarılmak ister
naz: hop hop, seviyoruz dedik ama arkadaş olarak seviyoruz dedik yani, hemen sulanma
tarık, aynen mosmor, ama hemen karşı atağa geçer
tarık: ozaman bana "sen bitanesin" deme
naz: aa neden
tarık: hem şoförüm, hem arkadaşım, hem abiyim, söylermisin nasıl bi tane oluyorum
naz: o zaman sen hangisini seçersen, ona bitanesin diyeyim
tarık: tamam seçtim
naz: hangisi
tarık: dördüncüsü
naz: hangi dört, dördüncü var mı ki
tarık: üçüncüden sonra gelen dört, artık ne geliyosa, onu da sen bul.
naz yine anlarmı sizce


Gravatar arkadaşlar lütfen okuyun çok komikkkkkkkkk

tarik_naz tafarından gönderildi (23-01-07, 01:43):

mert, pınar, tarık, naz hepberaber otururken
mert: ee ne oldu düşündün mü teklifimi
tarık: halimden belli olmuyo mu? (şoför kıyafetlerini gösterir)
mert: cidden niye giydin onları?
tarık: sorma başıma gelenleri, küçük hanıma işten ayrılacağımı söyledim. (naz'a bakar)
mert: eee ne dedi
tarık: bırakın işten ayrılmayı, buraya gelmeme bile zor izin verdi. hatta artık sürekli bu kıyafetlerle dolaşacakmışım ceza olarak. anlayacağınız, teklifini kabul edemem.
mert: istifanı basıp çıkamıyomusun
tarık: sorma mert elimi kolumu bağladı, öyle bi açığımı yakaladı ki ayrılamıyorum işten
mert: neymiş o açık
tarık: söyleyemem valla, patron ile aramızda.
bu lafın üzerine naz mutluluğunu belli etmemek için lavaboya gider, pınarda peşinden... naz sevinirken pınar biraz üzülmüştür, patronu ile tarık arasında bişey olduğunu düşünmüş ve naz'a tarığa aşık olduğunu fakat patronu ile arasında bişey olduğundan korktuğunu söylemiştir.. mertte naz'ın arkasından ona iltifatlar edince, iş teklifini reddeden ve naz'ın gönlünü alan tarık, battı balık yan gider hesabı, o gülün ve öpücüğün de hesabından dolayı mert'e dalar. pınar aşık olduğu ile kalır, mert dayak yediği ile.
ama
naz : neymiş o elini kolunu bağladığım açığın
tarık: bi düşün istersen.
deyip aşk itirafında bi aşama daha ilerleyip çevreyoluna çıkarlar
2
tarik_naz tafarından gönderildi (23-01-07, 15:06):
tarık: nerde bizde öyle kıyafet alacak para, küçük hanım okuldayken, naz da onun kıyafetleriyle idare ediyo işte. boyu ve kilosu da küçük hanımla hemen hemen aynı, ama biraz kilo verse, daha bi güzel yakışacak sanki kıyafetler
ondan sonra seyreyleyin naz'ın rejim yapma çabasını

3
Kara İnci tafarından gönderildi (23-01-07, 15:26):
Haklısın valla.Naz bu durum da su bile içemez yada ancak su içer.
Naz(içses):Ne dedi bu şim di.Yok yok ben yanlış duydum herhalde.Ne yanlış duyması Naz adam sana resmen şişko dedi.Hem de Pınar'ın yanın da.
Naz sinirin den gülerek;
Naz:İlahi abi senin de bu şakaların yok mu?
Tarık:Ne şakası Naz ben şaka falan yapmıyorum.Böyle yemeye biraz daha devam edersen yakında yürüyemiyeceksin ancak yuvarlanacaksın.
Naz(içses):İlk işim de seni ezmek olacak


Gravatar arkadaşlar ya kusura bakmayın dizifilm açılmıyor o yüzden size senaryo ekleyemiyorum eğer isterseniz flower98'in senaryolarını eklerim...


Gravatar ben geldimmmm...


Gravatar arkadaşlar süpersiniz.hele doğan sen acayip formdasın bi kaç gündür..yerinde olmayı o kadar çok isterdim ki..barış sewgin kabarmış sanki birden.bence hiç susma hep yaz.çünkü biz yazdıklarını okumaktan büyük zevk alıoruz
GAMZE | 26.02.08 - 8:21 pm | #

aynen katılıyorum


Gravatar arkadaşlar süpersiniz.hele doğan sen acayip formdasın bi kaç gündür..yerinde olmayı o kadar çok isterdim ki..barış sewgin kabarmış sanki birden.bence hiç susma hep yaz.çünkü biz yazdıklarını okumaktan büyük zevk alıoruz


Gravatar devamı
50 yaş civarındakiler önlerinde ortalama 30 yıl
60 yaş civarındakiler önlerinde ortalama 20 yıl
70 yaş civarındakiler önlerinde ortalama 10 yıl
kendilerini düzenli dikkatli sağlığına önem vererek yaşayabilecekleri bir ömür bekliyor,
tabii fazlası da olabilir eksiği de,
dediğim gibi küçüklere saygı ve büyüklere saygı
formül burada, kalın sağlıcakla ama sakın ön yargılı olmayın, onun yerine, bekleyin siz sözünüzü söylediğinizde altın değerinde olsun yoksa sözünüzün ne kıymeti anlaşılabilirki,
Birde penpal olayına yaş meselesi olarak yaklaşmamak lazım, zira penpal da yazışma arkadaşlığı hakimdir ve ortak konular vardır, bunun yanında, bu konunun dışına çıkılmak gerekirse bunlar açıkca ifade edilerek yapılmalı ve beklentiler de açıkca beyan edilmelidir eğer
beklentiler karşılanamıyorsa buradada kırılganlık yaratılmadan açık sözlü olunmalıdır,
her halde bazı soru işaretlerine gereken yaklaşımlar algılanmıştır,
Bu sitemizi boş bırakmayınızki istenilen türde yazılımlarınızı algılayalım, yoksa
hem Doğan Kardeş - Korsanımız - Mabili
ve
bazı bizi arayan dostlarımız dışında pazara kadar
diyenler varsa o zaman bazı bazı yazılar sitemize boş kalmaması niyetine akabilir bunu da hoş karşılamak lazım,
iyi akşamlar.


Gravatar yaa sizce benim yazılarımdan ne anlam çıkıyo yoksa deliriyomuyum ne anlamadım bi gariplik hissederseniz uyarın fazla uzatma doğannnnnnnnn

iyi akşamlar BARIŞLA kalın Barış sevginiz hiç bitmesin
doğan | 26.02.08 - 4:53 pm | #

Doğan kardeş sende bir gariplik yok sen pekala normal olarak yazıyorsun,
önemli olan bizim senden farkımız var
bana göre bizim kulvarımız farklı, bizler aşık değiliz,
hemen bazıları yanlış anlamasın şimdi ben halk ozanı türündeki aşığı kastettim,

tabiiki bayan olan birçok BA seveni kendisine hem aşık hemde iyi birer dosttular arkadaş manasında,
dostluklar vardır insanı uçurur onun için canını feda edersin,
dostluklar vardır, sadece konuşur durursun,
dostluklar vardır doğan kardeşin yaptığı gibi bir ben var benden içeru olursun,
dostluklar vardır MABİLİ ve diğerleri gibi ona ait ve onun mirası olan kültür varlıklarına sahip çıkarsın,
dostluklar vardır o nun sağlında ona kol anat olursun onun eli ayağı olursun, ben yazılarından okudum bu arkadaşı ve öyle hayran kaldım şansını yaratan o gerçek dost kişiye,
yanlış anlaşılmasın,
sevgiler bile farklı farklıdır,
her yaşdaki insanlar anlayamaz bazen olgun insanlarında anlayamadığı görülmüştür, kaldıki yetişkin olmayan çocuklar,
uzun lafın kısası, validem ve onun yaşındakiler atamızı görmüşler anlatımlarında gözleri çakmak çakmak der farklı yaklaşımlarını söylerler,
işte bu yaklaşım gibi,
Barış Akarsu kardeşimizi de sağlığında ona gereken ilgiyi vererek gerçek dostluğunu esirgemeden gösterenler bugünün mutlu ve müsterih insanları,
bir manada gönülleri huzurlu ama çok erken elden uçup giden kuşumuzun buruk hüznü ile başetmeye çalışıyorlar, allah onlara da sabır versin,
Bizlere gelince ben şahsen böyle bir değeri ancak akademi TV ile tanıdım mümkündürki gereken ilgiyi sizler kadar veremdim,
bu biraz da insanın yanlış tercihinden kaynaklanıyor olabilir,
Benim BA hayranlığım daha ziyade onun CD leri ile ve özellikle 2.CD den sonra uçtu, birde yakın yetişkin akrabalarım ile onun diyaloğlarını duyunca kendi kendime sadece ben değilmişim dedirtti bana,
tabii bu olayda Yalancı Yarim dizisinin de çok büyük katkısı olduğunu inkar etmek haksızlık olur,
belki daha çok şeyler yazacağız ilerde veya bugünlerden sonra,
ama keşke ve keşke bunları o hayatta iken yapabilseydik, işte insanoğlu bunu kendi iradesi ile her zaman başaramıyor,
öncelikle önyargıyı kaldırmak lazım, sonra niyeti
ve hayatımızdaki öncelikleri dikkate almamız lazım,
şimdi mesela bekar ve hayat mücadelesinin başındaki bir genç ile bizler aynı olamayız,
Barış Akarsu başarı merdivenlerinde koşarken benim şahsen meşguliyetlerim ve mecburiyetlerim kendime daha az zaman ayırıyordu,
nedenler nedenler nedenler, işte böyle bişey,
ne de mişler tüm dengeler bir olduğunda herkes için bu olamıyor, ve günümüzde, olaya farklı bakılıyor,
şimdi sizlerden
20 yaş civarındakiler önlerinde ortalama 60 yıl
30 yaş civarındakiler önlerinde ortalama 50 yıl
40 yaş civarındakiler önlerinde ortalama 40 yıl
50 yaş c


Gravatar yine ben rüyanızda BARIŞ ı görün demeyi atlamışım


Gravatar evet ben den bugünlük bu kadar site size emanet bana kalsa hiç ayrılmam ama malum annemgile gidiyorum akşamları bilgisayarı taşısam gündüz yazamıcam akşamda fazla yazamam evin reisi annem üzmek istemiyorum
size iyi okumalar inşallah memnun kalırsınız rahatsız olan olursa yazılarımdan lütfen yazın bileyim ona göre davranırım kimseyi sıkıp kaçırmak istemem anlarım herkesi neyse uzattım gene çünkü ayrılmak istemiyorum yaa sizce benim yazılarımdan ne anlam çıkıyo yoksa deliriyomuyum ne anlamadım bi gariplik hissederseniz uyarın fazla uzatma doğannnnnnnnn

iyi akşamlar BARIŞLA kalın Barış sevginiz hiç bitmesin


Gravatar eylül iyleştiğine sevindim

bir yazı daha
bugün yalnızlıklar içinde
vurdum kendimi yollara,
dolaştım sokakları karış karış,
şehri turladım baştan başa,
sensizliğin acısıyla...
ne sağımda ne solumda
gidip gelenlerin arasında
bir seni aradım yalnızlığımda,
aradığım sendin güler yüzünle,
bana 'merhaba' demeni
'ben geldim' demeni bekledim oysa...
içim yandı, yüzüm soldu
sensizliğin acısıyla...
akşamın o solgun ışıklarında,
insanların yüzlerinde aradım,
mutluluktan ışıldayan gözlerini
aradım,aradım bulamadım..
baktım boş boş insanların yüzlerine,
senden bana sanki haber getirecekler gibi,
kimbilir belki onlarda benim gibi,
arıyorlardı sevdiklerini,
bekliyorlardı yollarını,
sımsıcak sevginin
atılacaklardı kollarına kimbilir...
dolaştım sokakları bir bir
gecenin karanlığında,
ışığım olmanı istedim, ağladım
sensizliğin acısıyla....
ama inandım, sarıldım sevgime,
taradı gözlerim karanlığı,
umut pırıltısını görmek üzere,
heyhat...
sadece karanlık,
solgun ışıklar
ve bir sürü kalabalık
insan topluluklarıydı gördüklerim..
oysa bir umuttu benimkisi
belki gerçekleşmeyecek,
umudumu yitirmemek için,
yasladım başımı omuzlarına,
ağladım sessizce
sensizliğin acısıyla...
GÜLLERE SEVDALI


Gravatar ben çıkıyorum barışla kalın


Gravatar


Gravatar Sen orda ben burda geçmiyor günler
Duygu hasret, gönül hasret, ben hasret.
Hasret ile yaşanmıyor.
Sevdam hasret, yürek hasret, ten hasret.

Yar olur geceler, duygular düşte
Bana inat tüller her gün cümbüşte
Hayat denen şu karmaşık dövüşte
Durum hasret, gidiş hasret, hal hasret.

Gönül çetrefilli kızsan usanmaz
Kalemler kırılmaz yazsan usanmaz
Aldırış etmesen sussan usanmaz
Gönül hasret, yazı hasret, söz hasret.


İçime bir ateş düştü
Cayır cayır yanarım bilirmisin
Hasret acısı bürüdü
Yaşın yaşın ağlarım bilirmisin

Ellerine hasret ellerim,
Yapayalnız...
Yüreğine hasret yüreğim,
Çaresiz...
Gözlerine hasret gözlerim,
Üzgün...
Sesine hasret günlerim,
Bomboş...
Sevgine hasret benliğim,
Sana hasret...


Gravatar rica ederim okumaya doyamıyor insan ben kolum yüzünden fazla giremiyordum ama iyileşti sayılır bundan sonra buradayım


Gravatar aytaç eylül veben doğan diğer kişi kim selam ver

Bağıran,çağıran acuzeye.
Güneşi bekleyen gonca,güle.
Gözünün gördüğü kadın ve ere.
şu garip doğana
Selam ver.


Gravatar doğan yazdıkların çok güzel tebrik ederim harikasın
eylül | 26.02.08 - 3:49 pm | #

-------------------------------------------------- ------------------------------
teşşekkür ederim eylül herzaman bu şkilde yaratıcı olmam için desteğinize ihtiyacım var bir kelimeyi esirgemeyin merhaba bile yeter sizler işnizdeyken ben burda yazarım sıkılmadan yorulmadan şu an kalbimin atışını anlatamam size bu şeker bana bir hafta yeter


Gravatar


Gravatar herkese selam


Gravatar aytaç teşşekkür ederim
kuş gibiyim şimdi
anlatılmaz
yaşanması lazım
terapi gibisin
ne diyim iyiki varsın


Gravatar doğan yazdıkların çok güzel tebrik ederim harikasın


Gravatar OHBE SARI IŞIK GÖRDÜM


Gravatar ben mutluluğu kaybetmişim bulan geri versin çok ihtiyacım var......
doğan | 26.02.08 - 3:20 pm | #

sitemizin aşık veyseli
sitemizin asteriksi
sitemizin coşkun seli,
çağlıyorsun-ağlıyorsun
yüreğinden fışkırıyor
sel olup akıyor,
Doğan kardeşimiz, sen bir harikasın,
Çoğunda ilk gün ateşi külleniyor,
sen ise bayrak açmış koşuyor,
ne mutlu bize sen sitemize gelmişsin,

hani o gün dediğin gibi,

GERÇEK SEVGİ BİR GÜN YENİDEN DOĞAR
doğan | 05.02.08 - 10:01 am | #


Gravatar bu şarkıyı BARIŞ AKARSU söylüyomu bilen sölesin BM şarkısı
CAN BEDENDEN ÇIKMAYINCA
Kara haber tez duyulur unutsun beni demişsin
Bende kalan resimleri mektupları istemişsin
Üzülme sevdiceğim bir daha çıkmam karşına
Sana son kez yazıyorum hatıralar yeter bana

Unutma ki dünya fani veren Allah alır canı
Ben nasıl unuturum seni can bedenden çıkmayınca

Kurumuş bir çiçek buldum mektupların arasında
Bir tek onu saklıyorum onu da çok görme bana
Aşkların en güzelini yaşamıştık yıllarca
Bütün hüzünlü şarkılar hatırlatır seni bana

Unutma ki dünya hali veren Allah alır canı
Ben nasıl unuturum seni can bedenden çıkmayınca

Kırıldı kanadım kolum ne yerim var ne yurdum
Gurbet ele düştü yolum yuvasız kuşlar misali
Selvi boylum senin için katlanırım bu yazgıya
Böyle yazmışsa yaratan kara toprak yeter bana

Unutma ki dünya hali veren Allah alır canı
Ben nasıl unuturum seni can bedenden çıkmayınca


Gravatar bu karayip korsanın merak ettiği şarkı kara sevda

Nasıl anlatsam bilemiyorum içim içime sığmıyor
O deli dolu neşe dolu kişi ben değilim sanki
Dışarısı buz gibi lapa lapa kar var benim içim yanıyor
Eksi kırk derece soğuk suda bile yüzerim inanki

Kara sevda kara sevda dedikleri daha ne olabilirki?
Kara sevda kara sevda seni benden kim ayırabilirki? )nakarat
Çocukça bir aşk gelip de geçme sakın gülme halime
Nasıl olduğunu anlayamadım ama seviyorum seni delicesine

Nasıl anlatsam bilemiyorum gözlerim kararıyor
Tepe taklak oldu dünya tersine sanki
Bütün aşıklar el ele kol kola cıvıl cıvıl geziyor
Bense nuhun gemisinde tek başıma gibi inan ki


buda benim çok sevdiğim şarkısı yaz dostum

Yaz dostum güzel sevmeyene adam denir mi
Yaz dostum selam almayana yiğit denir mi
Yaz dostum altı üstü beş metrelik bez için
Yaz dostum boşa geçmiş ömre yaşam denir mi

Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı
Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı

Yaz dostum yoksul görsen besle kaymak bal ile
Yaz dostum garipleri giydir ipek şal ile
Yaz dostum öksüz görsen sar kanadın kolunu
Yaz dostum kimse göçmez bu dünyadan mal ile

Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı
Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı

Yaz dostum Barış söyler kendi bir ders alır mı
Yaz dostum su üstüne yazı yazsan kalır mı
Yaz dostum bir dünya ki haklı haksız karışmış
Yaz dostum boşa koysan dolmaz dolusu alır mı

Yaz tahtaya bir daha tut defteri kitabı
Sarı çizmeli Mehmet ağa bir gün öder hesabı


Gravatar Vadilerde, tepelerde, dağlarda
Ufuklarda, Kaf Dağının ardında
Zümrüdü Anka’nın
Sütbeyaz kanadında arıyoruz
Ama bir kez olsun
Yüreğimize dönüp
Neden bakamıyoruz…
Ruhumuzda, kanımızda
Hiç sönmeden yanıp duran
Bizi Mavera’ya taşıyacak
Kutlu ve mutlu ışığı
Neden yakamıyoruz…
Mutluluk keşfedilmeyi bekliyor
Büyük işlerde ararken onu
Ruhumuzda olduğunu
Hiç düşünemiyoruz…
Gülen yüzde, sıcacık bir merhaba sesinde
Yeni doğan bebeğin misk kokusunda
İçimizi ısıtan tebessümde
Neden aramıyoruz…
Her bir nefes
İlahî bir ikramdır bize
İki şükür gerekir
Hiç alamamak, alınca da verememek var
Aklımıza gelen girift soruları
Neden soramıyoruz…
Güzellikleri doyasıya yaşamak
Eldekini olmayanlarla paylaşmak
Hesapsız, eğersiz sevmek varken
Allah bana yeter diyerek
Neden teslim olamıyoruz…
Taptaze heyecanlar duymak
Gülistanda güller dermek
Misk gibi kokularla dolmak varken
Sırrı çözüp, diz çöküp, boyun büküp
Neden görevimizi yapamıyoruz…
Gönüller Mevla’ya
Eller semaya
Diller duaya açılınca
Sağ selamet uyanınca
Kutlu sabaha çıkınca
Güneş ruha doğunca
Neden huzur duyamıyoruz…
Haydi, kalkın, şükredin
Huzur bulun, mutlu olun
Saygı sunun, sevgi dolun
Hayata gülümseyin
Huzur ve mutluluğun
Yüreğimizde, içimizde olduğunu
Neden bulamıyoruz…
Mutluluk sevmektir…
Mutluluk vermektir…
Mutluluk gülmektir…
Mutluluk, yüreğe bakmaktır…
Mutluluk, gönüle akmaktır…
Mutluluk, sevda ateşini yakmaktır…
Mutluluk, kalplerdeki sönmeyen ışığı bulmaktır.

ben mutluluğu kaybetmişim bulan geri versin çok ihtiyacım var......


Gravatar bu şiirde beni seven sevmeyen herkese benden

Dağda açan yaban güller
Sizler benim kanımsınız
Kırda biten menekşeler
Sizler benim canımsınız

Siyah gözler, yeşil gözler
Seveniniz sizi özler
Pırıl pırıl masum yüzler
Sizler benim canımsınız

Sarı saçlar, kızıl saçlar
Hiç akmasın gözden yaşlar
Okşanmalı yetim başlar
Sizler benim canımsınız

Sevgileri bir ummandır
Nurlu ışık arayandır
Yıldız gibi parlayandır
Sizler benim canımsınız

Karda çıkan kardelenler
Vazodaki has laleler
Tarlalarda gelincikler
Sizler benim canımsınız

Bedenimde açan çiçek
Yüreğimde sırlı petek
Çiçeklere sevgi gerek
Sizler benim canımsınız

Misk kokulu gülümsünüz
Kuşlar gibi özgürsünüz
Gül dalında bülbülsünüz
Sizler benim canımsınız

Sevdim sizi arkadaş bildim
Dağı taşı aşıp geldim
Yüreğimi size verdim
Sizler benim canımsınız


Gravatar niye hiç kimse yok bazen düşünüyorumda acaba
bendenmi kaynaklanıyo diye bazen saçmalıyorumda herkes ondanmı kaçıyo yada
herkesin işigücü var girmeye fırsatmı bulamıyo
korkuyorum biliyomusunuz hemde çok
korkuyorum burasının tamamen boş bulmaktan
birgün kapanmasından yok olup gitmesinden
korkuyorum ve yanılmak istiyorum benim
yanıldığımı korttuğumunbaşıma gelmiyeceğini
gösterin biz burdayız biz bırakmıcaz deyin biz
BARIŞI içimizde seviyoruz bunuda burda
göstereceğiz deyin beni çarkına çomak sokulası
dünyada çaresiz yalnız bırakmayın şu küçük
dünyamda ışık tek burda yaşama sevincimi ışığımı
söndürmeyin yazın neolur sadece merhaba da
yeter bunu esigemeyin BARIŞ ve sevenleri için ve
benim için


Gravatar doğan ben bir varım bir ayrılıyorum,
sitede görülenler ise okuyor olabilir,
bilgin için
PS: arada sırada gelmemin nedeni egeliihracatçılar-resmi gazete ve gmail gelen maillerimle e-kolaydan dostlarımdan gelen maillere de bakmak epeyce zamanımı alıyor tabii bu arada hotmail açık ama meşgul vaziyette,
yakın ilgine teşekkür ediyorum,
sana güveniyoruz, sen bir manada sitemizin 2008 deki
asteriksi oldun,


Gravatar GÖNÜL FERMAN DİNLEMİYOR

diyar diyar dolaştım ben
yollara düştüm derdinden
her çiçekte gördüm seni
kara toprak ver yarimi
yaza yaza bitti kalem
bir gün elbet dolar çilem
ben bu yola kurban olam
kara toprak ver yarimi

gönül ferman dinlemiyor
bu ayrılık çok acı
gönül ferman dinlemiyor
yok mu bunun ilacı

geri ver, geri ver kara toprak ver yarimi
bir sabah ansızın elimden aldığın gibi

bir gün olur devran döner
vade gelir yollar biter
zengin fakir burdan geçer
kara toprak ver yarimi
deli gönül coştu çağlar
derdime dayanmaz dağlar
gelen ağlar giden ağlar
kara toprak ver yarimi


Gravatar şu anda online 3 benle 4 kişiyiz yani doğan aytaç diğer iki kişi kim ne olur yazın bir selamda yeter


Gravatar biliyor musun
en sevdiğim kelime
''ve''dir benim.

aşk ve sen
sen ve hasret
hasret ve ben.

sen ve ben gibi mesela...


Gravatar gidişata bakınca üzülüyorum,
bitek doğan ve korsanımızın yaratıcılığına kalmışız,
diğerleri sanki daha az duyarlı, ama naparsınız,
hayat gailesi dedimya,

ben bu karamsarlığımdan ötürü aşağıya bir kere daha kontak bilgilerimi veriyorum;
aytacokan@hotmail.com online H5 de var tabii
aytacokan43@gmail.com büyük kapasiteli
aytacokan@e-kolay.net hayat boyu benim adresim
aytacokan43@yahoo.com pek kullanmıyorum bide tr uzantılar var ama o nasıl bilmiyorum
sitelere gelice

Merve sevi resmi sitede renata nik
burada malum aytac nik
barış akarsu da homongolos (bu nik sonuncusu)
hepsi bunlar
başkalarıda var ama onlarda sonra


Gravatar Nerden aklıma esti kimbilir
Gezdim dün gece şehri şöyle bir
Herkes evinde kendi halinde
Heryerde huzur her yerde neşe

Bir ben uykusuz bir ben huzursuz
Bir ben çaresiz bir ben sensiz

Gel sen ne çektiğimi bir de bana sor
Nerde nasıl yaşarım bir de bana sor
Evlerin ışıkları bir bir yanarken
Bendeki karanlığı gel de bana sor

Nerden aklıma esti kimbilir
Gezdim dün gece şehri şöyle bir
Eski sokaklar yerli yerinde
Dostlar oturmuş kır kahvesinde
Her yerde huzur her yerde neşe
Bir ben uykusuz bir ben huzursuz
Bir ben çaresiz bir ben sensiz

Gel sen ne çektiğimi bir de bana sor
Sensiz yaşamak neymiş bir de bana sor
Ak düşen saçlarımı bir bir sayarken
Bunca ay nasıl geçmiş bir de bana sor.


Gravatar Hani bir şarkı duyarsın,
Hani için geçer biraz,
Karamsarlaşırsın,hüzünlenirsin biran,
Ağlamak gelir içinden,ağlayamazsın bir türlü.
Benimkisi böyle bir sevgi.
Amaçsız,çaresiz,sonsuz...

Unutmak yok,unutabilmek yok!
Geceler bitmek bilmeksizin güneşler doğar,
Yapamazsın onsuz,yapamazsın tek başına,
Yalvarırsın tanrıya binbir umutla...
Beklersin günlerce gelir diye,ama olmaz,gelmez
Benimkisi böyle bir sevgi

Alışırsın zamanla yanlızlığa,
Alışırsın acılara,karanlığa
Öğrenirsin kimin dost olduğunu,
Şarkıların mi? BARIŞ'ın mı??
Bulursun çareyi kimsesiz parklarda,
Sessizlik we soğuk dert ortağın olur.
Kaçmak gelir aklına uzaklara,çok uzaklara.
Yapamazsın bir türlü gidemezsin,
Benimkisi böyle bir sevgi,

Hem lanet eder,hemde taparcasına seversin.
Görünce saklanır,göremeyince çıldırırsın.
Kaybettiğini anlamaz,yenilgiyi kabullenemezsin.
Ve beklersin gecelerce,gelmeyeceğini bile bile...
İstersin onu,yalvarırsın tanrıya,
Onun seni sevmeyeceğini bile bile.
Benimkisi böyle bir sevgi..

seni asla unutmayacağız BARIŞ AKARSU


Gravatar aytaç hoşgeldin ya kusura bakma oyuna dalmışım eklediğin çok güzel harbi terapi gibi geliyo


Gravatar bu dinlenmeniz için

http://www.sharkbreak.com/


.
MAUSUNUZU EKRANDA GEZDİRİNİZ, HATTA SAG VE SOL MENUDEN SECTiKLERiNiZLE FARKLILIKLAR YARATABiLiRSiNiZ .....


Gravatar Aşkın bittiğine şahitti vakit
Güneş gökyüzünden indi can özüm
Hasrete düşüldü bozulmaz akit
Geceler mahşere döndü can özüm

Can, canan kalbinden edildi sürgün
Başladı yürekte çile-i vurgun
Bulutlar, gözyaşı döktü de her gün
Yıldızlar karardı söndü can özüm

Gül dibi bülbüle olunca mezar
Gökyüzü yas tuttu etti intizar
Nazarlar oldu da keskin bir hızar
Vuslatın boynuna bindi can özüm

Dermanlar derdime olsa kafile
O anın sızısı dinmez nafile
Tarihe hicrandır, bu aşk-ı çile
Çöller Mecnun’ları yendi can özüm

Yokluğun yelleri gönlümü kırdı
Estikçe kesti de, bağrımı yardı
Sönmez ateş oldu bakışı sardı
Gözümde gözyaşım yandı can özüm

Gönlüme kış düştü, mevsim baharken
Suretim gam doldu, vakit seherken
Sen varken ruhuma neşe yağarken
Sen yokken ateşler kondu can özüm

Her gün kovulsa da, gülün dalından
İdamı okunsa, gülün dilinden
Güle taht yapılsa, bülbül külünden
Bülbül gene gülü andı can özüm

BU DOĞAN SENİ HİÇ UNUTMAYACAK


Gravatar Bana Seni Yazdiran Yarim Kalmisligindir..

Bu gece yoklugunun dökümünü yapiyorum. Aylar önce sensizlige yazdigim siiri okudum, bir de dün gece yazdigimi... Hiç fark yok... Neden azalmiyorsun bende? Neden gidisin dün gibi? Neden sana yazdigim her yazi, hep ayni yerde tikaniyor?

Ben bugüne kadar kimseyi yoklugunda bu kadar önemsemedim
Kimseyi yoklugunda bu kadar özlemedim...
ve suna emin ol; hiç kimse, yok'ken bu kadar sevilmedi...

Sen bitmedin.
Bitmeyensin..

Ayriligin adini koyamadım
Iste bu yüzden kopamadım senden bir türlü..
Ben yarim kalan ve adi konmayan hiç birseyi unutmam...unutamam..... içimde sizisi kalir.
Ya hersey yasanacagi yere kadar yasanip sona ermeli ya da
ayrilik sözkonusu oldugunda bir daha kimsenin çiti çikmamali!
Biz bunu basaramadik, ayrilamadik!
sana doysaydım eger hatrima gelmezdin.
Seni bu kadar yazilasi yapan, yarim kalmisligindir..
O gecenin sabahinda, ayriligin nerden geldigini biliyorum...
O yüzden gittin kim bilir...
Sevilmek için, güzel hatirlanmak için, kayiplara karismayi tercih ettin...

oysa bu o kadar zor bir sey degildi sevgili...
Farkli bir dokunus,agizdan çikan ve bugüne kadar kullanilmamis bir söz yeterdi zamani durdurmaya.....
Ben, asktan söz açildiginda zamani durduramayan kimseyi sevemedim...
Ondandir belki de varliginda sevdiğimi yoklugunda düslemek....
Belki de onandir, yanindaylen yüreginin gurbetine düstügüm bir sevgiliyi, yokluğunda özlemek..
Yoklugun hiç de adil degil...
beni yok ediyor, seni var ediyor sevdigim..
Evet seviyorum seni yokluğuna ragmen!
Üç mevsim degisti bu sehirde ama ben varliginla-yoklugunun tezatini çözemedim...

öyle bir sen yarattim ki sen yokken, yasanildigi an yitirir anlamini...
sen yokken yarattigim sen, yasakladi sana dokunmami...
Sana düsman bir sen var içimde....
seni senle savastiryorum, olan bana oluyor...
Uzun zaman önce bir yerden duymustum bu sözü:
"HANI RUHLARIMIZ ÖPÜSÜR YA? BASKASINDAYKEN AGZIMIZ..."
su an varliginla yoklugunun tezatini bu sekilde tanimliyorum, seni senle savastirirken maglup olan yüregime...

Varligindaki seni, yoklugundaki sen kadar sevemezdim...
"Keske sen yanimda oslaydin,keske bir seyler yapip da seninle zamani durdursaydik" diye hayiflanmiyorum artik.....
Her ne kadar adi konmasa da bir kopusun, her ne
kadar vazgeçmeyi beceremesek de, ayrilik mecburiyettendi bu hikayede....

Yazik! son sözü zaman söyledi
Yazik! bu sefer hayatin acimasiz akisina biraktik aski...
Ben senden kalan ayriliga bile yas tutamiyorum adam gibi!
Bunu engelleyen sana olan sevgim...
iste bu kadar güzeldir senin yoklugun...
iste bu kadar yokluğuna üzülmemi engellemiyor
bu dünya sensiz bir CEHENNEM,benden YOKLUGUNU ALMA BARI.....


Gravatar BU RESİME YÜREK DAYANMAZ. YOKLĞNDA YAPILN ŞAMPYONA resimleri

http://barisakarsu.frbb.net/bary...pyona- t9012.htm


Gravatar ben geldim
ama hüsrana uğradım hiç kimse ziyaret etmemiş yanlız bırakmışız siteyi

aytaç sağolasın aslında önerini dikkate alıp yazdıklarımı dosyalıcam artık acaba kitap yazsam yayınlanırmı oofffff uçtum yine kitap yazmak kim doğan kim neyse benim şahsıma aid yazdıkların harbiden harika ve beni motive ediyo çok teşşekkürler


Gravatar aytaç gsl sölemişsin ne diyim..özlem,hasret,sewgi..ama kendine haksızlık etme sende istediğin zaman çok gsl şeyler yazıosun.bugün biras kırgınım insanlara ve yorgunum hayattan o yüzden pek katılamıycam size..yarın hepinizin yazılarını okuyacağım..şimdilik hoşcakalın


Gravatar Doğan-GAMZE-Korsanım & Alperen
sitemizin ağır toplarısınız,
Bu Dörtlü ye dikkat,
Yazılarınızı bu opinion özel ad altında, gün ve tarihleri esas alan özel bir dosyama kaydediyor ve bilahare sindire sindire okuyorum, siteye girmek kolay ama onları gerektiği gibi okumak hem insanı ferahlatıyor ve hemde içimize bir rahatlık veriyor, ellerinize sağlık, işte insanı her zaman doyuran da budur, doğru gerçek haber ile duygularını yeterince, eğiten yazılar, bravo sizlere,
bide mümin var ara sıra geliyor ve yazdımı da o da tam 90 dan yakalıyor,
MABİLİ ye gelince hep şaşıyorum o kadar çok haberi nasıl topluyor diye,
daha niceleriniz var, ancak bazen geliyorlar bazen gelemiyorlar, bunların hepsine hayat gailesi diyoruz,


Gravatar B oğdun bizi gidince acılara
A ğlattın kaybolduk gözyaşlarımızda
R üya sandım ilk başta
I slandım yağan acı yağmurun altında
Ş u rüya sandığım ;acı bir kabus olmuş sonunda

A ğladım inanamadım en başta
K akıp gelmek istedim yanıbaşıma
A ma sen gideli çok olmuştu aslında
R ahmetle anıyoruz her zaman seni
S eni asla kaybetmeyceğiz unutma bunu
U nutmaki senikaybetmedik kalbimizde sakladık


YARINLAR UMUDA HASRET
TOPRAK YAĞMURA HASRET
DALLAR MEVLAYA HASRET
GÖZLERİM GÖZLERİNE HASRET
>>>>BİZDE SANA HASRETİZ


Gravatar Yine çok özledim seni sürmelim
Sensiz geçen her an
yoklugundaki sevgine vurulan bir düğüm artık.
Sen bazen en zifiri karanlık gecemin güneşi,
sen bazen yaşanacak hayatın
cesaret verecek mutluluk yanı,
sen bazen alışkanlıgım
sen bazen unutkanlıgım
ama her zaman
aldığım nefesin tek nedenisin.
Belkide bu yüzden zaman zaman dolar gözlerim.
Ve zaman zaman aklıma gelirsin en olmadık anda .
Nerede olduğumu unutur,
senin yanında açarım gözlerimi.
Bütün düşüncelerim sana odaklanır.
Ben sen olurum seni daha iyi hissedebilmek için...
rahat uyu sürmeli melek:'(
en dayanılmaz olduğu bu dakikalarda
seni görebilmek,gözlerine bakabilmek için
sebep,imkansız bir neden arıyorum
Ne kadar zaman geçerse geçsin
sensizlik hep aynı hep acımasız.
çünkü sen yoksun barısım yoksun işte

Elbet gidecektin bir gün
suskunluğumu gözyaşımda saklarken,
gözlerim haykırdı bu zamansız vedanı.
Kumsala vuran her dalgaya seni anlatıyorum
değerini bilmeyenlere...
Biliyorum sen hep yanımdasın
ve hep yanımda olacaksın aslında.
Gökyüzüne baktığımda
gündüzleri güneşim,gecelerimi aydınlatan tek yıldız
canım her sıkıldığında,hayattan her bunaldığımda baş ucumdasın (göremesemde)...
Sen hep varsın aslında
o sisli perdenin arkasında
ve sadece gözlerin karsımda...Seni seviyorum sürmelim


Gravatar Özlem sevdaya yürek açmaktır
Özlem açılan yürekte hayat bulmaktır
Özlem aynı heyecanla canana ulaşmaktır
Özlem yoklukta var olmaktır
Özlem uzandığında tutmaktır
Özlem geceyi gündüz gündüzü gece yapmaktır
Özlem sevgiye koşulsuz bağlanmaktır
Özlem kavrulup yanmaktır
Özlem ne uzak ne yakındır
Özlem her anında sevdiğini anmaktır
Özlem kalbini sorgusuz açmaktır
Ve ben
Karşılık beklemeden
Kalbime ruhuma hayat veren
Gecemi gündüz eden
Her anımda
Yanımda hissettiğim
Düşündüğüm
Gülümsemeyi
Gülümsetmeyi
Sevmeyi
Sevgiye değer vermeyi
Öğreten
Beni benden alıp götüren
Pırlanta yürekli meleği
Özlüyorum
Çok özlüyorum:'(



Özlem nedir bilir misin?
Özlem
Uzaklara bakınca
Gözlerinin yaşlanmasıdır
Gelmeyeceğini bilmene rağmen
Her yeni güne umutla başlamaktır
Adını sayıklayarak
Ölümü beklemektir özlem (özledim seni)
Elbet bir gün bulusacagız sürmelim :'(


Gravatar doğan bu videoyu daha önce görmemeiştim çok saol eklediğin için çünkü gerçekten harika bişey.izlediğimden beri ağlıyorum.onun bu halini çok özledim onu bir daha görmek için yemin ederim canımı bile veririm ama olmuyor böyle birşey imkansız allah kahretsin ki imkansız...
karayip korsanım | 25.02.08 - 1:25 pm


karayip korsanım sana katılıyorum bende özledim onu hiç görmediğim sadece camekandan gördüğüm bir insanı akıl almayacak kadar seviyorum ve özlüyorum
ben videoları izledikçe şunu farkettim Barış akarsu sahnade kendini okadar kaptırıyoki tamamen doğal ve hep canlı okuyor hiç pleybok okuduğuna rastlamadım dizide sanki daha sakin ve nasıl anlatayım ya işta farklı benim aklımda dizidaki halleri var tabiki konserlerini izlemediğim için şimdi ikisini karşılaştırınca farklı geliyo ve her videodan sonra daha çok seviyorum


Gravatar MUTLAKA OKUYUN ADI ''DÖN ÖZLEDİM SENİ ''


Gravatar Seni benden alan rüzgarlar
Çok mu tekin sanırsın
Evet gittin
Gittin ve beni yapayalnız bıraktın
Bunu düşünür de ağlar mısın
Bakar mısın bana gökyüzünden
Bekler misin benim seni beklediğim gibi
İnan inan seneler çok çabuk geçti
Ve senin yollarını gözlerken haberin geldi
Bu şehir de hüzünlendi benim hüzünlendiğim gibi
Yağmur yağmaz rüzgar esmez oldu
Işıklar eskisi gibi yanmaz oldu artık
Sen gözlerimi yaşlarla bırakmış olsan da ardında
Sana hiç kırılmayacağım
Ve gözyaşlarımı dindireceğim
İnan dostum
İnan bana...

Söyle hangi rüzgar aldı seni
Söyle hangi yağmur
İçimde bir fırtına koptu sanki
Dön özledim seni

sen gidemezsin uzaklara
Gel bırakma gözleri yaşlarla
Anlamadım ben bu ne yalan dünya
Uyan nolursun uyan

Seneler bu ne çabuk geldi geçti
Seni bekliyorken haberin geldi
O an bu şehir de hüzünlendi
Dön özledim seni...

Bekle dostum
Geleceğim yanına
Yeter ki sen
Rahat uyu..!


Gravatar arkadaşlar bu şarkıyı duyduğum gibi sözlerini buldum çünkü barışımıza bizim adımızdan yazılmış bi mektup gibi ekliorum MUTLAKA OKUYUN


Gravatar Naz: Belgin teyze. Biraz önceki davranışlarım için özür dilerim. İçime böööööle bir şey girdi karıştırdı karıştırdı ya.....neyse işte
Belgin: Tamam tamam. Tarık izah etti.
Naz: Neyi?
Tarık:Ne?
Belgin:Hadi bakalım daha çoooook işimiz var.
Naz(içses). Ay ciddi ciddi gidiyoruz. İş de varmış. Ben bir şey yapmayı bilmem ki. Belgin teyze de öyle bir diyor ki şu ev işi meselesini bunun kurtuluşu yok gibi.Düşün Naz düşün.
Tarık: Hadi otursana arabaya.Soğukta ne düşünüyorsun. Sonra hasta olup yataklara düşme.
Naz: Hasta. Yatağa düşme..hmmmmmmm


Naz: Evler başladı. Geldik galiba? Hangisi sizin?
Belgin: Bak Naz, şu evlerin arkasında büyük bir gölge var ya.
Naz: Karanlıkta seçemiyorum ama tepe mi o ?
Belgin: Hayır orası bizim dağ evi.
Belgin: Hulusi amcan orayı yaptırdığında ileride çocuklarımızın çocukları ile geldiğimizde sıkışmayalım istedi. Öyle küçük mekanları sevmez de.
Naz: Ay görüyor musun Tarık. Gelin yaşadı. Şey yani..
Tarık bozuk bir yüz ifadesi ile.
Tarık: Yaaaa.
Belgin: Ay ne bu surat böyle hadi hadi.
Naz(içses): Kızım Naz sen bir ayda buranın yerlerini süpüremezsin.Düşün düşün.
Tarık arabayı park eder. Önce Belgin hanımın kapısını açar ve onu elinden tutarak indirir.Bunu gören Naz deli olur ve hışımla arabadan atlar. Ayağı bir çukura takılır ve yüzükoyun yere kapaklanır.
Tarık: Naaaaaaaaaaaaz!!!!


Naz gözünü açtığında salonda şöminenin önünde yatmaktadır. Ayağı çok acımakta ve bir yastıkla alttan destekli sarılıdır.
Tarık: Belgin hanım baktı.Burkmuşsun.Çok acıyor mu?
Naz: Hı hı.
Tarık: Merak etme iyi ellerdesin.
Naz Belgin teyze nerede?
Tarık: Odaları ayarladı, mutfakta. Karnımız acıktı da.
Naz Tarık’ın gözlerine bakarak gülümser ve rahatça arkasına yaslanır.

BİTTİİİİİ BU KADAR


Gravatar Tarık: Ona istersen ben karar vereyim annecim.Şimdi müsadenle.
Tarık arabadan iner. Yüzü endişelidir. Naz sağ eli sağ kalçasını ovuşturarak ters yöne gitmektedir.Saçları bastığı adımların şiddeti ile havada uçuşmaktadır. Tarık yanına koşar.
Tarık: Naz!
Naz yürümeye devam eder.
Tarık: Naz!!! Dur.Özür dilerim.Ben böyle olsun istemezdim.
Tarık Naz’ı durdurmuştur.Yüzüne baktığında akan göz yaşlarını fark eder.
Tarık: Sen ağlıyorsun.
Naz: Canımı çok acıttın.
Tarık:Seni durdurmasaydım belki şu an acıyacak canımız olmazdı. Ya sen ölüp de ben kalsaydım. Ne yapardım ben?
Naz: Ne olacak. Beni dağ evinin bahçesine gömer, Belgin teyzeye Hulusi amcayı unutturmaya çalışırdın.
Tarık: Naz.Lütfen!
Naz:Yalan mı?
Tarık Naz’ı kendine çeker. Naz Tarık’a sım sıkı sarılır.Tarık saçlarını okşamaya başlar.
Tarık: Bu anlar alışkanlık yapmaya başladı.
Naz: Nasıl yani?
Tarık: Senin bana sarılıp , benim saçlarını okşamam.
Naz geri çekilir.
Naz: İstersen tersini yapalım.
Tarık. Ne?
Naz: Sen bana sarıl , ben de senin saçlarını okşayayım.
İkisi birden güler. Tarık Naz’ın elini sıkıca kavrar ve onu arabaya doğru çekmek ister.
Tarık: Şimdi bana söz ver bir daha böyle bir delilik yapmayacaksın.
Naz: Bana deli mi diyorsun sen. Asıl delilik bizi buraya getirip dağda kalmaya zorlamak.
Tarık: Nazzzz! Lütfen. Anlayışlı ol.Zor günler geçiriyor.
Naz: Dur bakalım Tarık efendi. Şimdi bana söyle bakalım.Belgin teyze Tarık için yakışıklı,karizmatik ,çekici derken ona bakıp gülümsemeler neydi öyle. Anlamadım ve de fark etmedim sanma.
Tarık: Şey...
Naz: Beni ikna etmeden şuradan şuraya gitmem ben.
Tarık: İşin aslı şu. Tarık Tekelioğlu aslında Belgin Hanımın tarif ettiği kişinin tam zıt görüntüsünde. Biz onunla aynı yaştayız. Belgin hanım hep beni severken keşke oğlum senin gibi yakışıklı, fidan gibi,çekici karizmatik olsa derdi. Her yerde de oğlunu beni tanımlayarak anlatır.
Naz: Yok ya? Yeme beni Tarık yeme. Pes.
Tarık: Tamam tamam. Benzeriz birbirimize o nedenle gayri ihtiyari öyle baktım.
Tarık birden durur.
Tarık: Gelelim sana.
Naz: Ne?
Tarık: Bunu daha önce konuştuk sanıyordum.
Naz: Neyi?
Tarık: Şu Tarık Tekelioğlu konusunu açma hevesini.
Naz: Heves mi?
Tarık: Tabi.Gözlerin parlıyor ondan bahsederken.
Naz: Ay ben tanımıyorum bile onu.
Tarık: Ben tanıyorum. Ve de hoşlanmıyorum.
Naz: Neden? Ondan mı?
Tarık: Sevdiğim kadınları onunla paylaşmaktan.
Naz: Kimmiş o sevdiğin kadınlar bakayım.
Tarık: Filiz ve........
Naz: Ve.....
Tarık: Şu an için Filiz. Diğeri ile daha tanışmadı.
Naz:Hmmmmmmmm. Ben tanıyor muyum diğerini?
Bakışırlar.
Belgin: Hadi ama gençler yarım saat oldu.Ben bu arada babanı aradım.Sağ olsun anlayış gösterdi.
Naz: Ama benim yedek kıyafetlerim yok. Ben ne bileyim böyle.
Belgin: Bu gece ben sana uygun bir şeyler bulurum. Eeeeeee yarın da Filiz ile Ümit gelecekler akşama doğru .Ararız istediklerini getirirler.
Naz: Belgin teyze. Biraz önceki davranışlarım için özür dilerim. İçime böööööle bir şey girdi karı


Gravatar NAZ'IN BAKIŞ AÇISINDAN:

Belgin: Beni dağ başında yalnız bırakmayacaktınız herhalde?
Sessizlik. Tarık ve Naz birbirine bakarlar.
Belgin: Ne o dilinizi mi yuttunuz.Tarık?! Naz?!
Tarık(içses): Ne olur bir şeyler söyle Naz. Bu sessizlik iyi değil.Susma konuş.
Tarık yine Naz’a bakar. Naz giderek kabaran bir tavus kuşuna dönüşmektedir sanki. Tarık patlama anını hisseder ve kendi kapısına doğru yatar. Yan yatmasıyla omuzuna güçlü bir yumruk yer.
Tarık: Ahhhhhhhh.
Naz. Bu daha bir şey değil. Durdur arabayı.
Belgin:Ay ay gitti çocuk. Despotsun sen Naz despot.
Naz: Ben? Despotum.Despotum ben.
Naz bu kelimeleri söylerken işaret parmağı ile kendini göstermektedir.Tarık’ın yüzünde aldığı darbenin acısını atamamış olduğunu gösteren bir ifade ile park edecek uygun bir yer aramaktadır.
Naz: Sana arabayı durdurmanı emrediyorum.
Tarık: Nasıl? Ha bire viraj dönüyoruz. Hafta sonu,arkadan gelen araçları görmüyor musun?
Naz:Beni ilgilendirmez. Durdur diyorum. Yoksa...
Tarık: Yoksa ne?
Naz: Ben durdururum.
Belgin(içses): Ay kafayı yedi bu kız. Yok bunlar asla birleşemez.Pazardan bulmadım ben oğluşumu.
Belgin: Nazzzz! Yavaş ol kızım.Bak hızla viraj dönüyoruz.
Naz: Siz karışmayın Belgin teyze. Araba da benim, şoför de.Ben istersem gider , istemezsem şuradan şuraya gidemez.
Belgin(içses) Aman amaaaaaan.Çattık.Hacer anneyi mumla arayacağım galiba.
Belgin: Mum var mı ,mum?
Tarık-Naz: Ne?
Belgin: Ay ay önüne dön Tarık! Gittik.Ayyyyyyyyyyyyyyy!!!!!!!!!!!
Tarık son anda direksiyonu çevirir ve yoldan çıkmaktan kurtarır arabayı.
Tarık: Yaptığını beğendin mi?
Naz: Ben mi yaptım.Direksiyon bende sanki.
Tarık: Ölüyorduk senin yüzünden.
Naz: Madem ilkinde başaramadım, sen şimdi görürsün.
Naz emniyet kemerini çözer ve diz üstü koltuğuna çıkar.Belgin artık kriz geçirmek üzeredir ve konuşamaz.Tarık ise uygun bir park yeri ararken endişeyle Naz’ın ne yapacağını kestirmeye çalışır.
Tarık: Ne yapıyorsun? Otur yerine. Kazaya sebep olacaksın.
Naz: Madem sen durdurmuyorsun arabamı ben durdururum.
Naz yüzü Belgin’e dönük sağ bacağını Tarık’ın bacağı üzerine koyar ve fren’e doğru onu aşağıya kaydırır.Ayak ucu ile freni bulmaya çalışır. Tarık ise sağ ayağı ile Naz’ın ayağını frene basmasını engellemek için Naz’ın ayağı ile itişip kakışır.
Tarık:Nazzzzzzzzz! Daha fazla dengeyi sağlayamayacağım.Çekillllllll!!!!!!
Naz: Ayyyyyyyyy, ayyyyyyy ayyyyyyy yandım.
Tarık: Hak ettin bunu. Şimdi geç yerine.Ha şurada uygun bir yer var.
Tarık arabayı durdurur durdurmaz Naz kendini arabadan atar.
Belgin: Nasıl durdurdun onu Tarık?Acayip bağırdı.
Tarık derin bir iç geçirir.
Tarık: Offfffffffffff! Kalçasından cimdikledim.
Belgin:Aaaaaaa.
Tarık: Bize biraz izin ver olur mu anne.Kaloriferi açık bırakıyorum.İstersen radyo aç.
Belgin: Aklını başına al Tarık. Cadı bu kız,cadı. Öldürüyordu bizi. Yok, İstanbul’a döner dönmez istifa edeceksin. O kadar.
Tarık: Ona istersen ben karar vereyim annecim.Şimdi müsadenle.
Tarık ar


Gravatar Alperen & Doğan ikilisinin çabalarına teşekkürler,
ve korsanım
trio tamamlanmış


Gravatar nazın bölümünüde sonra ekliyicem...


Gravatar Naz: Salak değilim .Yaniiiiiiii.
Tarık Naz’a daha sıkı sarılır.Naz da karşılık verir.
Tarık: Tamam o zaman. Sorun yok.
Naz:Ne?
Tarık: Anlamışsın işte. Söz senin için daha güzel şarkılar öğreneceğim. Onlarda hep söyleyeceğim.
Tarık ayağa kalkar ve Naz’ı da çeker.Naz dudağını bükmüştür.Tarık onu çenesinden parmakları ile tutar ve nazikçe dudağına küçük bir öpücük kondurur.
Tarık: İyi dinle. Sana seni delice sevdiğimi haykırmak istiyorum ama henüz diyemiyorum.Madem biliyorsun,gününü bekle. Gerçek benden duyacaksın. O zamana kadar aramızdaki bu masum heyecanı korumasını öğrenelim,nazlı sevgilim.
Tarık Naz’ın cevap vermesine izin vermeden ona sıkıca sarılır ve karda ağır ağır yürümeye başlarlar.
Naz: Nereye gidiyoruz?
Tarık: Hiçbir yere. Yanlızlığımızın tadını çıkartıyoruz. Çok sürmeyebilir. Dön bir eve bak, anlarsın.
Naz başını çevirip bir hayli uzaklaştıkları eve bakar. Evin bir odasında ışık yanıp yanıp sönmektedir.Gülümser ve yürümeye devam eder.
TARIK BÖLÜMÜNÜN SONU


Gravatar Naz: Nasıl yani?
Tarık:Çocukların mı nasıl olduğunu soruyorsun?
Naz:Tabi ki hayır.
Tarık: Peki ne o zaman?
Naz: Şeyyyy . Boş ver. Prensim, beni bırakmdan önce öpebilirsin?
Tarık: Öyle mi?
Naz: Ama çok kısa.
Tarık:Çok kısa?
Tarık Naz’ı öpmek üzere yaklaşırken Naz yüzünü çevirir.
Naz. Yanaktan.
Tarık dudakları Naz’ın yanağına değmeden onu kucağından kar’a bırakır.
Naz: Uffffff. Pis prens.Acıttın.
Tarık: Asıl sen pis prensessin. Sen de beni acıttın.
Naz: Nasıl yani? Yere düşen benim.
Tarık Naz’ın yanından uzaklaşırken
Tarık:Kalbi de kıraılan benim.
Naz hemen toparlanır ve peşinden koşar.
Naz: Ama ben Rapunzel değilim.
Tarık: Aaaaaaaa? Bak demin fark edememişim. Saçların da sap sarı değil.Yanlış prensesi bulmuşum.
Naz. Pes.Demek gönlün sarışında.
Tarık: Gerçekten pes.Senin yorum gücüne hayranım.
Naz: Bu ne acele o zaman. Fırsat kapıda öp.Daha bir şey söylemeden.
Tarık: Üç yıl bekleyemem ben.
Naz: Ne?
Tarık: Ailesel bir durum. Birine feci derecede çekmiş gibi görünüyorum.
Naz: Kime?
Tarık: Babama.
Naz:Hmmmmmm.Senin baban o zaman biraz Hulusi Tekelioğlu ‘na benziyor.
Tarık durur.Naz’a döner.Ani duruşu nedeniyle Naz olanca hızıyla Tarık’a çarpar, birlikte kar’a düşerler. Tarık bu sefer kararlıdır.Kalkmak isteyen Naz’ı sıkıca kavrar.Naz biraz debelenir sonra gevşer.
Naz: Kar üstündeyiz farkındaysan.
Tarık: Farkındayım . Hem de feci farkında.
Naz:Ne bekliyorsun o zaman ? Kalksana.
Tarık: Naz!
Naz: Ne!
Tarık:Nazzzzzz!!!
Naz:Neeeeeeee!!
Tarık: Benden duymak istediğin bir şey var mı?
Naz: Ne?
Tarık: Sana onca şarkı söyledim. Aylarca.Hepsinde söyledim ama burada söylemiyorum.
Naz: Neyi?
Tarık: Söyleyebilsem söyleyeceğim herhalde.
Naz:Neyi?
Tarıkuygularımı.O kadar yoğunlar ki. İçimdeki düğüm o kadar dolandı ki ruhuma ağızımdan çıkmıyor.
Naz: Farkındayım.
Tarık: Ne yapacağız?
Naz: Bekleyeceğiz.
Tarık:Neyi?
Naz: Senin büyümeni. O kadar büyümelisin ki , çıkıversinler ........dökülüversinler.
Tarık: Ben daha fazla bekleyemeyeceğim.Geriliyorum. Kalbim günün bilmem kaç saati çarpıyor çarpıyor....yerinden fırlayacakmış gibi.......
Naz: Madem öyle. Söyle.
Tarık: Sen benim ne demek istediğimi anladın mı?
Naz: Salak değilim .Yaniiiiiiii.
Tarık Naz’a daha sıkı sarılır.Naz da karşılık verir.


Gravatar Tarık: Tabi ki hayır. Eski şoförlük günlerinden biliyorum yedeğin yerini.Buradaki şömine bizim kaldığımız yerdeki gibi değil.Bir düğmeye basıyorsun.Tık.....ve tamam.
Naz: Madem öyle.İnelim bakalım.
Naz arabadan inerken Tarık elini tutar ve hafif sıkar.Bir an bakıştıktan sonra
Tarık: Umarım uykunu almışsındır.Ama sakın renk verme.Yatacakmışsın gibi yap.
Naz gülümser ve eve doğru yürümeye başlar.Tarık arka kapıyı açar ve Belgini indirir.
Tarık: Şömine hazır.Şimdi hemen yatıracağım seni.Sabaha bir şeyin kalmaz.
Belgin: İyim ben. Nihayet geldik,aşk bulutlarında boğulacaktım arabada.O ne bakışlar , göz süzmeler öyle.Hiç utanmadın yanımda değil mi? Biz babanla üç yıl kimseye hissettirmedik aşkımızı.Hele babaannene hiç. Anlasaydı saçının telini göstermezdi.Acayip bir düşkünlüğü vardı babana.Ben neler çektim bir bilsen.Hele o çapkın Hulusi üç yıl diyemedi derdini bana.İki kelime ama üç yıl.Az kalsın karşı köşkün oğluna varacaktım.Sıkılmıştım.
Tarık: Üç yıl.Umarım babama çekmemişimdir.
Belgin: Duanı ters ettin.Çek babana çek.Her şeyinle.
Tarık: Tabi tabi. Önce Mert kılıklı biri olma ihtimalini sonra beni sık sık kapı önüne koyma olasılıklarını saymıyorsun ama.
Naz , Tarık ile Belgini merak etmiş, kapıya gelmiştir.
Naz: Nerede kaldınız?
Belgin: Buradayız işte kızım. Uçak mıyız vız diye gelelim?
Naz:Belgin teyze bana odamı gösterirseniz sevinirim. Dayanamayacağım.
Tarık: Ben de.
Belgin:Şu dolaptan birere nevresim takımı alın, Naz sen şu odaya,Tarık sen de karşı odaya geç. Ben salonda yatacağım.
Tarık(içses)f anne.Nasıl olacak şimdi? Korkuluk gibisin. Ben de kuş.Naz’a da buğday olmak düşüyor.Ama nafile.
Tarık:İyi geceler.
Naz: İyi geceler.
Belgin: İyi geceler çocuklar.
Bir saat geçer.Tarık odasının camını açar ve oradan dışarı çıkar.Evin etrafını dolaşır ve Naz’ın yattığı odanın çamına hafif hafif vurur.
Tarık: Naz!.....Naz!
Naz: Aaaaaa Tarık! Aman yavaş.
Naz kalkar ve pencereyi açar. Fısıldayarak
Naz: Ne işin var senin burada.
Tarık: Hadi kabanını al. Ben seni kucaklarım, rahat inersin.Hadi.
Naz kabanını almak için odanın içerisine döner.Tarık birden dona kalır.Biri omuzuna kısa aralıklarla dokunmaktadır.
Tarık: Çok zekisin anne.Yatmadın benim çıkmamı bekledin değil mi? Ya olmayacak böyle.
Naz: Sen kiminle konuşuyorsun bakayım?
Tarık şaşkın şaşkın arkasını döner.Arkasında duran Belgin değil.Rüzgardan dalları Tarık’ın sırtına değen bir fidandır.Bozuntuya vermeden....
Tarık:Hiiiiiiç.Yalnız kalabildiğimiz için mutluluktan kendi kendime konuşuyorum.
Naz: Daha henüz yalnız sayılmayız.Tut beni ,iniyorum.
Tarık Naz’ı kucaklar.Naz kollarını sıkı sıkı sarmıştır Tarık’a.
Tarık: Burası iyi.Bırakabilirim seni artık.
Naz:Çok mu ağır geldim.
Tarık : Yoooooo.
Naz: Ne yapacağız şimdi?
Tarık: Masalda Rapunsel’i kapalı olduğu kuleden kurtaran prens onu önce öper. Kavuşma öpücüğü.
Naz: Sonra?
Tarık: Evlenirler.
Naz:Sonra?
Tarık: Boy boy çocukları olur.
Naz: Nasıl yani?
Tarık:Çocukların mı nasıl old


Gravatar Naz: Annem de bu şarkıyı çok severdi. Ne kadar güzel okudunuz.
Tarık: Sen ağlıyor musun?
Tarık, Naz’ın yanağındaki gözyaşlarını eliyle siler. Naz gülümseyerek Tarık’a bakar.
Belgin(içses): Ayyyyyy.Şu kıza bak oğluşumu nasıl kandıracağını iyi biliyor. Vah vah Belgin.Asıl sen ağla.
Belgin hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlar. Tarık dikiz aynasından ona bakar ve
Tarık: Belgin hanım,Nazın koltuğunun arkasındaki cepte mendil var.
Tarık(içses): Bravo anne. Senin de yanağını okşarım diye bekliyorsan yanılıyorsun.Bu gün yaptıkların yenilir yutulur cinsten değil. Oyun istiyorsan ben de hazırım.
Naz annesini düşünmeye devam etmektedir.O nedenle arabada olanlardan haberdar değildir. Hatta Tarık’ın ellerini tek eliyle kavramış olduğunu fark etmesi de bir hayli zaman alır.Gözyaşlarının onun elinin üzerine düştüğünü fark edince elini Tarık’ın elinden kurtarır ve onları siler.Tarık yüzünü Naz’a çevirmeden gülümser.
Belgin. Tarık, oğlum göğüsüm sıkışıyor sanki.Durdur arabayı. Ay fena oluyorum.
Tarık arabayı kenara çeker.Torpido gözünden kolonyayı alır ve iner.Belgin hanımın kapısını açar.Koltuğun arkasından bir kağıt mendil alır ve kolonya ile ıslatır.
Tarık: Belgin hanım bunu ara ara koklayın.Köye varmak üzereyiz.Olmazsa bu gece sizi Ayşe Hemşirenin evine bırakayım. Eskiden de Hulusi beye kızıp fenalaştığınızda onda kalırdınız. Biz de dağ evine gider , sabah olunca size uğrarız.
Belgin: sağ ol evladım.Kolonya iyi geldi. Naz kızım senden rica etsem yanıma oturup bana ara ara kolonyalı mendil hazırlar mısın?
Naz: Tabi.
Tarık: Olmaz.Onu arkada yol tutar. Yani virajlı yollarda gece öyle oluyor. Siz uzanın şöyle, Naz önde hazırlar verir size.
Belgin(içses): Kimin oğlu. Hemen kıvırıverdi.
Naz: Sormayın Belgin teyze. Bir de bakmışsınız ikimiz hasta ,Tarık bir size bir bana bakıyor.
Tarık Belginin kapısını kapatırken, arabadan inmiş olan Naz’ın kulağına fısıldar
Tarık: Zevkle.
Naz gülümser ve yerine geçer.Belginin yüz rengi kızgınlıktan kıp kırmızı olmuştur.
Belgin (içses): Gitmiş,gitmiş fidan gibi oğluşum elden.Ah ah nasıl becerdi bu kız bunu bilmiyorum.
Yol artık sessizlik içinde devam eder.Arka koltukta uzanan Belgin gözleri arabanın tavanına dikmiş planlar yaparken, Tarık sık sık uyuklamakta olan Naz’a bakarak arabayı sürer.
Tarık: İşte bu kadar.Geldik.Uyanın bakalım sizi uykucular.
Naz: Geldik mi? Nihayet.Aaaaaaaaa Belgin teyze gözleri açık uyumuş.Yalnız var ya çok ilginç. Aynı senin yattığın gibi yatıyor.Şaşırtıcı bir benzerlik.
Belgin: Sen nereden biliyorsun Tarık’ın yatış biçmini? Çabuk söyle.
Naz: Ay,şey Belgin teyze...Ben ......ya hastaydı ya Tarık dağ gezimizden sonra.... ben onun ateşini ölçmek için
Belgin:Tabi ya şimdi hatırladım.Kusura bakma bazen böyle titizleniyorum.İnsan insana benzermiş işte.Kiminin kaşı gözü, kiminin yatışı......ya
Tarık: Siz arabayı çok sevdiniz galiba.Ben şömineyi yaktım bile.Siz hala burada.
Naz: Sen nasıl açtın kapıyı.Anahtarın mı var?
Tarık: Tabi ki hayır. Es


Gravatar arkadaşlar gece saat 01:15 televizyonda kanalları geçereken kral tv de barış abimizin yeni albümünü anlatırodular.ondan sonrada vurdun en dibe şarkısını çaldılar haberiniz olsun demim....


Gravatar arkadaşlar bu dünkü senaryonun devamı dün olayı belginin bakış açısından okumuştuk şimdi de tarık'ınkine bakalım
TARIK'IN BAKIŞ AÇISINDAN:
Tarık( içses): Vallahi kararlı annem bu sefer. Kalacak dağ evinde. Kalacak ta biz ne olacağız?Aslında biz yok daha. Fırsat vermedi ki annem.
Naz: Ya Tarık , Belgin hanım kararlı bizi de dağ evinde tutmaya. Yanıma da hiçbir şey almadım. Ne yapacağız, yani ne yapacağım ben ?
Belgin: Bir şey olmaz Nazcım. Filiz’in yedek kıyafetlerinden giyersin.Yazlık olsa sorun olurdu üstten ama kazaklar bol nasılsa.
Naz:Ay Belgin hanım teyze, Tarık’ın yanında bunları demeseniz. Utandım şimdi.
Tarık,Naz’a bakar ve onu baştan aşağı gözleri ile süzerek gülümser.
Naz: Yola bakar mısın sen! Ayıp ayıp. İnsan duymamış gibi yapar.
Tarık: Ama duydum. Ne söyleneceğini önceden bilsem, kapatırdım kulaklarımı.Nasıl yapacaksam şu arabanın içinde?
Nazes.Zaten hata bende.Niye teklifini kabul ettim ki?
Tarık:Ne?
Naz: Hadi bunu duymadım de.
Tarık: Duydum,duydum da yanlış duydum herhalde.
Naz:Ne duydun ?
Tarık: Ben sana gelmeyi teklif etmişim.
Naz: Etmedin mi?
Tarık: Etmedim tabi!
Naz: Yani gelmeyi ben istedim?
Tarık: Aynen öyle.
Belgin: Ay yeter! Ben kavgalardan usanmışım,kaçıyorum derken....savaşın ortasına düştüm. Naz gelmek istemeseydin sen de o zaman. Biz Tarık ile giderdik.
Naz: Nasıl yani?
Naz(içses): Ya bu ne düşkünlük Tarık’a böyle. Oğlu olsa tamam.Evlatlığının abisi. Var bu işin içinde bir iş.Ben seni bilmez miyim Tarık efendi.
Tarık: Naz, neden bana öyle bakıyorsun? Şimdi ne düşünüyorsun? Bakma bana öyle.
Naz: Sen bilirsin ne düşündüğümü.
Tarık: Kesin yanlış bir şeyler.
Belgin: Bakın çocuklar,benim yüzümden tartışmayın. Naz ne yapayım,Tarık oğlum gibi.Ayrı evlerde büyüdüler Filiz ile ama hep birlikteydik.Oğlum olan Tarık tan da hayır yok.
Naz: Eminim.
Belgin: Filiz de asla babasına toz kondurmaz. Ben de ne yapayım Tarık’ı aradım. Dağ da nasıl yalnız kalabilirdim ki?Öyle değil mi? Eeeeee bugünlerde Tarık nerede ,sen orada.Yanılıyor muyum ?
Tarık: Yalnız hatırlatmak bana düşmez ama ben onun için çalışıyorum.
Naz: Evet. Ben de sık hareket ediyorum. Yani oradan oraya. Duramıyorum bir yerde uzun süre.
Belgin: Hmmmmm,tabi tabi. Kurt olmasın sende kızım?
Tarık-Naz: Ne?
Tarık: Belgin hanım çok şakacı değil mi Naz?
Naz: Ne demezsin. Daha ne kadar var. Sıktı bu yol beni.
Tarık: İki saate yakın yolumuz var.
Belgin: Tarık hadi bana eşlik et.
Dönülmez akşamın ufkundayım vakit çok geç
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile
Avunmak istemeyiz böyle bir teselli ile
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Geçince başlayacak bitmeyen sukunlu gece
Gruba karşı bu son bahçelerde keyfince
Ya aşk içinde harab ol ya şevk içinde gönlüm
Ya lale açmalıdır göğsünüzde yahut gül
Dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç
Naz: Annem de bu şarkıyı çok severdi. Ne kadar güzel okudunuz.
Tarık: Sen ağlıyor


Gravatar Son olarak ne eklemek istersin tüm bu konustuklarimiza?
- Sevgiyi kalplerimizden eksik etmeyelim. Her seyin çözümü daha çok sevmekte. Ben buna gerçekten inaniyorum.


Gravatar http://www.youtube.com/watch? v=H...feature=related
TRT programı mutlaka izleyin çok harika
doğan | 25.02.08 - 11:06 am | #

-------------------------------------------------- ------------------------------
doğan bu videoyu daha önce görmemeiştim çok saol eklediğin için çünkü gerçekten harika bişey.izlediğimden beri ağlıyorum.onun bu halini çok özledim onu bir daha görmek için yemin ederim canımı bile veririm ama olmuyor böyle birşey imkansız allah kahretsin ki imkansız...


Gravatar Iliskilerinde seni en çok bunaltan seyler nelerdir
- Çok sik aranmak. Neredesin, ne yapiyorsun, kimler var yaninda, bu sorulardan çok bunaliyorum. Çok üzerime düsülmesinden, çok ilgi görmekten hoslanmam. Ben de birçok erkek gibi daha çok kovalayan taraf olmayi severim. Kovalanmayi sevmem. Zoru severim.

Senin çok begenilen bir tarzin var, sen ne tarz kizlari begenirsin?
- Ben fazla uzun boylu kizlari sevmem. Daha minyon kizlar ilgimi çeker, esmerler benim kalbime daha yakindir her zaman.

Bir kadinin en çok nesinden etkilenirsin?
- Bakislarindan. Karakter olarak da özgür ruhlu kadinlari çekici bulurum. Kasinti insanlari sevmem. Normal seylerle mutlu olmayi basarmali.

Ergenlik döneminde odanda kimlerin posterleri vardi?
- Guns’n’Roses, AcDc, Iron Maiden posterleri vardi.

Simdiki evin nasil, ailenden uzak yasiyorsun degil mi?
- Ailem memlekette, çok özlüyorum onlari. Çok mutlular ama benden yana. Bag bahçeyle, kedi köpeklerimizle ugrasiyorl